İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW), Myanmar’da askeri yönetim tarafından hapsedilen kadınların sorgu merkezleri ve cezaevlerinde işkence, cinsel şiddet ve ağır kötü muameleye maruz bırakıldığını, yaşamsal sağlık hizmetlerinin sistematik biçimde engellendiğini açıkladı.
HRW, Myanmar yönetimine tüm kadın ve çocuk siyasi mahpusları koşulsuz olarak serbest bırakma çağrısında bulundu.
HRW’nin 23 Eylül Çarşamba günü yayımladığı araştırma, 2025 ve 2026’da 17 eski kadın siyasi mahpusla yapılan görüşmelerin yanı sıra 3 mahpus yakını ile 4 avukat ve insan hakları savunucusunun tanıklıklarına dayanıyor. Görüşülen kadınlar, aralarında aktivistler, gazeteciler, yardım ve sağlık çalışanlarının da olduğu farklı kesimlerden geliyor.
Araştırma 11 sorgu merkezi ve cezaevindeki uygulamaları kapsıyor. Eski mahpuslar sopa, zincir ve metal borularla dövüldüklerini; elektrik şokuna, bedenlerinde sigara söndürülmesine, uzun süre eziyet verici pozisyonlarda tutulmaya ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını anlattılar.
HRW Asya Direktör Yardımcısı Bryony Lau, kadınların tanıklıklarının “acı verme ve ihmalin hem kasıtlı hem de rutin olduğu bir cezaevi sistemine ilişkin son derece rahatsız edici bir tablo" ortaya koyduğunu söyledi.
Hamile kadınlar da tedaviden yoksun bırakıldı
Raporun en ağır ihlal bulgularından biri, hamile siyasi mahpuslara yönelik uygulamalardı.
Eski mahpuslar ve yakınları, hamile kadınların doğum öncesi kontrollerinin engellendiğini, acil durumlarda hastaneye sevklerinin geciktirildiğini ve bazı kadınların cezaevi hücrelerinde doğum yapmak zorunda bırakıldığını anlattılar.
HRW’ye konuşan eski bir kadın mahpus, doğum yapacağı tarihin belirlenmesi için ultrason muayenesi yapılmasına izin verilmediğini söyledi. Gece yarısı suyu gelmesine rağmen hastaneye sevk yazısının ancak ertesi sabah saat 10.00’da ulaştığını anlatan kadın, doğumdan hemen sonra uğradığı muameleyi aktardı:
“Doğumdan hemen sonra ayaklarıma yeniden zincir taktılar.”
HRW, eski mahpuslar ve yakınlarının ölü doğumlar ve anne ölümleriyle sonuçlanan vakaları da bildirdiğini kaydetti. Kuruluşa göre, hamile kadınların gerekli gebelik ve doğum bakımından yoksun bırakılması, cezaevlerindeki yaygın sağlık hizmeti engelleme uygulaması kapsamında yer alıyor.
Eski mahpuslar, ciddi müzmin hastalıkları olan veya akut sağlık sorunları yaşayan kadınların da doktor ve hastane hizmetlerine erişimlerinin rutin olarak engellendiğini anlattı.
Elektrik şoku, sigara söndürme ve cinsel şiddet
HRW’nin görüştüğü kadınların anlatımlarına göre, kötü muamele yalnızca cezaevlerinde yapılmıyor, gözaltı ve sorgu sürecinde başlıyor.
Rapora göre bazı kadınlar sopa, zincir ve metal borularla dövüldü; elektrik şokuna maruz bırakıldı veya bedenlerinde sigara söndürüldü. Bazıları uzun süre eziyet çektikleri pozisyonlarda tutuldu. Tanıklıklarda cinsel şiddet ve zorla çıplak arama uygulamaları da yer aldı.
Reuters, HRW raporunda yer alan bireysel tanıklıkları bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti. Ancak örgütün bulguları Birleşmiş Milletler’in (BM) Myanmar’a ilişkin daha önceki araştırmalarıyla örtüşüyor.
