TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ’ne geçilen 2017 referandumu öncesi 2015 yılında sistem değişikliği tartışmalarına katkı sağlamak için “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Başkanlık Sistemi” başlıklı bir kitap hazırladı. 2017’nin şubat ayında ikinci baskısını yapan kitapta başkanlık sisteminin olumlu ve olumsuz yanları sıralandı. Sistemin olumsuz yanlarının sıralandığı bölümdeki tespitler dikkat çekti. ‘MEŞRUİYETİ TARTIŞILSA DA DEĞİŞEMİYOR’ İlk olumsuz yön olarak sistemin katı bir sistem olduğu belirtilen kitapta “ Yasama organı başkanın varlığını sona erdiremediğinden yürütme gücünün süresi sabittir.
Bu durumda bir başkan ne kadar yeteneksiz olursa olsun görev süresini doldurmadan görevinden alınamayacaktır. Halk desteği veya meşruiyeti tartışmalı hale gelse de başkan, sabit süresi dolmadan değiştirilemeyecektir. Buna karşılık çok başarılı bir başkan, yeniden seçilme yasağı olan ülkelerde tekrar seçilememektedir ” denildi. ‘SEÇMEN TALEPLERİNE DUYARSIZ OLABİLİR’ Cumhurbaşkanlığı seçiminin “sıfır toplamlı bir oyun” olarak değerlendirildiği kitapta “ Kazananın her şeyi aldığı, kaybedenin her şeyi kaybettiği bir sıfır toplamlı oyunda uzlaşmaya değil kutuplaşmaya teşvik eden faktörler ön plana çıkmaktadır.
Gelecek başkanlık seçimine kadar iktidarını koruyacağından emin olan başkan, gerek muhalefetin gerekse seçmen kitlesinin taleplerine karşı duyarsız hale gelebilir ” tespiti yapıldı. Ayrıca başkanın halk oylamasıyla seçilmesinin de etkileri değerlendirilen çalışmada “ Yetkilerinin temelinde plebisitçi (çoğunlukçu) unsurlar bulunan başkan, tüm halkın temsilcisi olduğu inancına kapılabilir. Kendi politikalarını halk iradesinin yansıması olarak görürken, muhaliflerin politikalarını dar çıkarların bencil planları olarak tanımlayabilir ” denildi. ‘DAHA FAZLA DEMOKRASİ GETİREBİLİR’ DE DEMİŞ Çalışmada başkanlık sisteminin olumlu yanları da sıralandı.
Sistemin “istikrarlı bir yönetim” getirdiği belirtilen çalışmada, parlamenter sistemle kıyaslama yapılarak “ Başkan hızlı karar alabilir ve etkin bir yönetim sağlayabilir. Parlamenter rejim uygulamalarında çoğunlukla hükümet, bir taraftan yetkilerini cumhurbaşkanıyla paylaşıp diğer taraftan parlamentonun baskısı altında kaldığından, yürütmenin gücü azalmakta ve yönetimde zafiyet meydana gelmektedir ” görüşü paylaşıldı. Bu sistemin “daha fazla demokrasi” getirebileceği de belirtilen çalışmada, sistemin getirebileceği diğer olumlu yanlar şöyle sıralandı: “Seçmenler muhtemel hükümet seçeneklerini baştan görerek oy verir.
Halkın hesap sorma imkânı daha fazladır. Sorumlunun teşhisi daha kolay hale gelmekte, halkın yeni seçimde bu teşhis ışığında isabetli karar verme şansı artmaktadır. Yürütme organı, yasama organını feshetme yetkisine sahip olmadığından milletvekilleri daha özgür ve vicdani hareket etme imkânına kavuşurlar.
Güçler ayrılığı ve sınırlı iktidar, bireysel özgürlüklerin de garantisi olmaktadır.”