Kişiye özel geliştirilen bir mRNA kanser aşısının, mevcut bir immünoterapiyle birlikte kullanıldığında melanomun (cilt kanseri) yeniden ortaya çıkmasını ve vücudun başka bölgelerine yayılmasını yavaşlattığı bildirildi.İlaç şirketleri Merck ve Moderna, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, kişiye özel mRNA tedavisi intismeran ile Merck'ün immünoterapi ilacı Keytruda'nın (pembrolizumab) birlikte kullanıldığı Faz 3 klinik çalışmasının olumlu sonuç verdiğini duyurdu.Toplam 1.137 kişinin katıldığı araştırma, kişiye özel "neoantijen" kanser aşılarının etkinliğini değerlendiren ilk randomize Faz 3 çalışması olması açısından önem taşıyor. Uzmanlara göre sonuçların ayrıntılı verilerle doğrulanması halinde çalışma, kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapısını açabilir.Kanser ameliyatla çıkarıldıktan sonra uygulandıÇalışmaya, melanom tümörü ameliyatla çıkarılmış hastalar dahil edildi. Bu hastalarda tedavinin amacı mevcut bir tümörü küçültmekten ziyade, vücutta kalmış olabilecek kanser hücrelerinin yeniden hastalığa yol açmasını önlemekti.Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı.
Bir gruba Keytruda ile birlikte kişiselleştirilmiş intismeran tedavisi, diğer gruba ise Keytruda ile birlikte plasebo (içi boş ilaç) verildi. Ne hastalar ne de onları takip eden doktorlar kimin hangi tedaviyi aldığını bilmiyordu.Merck ve Moderna'ya göre intismeran kombinasyonu, hastaların melanom yeniden ortaya çıkmadan yaşadığı süreyi ifade eden nükssüz sağkalımı (RFS) ve kanserin başladığı bölgeden uzaktaki organlara yayılmadan geçen süreyi gösteren uzak metastazsız sağkalımı (DMFS) uzattı.Şirketler sonuçların "klinik açıdan anlamlı" olduğunu belirtirken, ayrıntılı verileri henüz açıklamadı. Bulguların ilerleyen dönemde düzenlenecek bir tıp kongresinde sunulması planlanıyor.'15-20 yıl önce bilim kurgu sayılabilirdi'Weill Cornell Medicine Meyer Kanser Merkezi Direktörü ve immünoterapi alanının önde gelen isimlerinden Jedd Wolchok, STAT'a yaptığı açıklamada sonuçları önemli bir başarı olarak değerlendirdi.Wolchok, 15-20 yıl önce "bilimkurgu" olarak görülebilecek bir yöntemin bugün melanomun ilerlemesini geciktirebildiğini belirterek, bir hastanın tümör örneğinin genetik diziliminin çıkarılması ve bu bilgiye dayanarak kişiye özel bir aşının üretilebilmesinin kanser tedavisinde yeni bir yaklaşım oluşturduğunu vurguladı.Wolchok'a göre çalışma, kişiselleştirilmiş kanser aşılarının standart kanser tedavilerine yeni bir seçenek olarak eklenebileceğine dair önemli kanıt sağlıyor.Aşı her hastanın tümörüne göre ayrı üretiliyorİntismeran, geleneksel aşılardan farklı çalışıyor.
Tedavinin hazırlanabilmesi için önce hastadan alınan tümör dokusunun genetik dizilimi çıkarılıyor.Araştırmacılar daha sonra kanser hücrelerinde bulunan ve sağlıklı hücrelerde bulunmayan özgün mutasyonları belirliyor. Bu mutasyonların oluşturduğu "neoantijenler", bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini sağlıklı hücrelerden ayırt etmesini sağlayabilecek hedefler olarak seçiliyor.Ardından bu hedefleri bağışıklık sistemine tanıtacak kişiye özel bir mRNA tedavisi üretiliyor. Böylece bağışıklık sisteminin, yalnızca o hastanın tümörüne özgü özellikleri taşıyan kanser hücrelerini tanıyıp saldırması amaçlanıyor.Her hasta için altı haftada ayrı mRNA üretildiKişiselleştirilmiş kanser aşılarının önündeki en büyük engellerden biri üretim süreciydi.
