Netflix’in "Monster" antolojisi, yeni sezonunda 19. yüzyılın en tartışmalı cinayet davalarından birine uzanıyor. Daha önce Jeffrey Dahmer ve Ed Gein gibi isimlerin hikâyelerini işleyen dizi, bu kez 1892’de babası ve üvey annesini öldürmekle suçlanan Lizzie Borden’ı merkezine alıyor."Monster: The Lizzie Borden Story", Borden ailesinin Fall River’daki evinde yaşanan ve üzerinden 130 yılı aşkın süre geçmesine rağmen gizemini koruyan cinayetleri dramatik bir anlatıyla yeniden kurguluyor.Dizinin başrolünde Lizzie Borden’ı Ella Beatty canlandırıyor. Vicky Krieps, Borden ailesinin hizmetçisi Bridget "Maggie" Sullivan rolünde; Charlie Hunnam Andrew Borden’ı, Rebecca Hall ise Abby Borden’ı oynuyor.Lizzie Borden kimdi?Lizzie Borden, 1860 yılında Massachusetts’in Fall River kentinde dünyaya geldi.
Adı, 4 Ağustos 1892’de babası Andrew Borden ve üvey annesi Abby Borden’ın öldürülmesinin ardından Amerikan tarihinin en ünlü cinayet davalarından biriyle özdeşleşti.Andrew ve Abby Borden, o sabah evlerinde ölü bulundu. Her iki kurbanın da başından ağır darbeler aldığı belirlendi. Cinayetlerde kullanılan aletin balta ya da benzeri bir kesici alet olduğu düşünülse de cinayet silahı hiçbir zaman kesin biçimde ortaya çıkarılamadı.Cinayetlerin işlendiği sırada evde bulunan diğer kişi, Borden ailesinin hizmetçisi Bridget Sullivan’dı.
O sırada 32 yaşında olan Lizzie Borden ise kısa süre içinde soruşturmanın odağına yerleşti.Lizzie, cinayetlerin gerçekleştiği sırada ahırda olduğunu söyledi. Eve döndüğünde babasını oturma odasında ölü bulduğunu, ardından Bridget’i çağırarak bir doktor getirmesini istediğini anlattı. Abby Borden’ın cesedi ise evin üst katındaki misafir odasında bulundu.Lizzie cinayetlerle suçlandı ve yargılandı ancak suçlamaları kabul etmedi.
Haziran 1893’te görülen davanın sonunda her iki cinayetten de beraat etti. Davanın ardından başka bir kişi de cinayetlerden hüküm giymedi.Ancak mahkemenin verdiği beraat kararı, Lizzie’nin toplum tarafından affedildiği anlamına gelmedi. Cinayetlerden sonra yaşadığı Fall River’da uzun yıllar boyunca dışlandı ve hayatının geri kalanında cinayet davasının gölgesinden çıkamadı.Beraatinin ardından Lizzie ve kız kardeşi Emma, babalarından kalan mirastan önemli bir servet elde etti.
İki kardeş 1893’te Fall River’da yeni bir eve taşındı. Lizzie’nin daha sonra "Maplecroft" adını verdiği bu büyük Viktorya dönemi evi, onun cinayet davasından sonraki yaşamının merkezi oldu.Lizzie ve Emma bir süre birlikte yaşasa da ilişkileri zaman içinde bozuldu. Emma, 1905’te yaşanan bir tartışmanın ardından Maplecroft’tan ayrıldı.
Lizzie ise hayatının geri kalanını büyük ölçüde gözlerden uzak geçirdi.Sağlığı da yaşamının son döneminde kötüleşti. 1926’da safra kesesi rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olan Lizzie’nin operasyonun ardından tamamen toparlanamadığı ve uzun süren sağlık sorunları yaşadığı bildirildi.Lizzie Borden, 1 Haziran 1927’de 66 yaşında, Maplecroft’taki evinde hayatını kaybetti. Ölümünden yalnızca dokuz gün sonra kız kardeşi Emma da New Hampshire’da yaşamını yitirdi.Lizzie’nin ölümünden sonra adı davayla birlikte yaşamaya devam etti.
