Tıp ve nöroimmünoloji dünyasındabağırsak-beyin aksının (gut-brain axis) hücresel mekanizmasını ortaya koyan tarihi bir araştırmaya imza atıldı. Cambridge Üniversitesive Harvard Üniversitesibilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü ve saygın tıp yayını Nature Neuroscience bünyesinde yayımlanan çalışma, sindirim sisteminde eğitilen bağışıklık hücrelerinin beyni koruyan zarlara yerleştiğini belgeledi.
BAĞIRSAK KÖKENLİ T HÜCRELERİ BEYİN ZARINDA HAFIZA OLUŞTURUYOR
Araştırmacılar, Citrobacter rodentium, Salmonella ve Schistosoma mansoni gibi patojenlerle enfekte edilen deneklerin beyin zarı (meninks) dokularını inceledi. Enfeksiyonun ardından kan dolaşımındaki kemokin sinyal moleküllerini takip eden bağırsak kaynaklı T hücrelerinin meninkse ulaştığı ve buraya kalıcı olarak yerleştiği tespit edildi.
İlk enfeksiyondan aylar sonra aynı mikropla tekrar karşılaşan organizmada, beyin zarına yerleşen bu T hücrelerinin anında savunmaya geçerek güçlü bir bağışıklık yanıtı verdiği kaydedildi. Hücrelerin geçmiş hastalıklara dair hücresel bir "hafıza kaydı" tuttuğu kanıtlandı.
NÖROLOJİK BOZUKLUKLAR VE BEYİN ENFEKSİYONLARI İÇİN YENİ UMUT
Harvard Üniversitesi Nöroimmünoloji Uzmanı Dr. Francisco Quintana, elde edilen bulguların olağanüstü olduğunu ifade ederek; mide ve bağırsak enfeksiyonlarının Parkinson, Alzheimer gibi nörolojik rahatsızlıkları nasıl etkilediğini anlamada bu mekanizmanın anahtar rol oynayacağını bildirdi.
Öte yandan meninks tabakasında eğitilmiş T hücrelerinin bulunması, merkezi sinir sistemini koruyan bağışıklık duvarının sanılandan çok daha dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.
AĞIZDAN ALINABİLEN MENENJİT AŞISININ ÖNÜ AÇILIYOR
Araştırmanın eş yazarlarından Cambridge Üniversitesi klinisyen bilim insanı Dr. Menna Clatworthy, beyni tehdit eden en ağır enfeksiyonlardan biri olan menenjite karşı korunmada bu mekanizmanın kullanılabileceğini vurguladı.
Bağırsakta eğitilen hücrelerin beyin zarına göç etme yeteneğinden yararlanılarak, gelecekte iğne yerine ağızdan alınan (oral) menenjit aşılarının geliştirilebileceği ifade ediliyor. Bilim insanları, bu biyolojik hattın keşfiyle birlikte sinir sistemi hastalıklarında bağırsak odaklı yeni tedavi protokollerinin başlatılacağını açıklıyor.