Milattan Sonra (MS) 2. yüzyıla tarihlenen, geniş salonlara ve mezar odalarına açılan dehlizleriyle dikkati çeken tarihi yapı, mimari tasarımında ve süslemelerinde Mısır ile Roma medeniyetlerinin izlerini harmanlıyor.
Kaya içine oyulmuş yer altı mezarları ve dehlizlerden oluşan katakomp mimarisinin en belirgin örnekleri arasında gösterilen alan, zengin süslemeleri ve karmaşık planıyla öne çıkıyor.
Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığının verilerine göre bu kalıntılar, alanda biriken çanak çömlek kırıklarının yoğunluğu dolayısıyla "kırık çömlek yığını" anlamına gelen "Kum eş-Şukafa" adıyla anılıyor.