Cinayetleri gerçekten işleyip işlemediği hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamadığı halde Borden, Amerikan gerçek suç tarihinin en tanınan figürlerinden biri haline geldi. Hikâyesi kitaplara, filmlere ve televizyon yapımlarına konu oldu; şimdi ise Netflix’in "Monster" dizisiyle yeniden gündemde.Netflix’in Lizzie Borden yorumu"Monster: The Lizzie Borden Story", Lizzie’yi yalnızca cinayetlerle ilişkilendirilen tarihsel bir figür olarak ele almıyor. Dizi, onu 19. yüzyılın katı toplumsal kuralları ve ailesinin baskısı altında yaşayan genç bir kadın olarak yeniden yorumluyor.Hikâyede Lizzie’nin babası Andrew ve üvey annesi Abby ile yaşadığı gerilim giderek büyüyor.
Borden ailesinin evine Bridget "Maggie" Sullivan’ın gelmesiyle birlikte Lizzie’nin hayatındaki dengeler de değişiyor.Vicky Krieps’in canlandırdığı Bridget, dizide Lizzie’nin bastırdığı duyguların ve öfkesinin ortaya çıkmasında önemli bir rol üstleniyor. Ancak bu ilişkinin dizideki biçimiyle tarihsel kayıtlarda karşılığı bulunmuyor. Lizzie Borden ile Bridget Sullivan arasında romantik ya da cinsel bir ilişki yaşandığına dair tarihsel bir kanıt yok.Dizi, gerçek kişiler ve olaylardan yola çıkarken onların arasındaki ilişkileri ve olayların sıralamasını dramatik amaçlarla yeniden şekillendiriyor.Lizzie’nin kız kardeşi Emma’yı Billie Lourd, oyuncu Nance O’Neil’i ise Jessica Barden canlandırıyor.
Lizzie ile Nance O’Neil’in gerçek hayatta arkadaş oldukları bilinse de dizide bu ilişkinin ele alınış biçimi ve zamanlaması tarihsel kayıtlardan farklılaşıyor.Hikâyede dikkat çeken bir diğer isim de Lizzie’nin amcası John Morse. Joey Pollari’nin canlandırdığı Morse, cinayetlerden önceki gece Borden ailesinin evinde kalıyor. Dizide Andrew Borden’dan para talep etmesi, onu cinayetlerin çevresindeki şüpheli isimlerden biri haline getiriyor.Cinayetlerin ardındaki neden neydi?Lizzie Borden’ın cinayetleri neden işlemiş olabileceği hiçbir zaman kesin biçimde ortaya konulmadı.
Dizi ise bu boşluğu çeşitli ihtimaller üzerinden dolduruyor."Monster"ın anlatısında Lizzie’nin ailesiyle ilişkisi belirleyici bir unsur. Özellikle Abby ile arasındaki gerilim, babasının davranışları ve ev içindeki baskı, karakterin giderek daha karanlık bir ruh haline sürüklenmesinin parçaları olarak işleniyor.Dizi ayrıca Andrew Borden’ın Bridget’e yönelik davranışlarını ve Lizzie’nin ailesinin servetiyle ilgili kaygılarını da hikâyeye dahil ediyor.Lizzie’nin sevdiği kuşların Abby tarafından öldürülmesi ve Andrew’un bu olay karşısında kızının yanında durmaması da dizide önemli kırılma noktalarından biri olarak kullanılıyor.Miras meselesinde de dizi ile tarihsel kayıtlar arasında fark bulunuyor. Gerçek hayatta Andrew Borden’ın bir vasiyet bırakmadığı biliniyor.