BM araştırmacılarının 2025’te yayımladığı raporda da Myanmar’daki gözaltı merkezlerinde dövme, elektrik şoku, boğma, toplu tecavüz, cinsel organların yakılması ve diğer cinsel şiddet biçimlerinin uygulandığı belgelenmişti.
Darbeden bu yana 30 binden fazla siyasi tutuklu
Myanmar ordusu 1 Şubat 2021’de yönetime el koyarak Kasım 2020 seçimlerini kazanan sivil hükümeti devirdi ve Devlet Danışmanı Aung San Suu Kyi dahil ülkenin seçilmiş yöneticilerini tutukladı.
Askeri darbeye karşı ülke çapında başlayan kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından silahlı direniş yaygınlaştı. Myanmar, askeri yönetim ile farklı etnik silahlı örgütler ve darbe karşıtı güçler arasında yıllardır süren bir iç savaşa sürüklendi.
HRW’nin aktardığı verilere göre darbeden bu yana siyasi nedenlerle 30 binden fazla kişi tutuklandı. Bunların 6 bin 600’den fazlası kadın. Tutuklananlar arasında yaklaşık 640 çocuk da bulunuyor. Aung San Suu Kyi, kadın siyasi tutuklular arasında yer alıyor.
Siyasi Mahpuslara Yardım Derneği’nin (Assistance Association for Political Prisoners - AAPP) verilerine dayanan HRW, darbeden bu yana gözaltında ve cezaevlerinde 2 bin 300’den fazla kişinin öldüğünü bildiriyor.
Ocakta yayımlanan başka bir araştırmaya göre ise darbeden bu yana yalnızca 18-35 yaş arasındaki en az 74 siyasi mahpus cezaevinde yaşamını yitirdi. Ölümlerin bir bölümünde yetersiz sağlık hizmetleri ve ağır sorgu koşullarının rol oynadığı bildirildi.
İç savaş milyonlarca kişiyi yerinden etti
2021 darbesinden sonra başlayan çatışmalar, yalnızca cezaevlerindeki siyasi mahpusları değil, ülkenin geniş kesimlerini de etkileyen bir insan hakları ve insani kriz yarattı.
Reuters’ın aktardığı verilere göre yaklaşık beş yıldır devam eden iç savaşta 100 bin dolayında insan öldü, 3,5 milyondan fazla kişi yerinden edildi. Ülkenin çeşitli bölgelerinde ordu, etnik silahlı örgütler ve darbe karşıtı güçler arasındaki çatışmalar sürüyor.
Askeri yönetimin gözetiminde 2025-26’da yapılan ve muhalefetin önemli bir bölümünün katılmasına izin verilmeyen seçimlerin ardından eski cunta lideri Min Aung Hlaing devlet başkanlığına geçti. Yeni yönetim HRW raporundaki suçlamalarla ilgili Reuters’ın sorularına haberin yayımlandığı saate kadar yanıt vermedi.
HRW: Kadın ve çocuk siyasi tutuklular serbest bırakılmalı
HRW, Myanmar yönetimine bütün kadın ve çocuk siyasi mahpusları koşulsuz serbest bırakma çağrısında bulundu.
Örgüt, cezaevlerindeki kadınların işkence ve cinsel şiddetten korunmasını, sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanmasını ve özellikle hamile tutukluların doğum öncesi ve doğum sırasında gerekli tıbbi bakıma ulaştırılmasını talep etti.
HRW’ye göre eski kadın mahpusların birbirinden bağımsız tanıklıkları, kötü muamele ve sağlık hizmetinden yoksun bırakmanın tekil cezaevi görevlilerinin uygulamalarından ibaret olmadığını, Myanmar’ın siyasi mahpuslara yönelik cezaevi sisteminin özelliklerinin süreklilik gösterdiğini ortaya koyuyor.