Üstelik A Millî Takımımız yaklaşık bir ay sonra UEFA Uluslar A Ligi’nde çok güçlü rakiplerle karşılaşacak. Türkiye, 25 Eylül’de Fransa’yı ağırlayacak; ardından İtalya ve Belçika karşısına çıkacak. Biz millî takımdan bu ülkeler karşısında başarı beklerken kendi ligimizde Türk futbolcuya giderek daha az yer veriyoruz.
22 FUTBOLCUNUN 6’SI MiLLi TAKIMIMIZA GiREBiLiR Beşiktaş–Eyüpspor karşılaşmasını izliyordum. Tribünde A Millî Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ve yardımcısı da vardı. İki takımın ilk 11’inde toplam 22 futbolcu bulunuyordu.
Bunların yalnızca 6’sı Türkiye A Millî Takımı’nda oynama hakkına sahipti. Beşiktaş’ta 5, Eyüpspor’da ise yalnızca 1 Türk futbolcu sahaya çıkmıştı. Montella’nın önünde 22 futbolcu vardı; ancak millî takım için değerlendirebileceği oyuncu sayısı yalnızca altıydı.
İlk haftanın diğer karşılaşmalarında da tablo çok farklı değildi. Fenerbahçe’nin ilk 11’inde 5, Gençlerbirliği’nde 4 Türk futbolcu vardı. Galatasaray’ın Çorum FK karşısındaki ilk 11’inde bu sayı 4’tü.
Gaziantep FK ise Alanyaspor karşısına Türkiye A Millî Takımı’nda oynayabilecek tek bir futbolcu olmadan çıktı. Alanyaspor’un ilk 11’inde de yalnızca 3 Türk futbolcu bulunuyordu. İkinci hafta maçlarının 11’lerinde de; Beşiktaş’ta 5, Galatasaray’da 4, ‘Türkiye’nin futbolcu fabrikası’ Trabzonspor’da 3 ve Fenerbahçe’de sadece 1 yerli oyuncu yer aldı.
Burada futbolcuların kökeninin veya ten renginin hiçbir önemi yoktur. Mesele, Türkiye A Millî Takımı’nda oynama hakkına sahip futbolcuların kendi ligimizde ne kadar süre bulabildiğidir. FUTBOLCU KENDi LiGiNDE OYNAYAMIYORSA MONTELLA BU HAVUZU NEREDEN OLUŞTURACAK?
FRANSA’YA KARŞI KiMLERLE OYNAYACAĞIZ? Arda Güler’in Real Madrid’de, Kenan Yıldız’ın Juventus’ta, Enes Ünal’ın Getafe’de oynaması elbette Türk futbolu için büyük bir kazançtır. Ancak bütün ümidimizi Avrupa’da oynayan üç-beş futbolcumuza bağlayamayız.
Bir millî takım yalnızca birkaç yıldız oyuncuyla kurulmaz. Onların çevresini dolduracak kaliteli kalecilere, savunmacılara, orta saha ve hücum oyuncularına ihtiyaç vardır. Kısacası her mevkide düzenli oynayan geniş bir futbolcu havuzu bulunmalıdır.
Fransa’nın hemen her mevkide birkaç güçlü alternatifi varken bizim bütün beklentimizi Arda, Kenan ve birkaç futbolcunun omuzlarına yüklememiz ne doğru ne de adildir. ·Türkiye, 25 Eylül’de Fransa ile karşılaşacak. Ardından İtalya ve Belçika gibi güçlü rakiplerin karşısına çıkacak. Bu ülkelerin oyuncuları Avrupa’nın önemli liglerinde düzenli olarak forma giyiyor.
Bir futbolcuları sakatlansa yerine aynı seviyeye yakın başka bir oyuncuyu çağırabiliyorlar. Millî takım başarısı yalnızca teknik direktörün taktiğiyle kazanılmaz. Düzenli oynayan, maç temposu bulunan ve farklı mevkilerde rekabet edebilen geniş bir kadro gerekir.
Türk futbolcu kendi liginde oynayamıyorsa Montella bu havuzu nereden oluşturacak? ÖNEMLi OLAN OYUNCUNUN KADROYA YAZILMASI DEĞiL, SAHADA KAÇ DAKiKA KALDIĞIDIR YEDEK KULÜBESiNDE FUTBOLCU YETiŞMEZ Elbette kaliteli yabancı futbolcu ligimize değer ve güç katar. Ancak Avrupa’da tutunamamış veya kariyerinin sonuna yaklaşmış her yabancı futbolcunun öncelikle tercih edilmesi gençlerimizin önünü kapatıyor.
Bugünkü düzenleme kulüplere ilk 11’in tamamını yabancı futbolculardan kurabilme imkânı veriyor. Bir futbolcunun gelişebilmesi için yalnızca antrenman yapması yetmez. Maç oynaması, hata yapması ve sorumluluk alması gerekir.
Genç bir oyuncuyu 85. dakikada sahaya sürmekle millî takım futbolcusu yetişmez. Yerli ve genç futbolculara düzenli süre veren kulüpler teşvik edilmelidir. Önemli olan oyuncunun kadro listesine yazılması değil, sahada kaç dakika kaldığıdır.
ARTIK YALNIZCA ‘KAÇ YABANCI FUTBOLCU TRANSFER ETTiK?’ DiYE SORMAMALIYIZ! BU HAFTA KAÇ TÜRK OYUNCUYA GÜVENDiK? Bugün Süper Lig’de Türk futbolcuya yeterince yer vermiyoruz.
Fakat bir ay sonra Fransa’yı yenmemizi, İtalya ile başa baş mücadele etmemizi ve Belçika’dan başarılı bir sonuç almamızı bekleyeceğiz. Millî takım kaybettiğinde teknik direktörü ve futbolcuları eleştireceğiz. Oysa asıl soruyu bugünden sormalıyız: Bu futbolcular hangi takımda ve kaç dakika oynayarak yetişecek?
Vincenzo Montella tribünde oturuyor. Önünde 22 futbolcu var; fakat millî takım için izleyebileceği yalnızca beş-altı kişi bulunuyor. Sonra da Fransa karşısında başarı bekliyoruz.
Artık yalnızca “Kaç yabancı futbolcu transfer ettik?” diye değil, şu soruyu da sormalıyız: Bu hafta kaç Türk futbolcusuna gerçekten güvendik ve millî takımın geleceğine kaç yeni oyuncu kazandırdık? Çünkü kendi liginde oynayamayan futbolcularla güçlü ve kalıcı bir millî takım kurulamaz.