sondakika.com
Son Dakika

‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur. Doğrudan siyasetle, hakaretle vb. ilgisi olmayan sosyal medyada yaptığım bir kimlik paylaşımı nedeniyle yargılanmıştım. Kişi TC vatandaşı değildi ama bir geçici kimliği vardı.

Seçimlerde bu kimlikle oy kullanamaz diye bir uyarıcı twit atmıştım. Kamu davası açılıyor. Tamam yanlıştı.

Ama kasıt ve çıkar yoktu ve kişi de şikâyetçi değilim diye mahkeme dosyasına giren ifade vermişti. Ama Cumhuriyet yazarıydım. Siyaset yazıyor ve iktidarı eleştiriyordum.

Yaşından deneyimli olduğu görülen bir kadın yargıç, adeta mahkemede salonla ilgisiz ve cep telefonu ve kalemle oynayan ve zerre göz teması kurmayan genç bir savcı... Tabii ki ceza isteniyor. Sonuçta mahkûmiyet veriliyor, iyi halden indirim ve kararın açıklanmasını erteleme.

İstinaf kararı bozuyor ve beraat ettiriyor. *** Eminim yargıç ve savcı, dosya içeriğine ve savunmama bakarak bunun istinafta bozulacağını biliyorlar ama adeta görevleri mahkûmiyet vermek gibi hareket ediyorlar. Ve masaların üzeri yıllık dosyalarla dolu mahkemelere ve istinaflara gereksiz bir yük daha bindiriyorlar. Bu tutumun bedeli var tabii, hem yargıya hem yargıçlara hem yargılananlara hem avukatlara hem mübaşirlere..

Zaman ve para... *** Oysa savcı tek başına dosyayı inceleyip yahu buradan bir sonuç çıkmaz, yargılamaya gerek yok diyebilir ve herkesi yükten kurtarabilir. Bunu yapmıyor ve dava açıyor... Bir sürü yazışma üstüne üstlük...

Savcı genç, belki kendisini dava açarak kanıtlayacak, üstelik bir Cumhuriyet yazarını mahkûm ettirebilirse bu kazanç olacak... *** Hadi savcı bunu yapmadı, yargıç dosyayı reddedebilirdi, en deneyimli o, herkesi yüklerden kurtarabilirdi... O da yapmadı, çünkü karşılarında siyasi bir kişilik vardı. Mahkûmiyetle dosyayı istinafa havale ettiler.

Beraati onlar versin! *** Bence savcı ve yargıç, verdikleri mahkûmiyet kararı istinafta veya Yargıtay’da beraate dönerse, esas sicillerine kötü puan olarak işlenmesi gerekir... Yargının yükünü ağırlaştırdıkları ve önlerindeki dosyayı öngöremedikleri için... *** Bütün bu hikâyeyi yazma nedenine gelince: Silivri davasının belkemiği olduğunu, o zamanki başsavcının şimdiki adalet bakanının resmen açıkladığı Ertan Yıldız ’ın mahkemede ifade verdiği sırada sanık ve avukatların çapraz sorgularına çelişkili yanıtlar vermesi üzerine, mahkeme başkanı artık soru sorulmasına izin vermeyeceğim diyor. Murat Ongun, verdiğin ifadede ihaleleri verirken üzerlerine yüzde 10 eklendiği sözü sana mı ait, diye sorunca, Yıldız onu ben söylemedim diyor ve savcılar tarafından ifadeye eklendiği anlaşılıyor.

Mahkeme başkanı adeta Ertan Yıldız’ı sanıklardan ve mahkemeden kaçırıyor, soru sorulmasını engelleyerek. Aslında bakıldığında, gerçeklerin ortaya çıkmasını engelliyor. Olacak iş değil.

Yargılama da yargılama değil. *** Zaten siyasi dava olduğu ve “silkeleyin!” talimatıyla başladığı açık seçik olduğu için, bu ilk derece mahkemelerin de yukarıda anlattığım küçük ve zararsız hikâyeme uygun davranmasından daha doğal bir şey olmayacak. *** Zaten, tam anlattığım gibi, avukat Hüseyin Ersöz ’ün mahkeme solununda naklettiği gibi, yargıç, avukat itirazlarına “Bunları istinaf gerekçesi yaparsınız” demiş. *** Görevi de adeta, zaten bilineni doğrularcasına, hızla davayı sonuçlandırmak, istenen cezaları vererek, topu bir üst mahkemeye, istinafa ve Yargıtay’a havale etmek. Zaten dava oraya gidecek de bu ilk mahkemede adaletli davranmak gibi bir dert de olmadığı net ortaya çıkıyor. *** Beşiktaş Belediyesi davası gibi. Suçlamalardan 50’si düşüyor, bir şey bulamıyorlar, bu suçlamalardan pek çoğu yancı gazeteci kılıklı manipülatörlerce manşetlere taşınmıştı.

Örgütün liderini, örgüt lideri olmaktan çıkartıyorlar, çünkü beraat etmesi, göstermelik bir “suçla” kurtulması gerekiyordu. Adam dipsiz kuyularda yatacağına ve tüm büyük servetini ve şirketlerini kaybedeceğine önüne gelen herkesi suçlamayı seçti. Bunun karşılığını da aldı.

Davanın amacı zaten ağır mahkûmiyet kararları verdirmekti. *** Şimdi başrol oyuncusu adamlarıyla karşılıklı kadeh tokuşturuyordur. - “Ama ne yırttık, tam yırttık, bazı malı mülkü kaybettik diyet olarak verdik, şimdi hepsini belediyelerden alarak yerlerine koyma zamanıdır.. Şerefe arkadaşlar”

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü