Doğu Asya kökenli istilacı böcek türü Euwallacea fornicatus, taşıdığı ölümcül mantar ve yüksek uyum kapasitesiyle küresel çapta ekolojik ve ekonomik zararlara yol açıyor. Yapılan son bilimsel araştırmalar, en az 600 bitki türünü enfekte edebilen zararlının Akdeniz havzası dahil geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini gösterirken, türün Türkiye’deki varlığı da resmi olarak kayıtlara geçti.
AĞAÇLARI MABNTAR İŞ BİRLİĞİYLE KURUTUYOR
Ahşap ambalajlar, paletler ve ithal bitkiler aracılığıyla kıtalararası taşınan zararlının tahribatı, bünyesinde barındırdığı mantarla kurduğu ortaklığa dayanıyor. Dişi böcekler ağaç gövdelerinde tüneller açarak yumurtalarını bırakırken, larvaların beslenmesi için mantar sporlarını dokuya bulaştırıyor. Yayılan mantar ve açılan tüneller ağacın su iletim yollarını tıkayarak bitkinin kurumasına neden oluyor. Tek bir döllenmemiş dişinin, erkek bireyler üreterek kendi popülasyonunu başlatabilmesi ise yayılımı hızlandırıyor.
Journal of Pest Science dergisinde yayımlanan genetik analizler, böceğin kurak iklimlere ve geniş sıcaklık aralıklarına dayanıklı olduğunu ortaya koydu. Biyolojik modellemeler; zararlının Akdeniz bölgesi, ABD’nin güneydoğusu, Madagaskar ve Doğu Avustralya’da yayılabileceğini öngörüyor. Kentlerdeki çınar ve akçaağaç gibi süs bitkilerinin yanı sıra avokado gibi ticari meyve ağaçlarını hedef alan böcek, Güney Afrika’da kent merkezlerinin ardından doğal orman alanlarına da sıçradı. Avustralya'nın Perth kentinde ise yürütülen 40 milyon dolarlık (yaklaşık 1 milyar 916 milyon liralık) mücadele ve 5 bin ağacın kesilmesi operasyonuna rağmen istila engellenemedi.
Zararlı türün Türkiye’deki varlığı 2025 yılında Forestist dergisinde yayımlanan çalışmayla belgelendi. İstanbul’da 2024 yılında süs ağaçlarında görülen kuruma ve solmalar üzerine yapılan incelemeler, morpholojik ve DNA barkodlama yöntemleriyle zararlının Euwallacea fornicatus olduğunu doğruladı. Teşhis, Avrupa ve Akdeniz Bitki Koruma Örgütü (EPPO) raporlarına da yansıdı.
MİLYAR DOLARLIK EKOLOJİK VE EKONOMİK YÜK
Zararlının oluşturduğu tehdit, ekolojik tahribatın yanında yüksek maliyetleri beraberinde getiriyor. Journal of Economic Entomology’de yayımlanan bir modellemeye göre, Güney Afrika’da önlem alınmaması halinde 10 yıllık ekonomik zararın 18,45 milyar doları bulabileceği hesaplandı. Bütçe yükü; enfekte ağaçların tespiti, kesilmesi, imhası ve yeniden ağaçlandırma süreçlerinden kaynaklanıyor.
Ayrıca kentsel ağaçların kaybı; gölgeleme, karbon tutumu ve hava kalitesi kontrolü gibi ekosistem hizmetlerinin aksamasına, devrilen ağaçlar ise altyapı hasarlarına yol açıyor. Tarım sektöründe ise avokado gibi ürünlerde rekolte kaybı ve ticari karantina kısıtlamaları risk oluşturuyor.