Dolayısıyla dizide Lizzie’nin miras üzerinden yaşadığı kaygıların işleniş biçimi tarihsel olayların doğrudan bir aktarımı değil.Lizzie gerçekten ailesini zehirlemeye çalıştı mı?Lizzie Borden davasının dikkat çeken ayrıntılarından biri de cinayetlerden kısa süre önce yaşanan zehir satın alma girişimi.Borden’ın cinayetlerden bir gün önce prusik asit olarak bilinen zehri satın almaya çalıştığı biliniyor. Bu olay, soruşturma sırasında dikkat çeken unsurlardan biri oldu ve Lizzie’nin 11 Ağustos 1892’de tutuklanmasının öncesindeki süreçte gündeme geldi.Netflix dizisi ise bu ayrıntıyı cinayet planının bir parçasına dönüştürüyor. Lizzie ile Bridget’in zehir kullanma ihtimali üzerine konuştuğu ve bitkilerin özelliklerini tartıştığı sahneler yer alıyor.İkinci bölümde Borden ailesini yemek aracılığıyla zehirleme girişimi de gösteriliyor.
Plan başarısız olduktan sonra hikâye cinayetlerde kullanılacak kesici alete yöneliyor.Dizinin kurgusunda Bridget, Lizzie’ye baltayı kullanmayı öğreten kişi olarak karşımıza çıkıyor. Bu ayrıntının da tarihsel kayıtlarda bir karşılığı bulunmuyor.Bertha Manchester cinayeti dizide nasıl kullanılıyor?"Monster"ın tarihsel olaylardan ayrıldığı noktalardan biri de Bertha Manchester’ın hikâyesi.Gerçek hayatta Fall River’da yaşayan Manchester, Borden cinayetlerinden yaklaşık dokuz ay sonra baltayla öldürüldü. Cinayet, Lizzie Borden davasıyla aynı dönemde kentte büyük yankı uyandıran olaylardan biriydi.Ancak Netflix dizisi bu olayın zamanlamasını ve karakterlerle bağlantısını değiştiriyor.
Linda Reiter’ın canlandırdığı Bertha Manchester, dizide Lizzie ve Bridget’in hikâyesinin doğrudan bir parçası haline getiriliyor.Dizinin anlatısına göre Lizzie, Bridget’e yönelik homofobik bir saldırının ardından Manchester’ı öldürüyor. Bu cinayet daha sonra Borden çiftinin öldürülmesinden önce gerçekleştirilen bir tür hazırlık ya da prova olarak konumlandırılıyor.Gerçek tarihsel kayıtlarda ise Lizzie Borden’ın Bertha Manchester cinayetiyle bağlantısını gösteren bir kanıt bulunmuyor.'Monster' gerçek olaylardan ne kadar uzaklaşıyor?Netflix’in "Monster: The Lizzie Borden Story"si, tarihsel bir cinayet davasını çıkış noktası olarak alsa da ortaya bir belgesel koymuyor. Gerçek kişiler, olaylar ve dönemin koşulları dizinin dramatik anlatısının temelini oluştururken, karakter ilişkileri, olayların sıralaması ve bazı cinayetler kurmaca unsurlarla yeniden şekillendiriliyor.Bu nedenle dizide izlenen her ayrıntının tarihsel bir karşılığı bulunmuyor.
Özellikle Lizzie ile Bridget arasındaki ilişki, Bertha Manchester cinayeti ve aile içindeki bazı olayların aktarımı, yapımın dramatik tercihleri arasında yer alıyor.Ryan Murphy ve Ian Brennan’ın yarattığı antolojinin bu sezonunda yalnızca bir cinayet davası değil, 19. yüzyıl Amerika’sında kadınların aile, toplum ve cinsiyet rolleri üzerinden karşılaştıkları baskılar da hikâyenin önemli bir parçası haline geliyor."Monster: The Lizzie Borden Story", antolojinin bir kadın karakteri merkeze alan ilk sezonu olma özelliğini taşıyor.Lizzie Borden ise gerçek hayatta cinayetlerden beraat ettikten sonra yaşamını sürdürdü. 1927’de hayatını kaybeden Borden, ölümüne kadar Fall River’daki kamuoyu ilgisinin tamamen dışına çıkmadı. Kız kardeşi Emma da Lizzie’nin ölümünden yalnızca dokuz gün sonra hayatını kaybetti.İki kardeş, babaları Andrew ve üvey anneleri Abby’nin de bulunduğu Oak Grove Mezarlığı’na defnedildi.