Çünkü standart ilaçlardan farklı olarak her hasta için ayrı bir ürün hazırlanması gerekiyor.Faz 3 çalışmasında hastadan örnek alınmasından kişiselleştirilmiş tedavinin uygulanmasına kadar geçen süre yaklaşık altı hafta oldu.Moderna Başkanı Stephen Hoge'a göre Moderna'nın tamamen robotik üretim tesisi, tedavinin onay alması halinde ticari ölçekte üretime hazır durumda.Şirketlerin ABD Gıda ve İlaç Dairesi'ne (FDA) mümkün olduğunca hızlı şekilde başvurmayı planladığı, Hoge'un ifadesiyle bunun "yıllar değil, aylar" içinde gerçekleşmesinin hedeflendiği bildirildi.Faz 2'de risk yüzde 49 azalmıştıYeni Faz 3 açıklaması, daha önce elde edilen sonuçları da destekliyor.Haziran ayında Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin yıllık toplantısında sunulan beş yıllık Faz 2 takip sonuçlarında, intismeran ve Keytruda kombinasyonunun yalnızca Keytruda kullanılan hastalara kıyasla hastalığın tekrarlama riskini yüzde 49, uzak metastaz riskini de yüzde 49 azalttığı bildirilmişti.Merck ve Moderna'nın kişiselleştirilmiş kanser aşıları üzerindeki ortak çalışması 2016'da başlamıştı. Fikir, Merck araştırmacılarının tümörlerdeki mutasyonları inceleyerek hangi hastaların Keytruda'ya yanıt verebileceğini tahmin etmeye çalışması sırasında ortaya çıkmıştı.Araştırmacılar aynı genetik verilerin, her hastanın kanserine özgü bir bağışıklık tedavisi geliştirmek için kullanılıp kullanılamayacağını araştırmaya başladı.Genel yaşam süresini uzatıp uzatmadığı henüz bilinmiyorFaz 3 çalışmasının sonuçları önemli olmakla birlikte kritik soru henüz yanıtlanmış değil: Tedavinin hastaların toplam yaşam süresini uzatıp uzatmadığı bilinmiyor.Çalışma, önceden planlanan ara analizlerin ilkinde olumlu sonuç vermesi üzerine durduruldu. Bu nedenle genel sağkalım üzerindeki etkinin kesin biçimde ortaya çıkması yıllar sürebilir.Bunun nedenlerinden biri melanom tedavilerinin son yıllarda önemli ölçüde gelişmesi.
Klinik çalışmalarda hastalığı ilerleyen hastalar başka etkili tedavilere geçebildiği için kontrol grubundaki hastalar da uzun süre yaşayabiliyor. Bu durum yeni bir tedavinin genel sağkalım üzerindeki ek katkısını göstermeyi zorlaştırıyor.Bununla birlikte Moderna Başkanı Hoge, daha önceki çalışmada tedavinin sağladığı faydanın zaman içerisinde artmaya devam ettiğini ve genel sağkalım açısından da "cesaret verici bir eğilim" görüldüğünü belirtti.Akciğer, böbrek ve mesane kanserleri de hedefteSonuçlar Moderna açısından ayrıca kritik önem taşıyor. Covid-19 pandemisi sırasında mRNA teknolojisiyle dünya çapında tanınan şirketin hisseleri, pandeminin zirve döneminden bu yana yüzde 80'den fazla değer kaybetti.Finans analistleri, yeni aşının onaylanması halinde yalnızca melanom tedavisinden yıllık 6 milyar doların üzerinde satış yaratabileceğini tahmin ediyor.Ancak asıl potansiyel ise teknolojinin başka kanserlerde de çalışması halinde ortaya çıkabilir.
Benzer kişiselleştirilmiş mRNA yaklaşımları akciğer, böbrek ve mesane kanseri gibi hastalıklarda da araştırılıyor.Sonuçların doğrulanması ve düzenleyici kurumların onay vermesi halinde intismeran yalnızca yeni bir melanom tedavisi olmakla kalmayabilir; aynı zamanda hastanın kendi tümörünün genetik özelliklerine göre birkaç hafta içinde üretilen kişiselleştirilmiş mRNA tedavilerinin kanser tedavisinin standart araçlarından biri haline gelmesinin önünü açabilir.