Christopher Nolan ’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Odyssey filmi, yalnızca sinema dünyasında değil, turizm sektöründe de yeni bir hareketlilik yarattı. Homeros’un binlerce yıl önce kaleme aldığı destanın izlerini sürmek isteyenler için Akdeniz’de yeni seyahat rotaları oluşturulmaya başlandı. Filmin çekimlerinin gerçekleştirildiği farklı ülkelerdeki destinasyonlar turistik rotalara dahil edilirken, Homeros’un anlattığı olayların geçtiği düşünülen yerler de yeniden gündeme geldi.
DESTANIN İZLERİ İTHAKA’DAN BAŞLIYOR Bu rotanın en dikkat çekici duraklarından biri, Odysseus’un yurdu olarak bilinen Yunanistan’daki İthaka Adası. Adada Odysseus ya da eşi Penelope’nin tarihsel olarak yaşadığına ilişkin kesin bir arkeolojik kanıt bulunmuyor. Bununla birlikte, denize hakim bir tepede yer alan ve MÖ 13. yüzyıla tarihlenen saray kompleksi, adanın destanın geçtiği dönemle bağlantısına ilişkin tartışmaları canlı tutuyor.
TRUVA’DA TARİH VE MİTOLOJİ İÇ İÇE Rotanın Türkiye’deki durağı ise Çanakkale’de bulunan Truva. Farklı uygarlıkların izlerini taşıyan antik kent, yaklaşık 5 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’nun en önemli arkeolojik alanları arasında yer alıyor. Bölgede savaşlara ilişkin arkeolojik bulgular bulunmasına karşın, bunların doğrudan Homeros’un anlattığı Truva Savaşı olduğunu kanıtlayan kesin bir veri bulunmuyor.
Antik kentin hemen yakınındaki Truva Müzesi de bölgeden çıkarılan çok sayıda esere ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçilerin içine girebildiği Truva Atı replikası ise destanın en bilinen sembollerinden biri olarak öne çıkıyor. LOTUS YİYENLER'İN ADASI OLARAK CERBE Odysseus’un yolculuğunun Kuzey Afrika bölümünde karşılaştığı Lotus Yiyenler de rotanın duraklarından birini oluşturuyor.
Homeros’un anlatısında lotus meyvesini yiyen Odysseus’un adamları, eve dönüş arzularını kaybediyor. Destanda topluluğun yaşadığı yer kesin olarak belirtilmezken, Tunus kıyılarındaki Cerbe Adası bu hikayeyle ilişkilendirilen olası bölgeler arasında gösteriliyor. SİREN KAYALIKLARINDAN MESSİNA BOĞAZI'NA Odysseus’un karşılaştığı Sirenler de rotanın mitolojik durakları arasında bulunuyor.
Denizcileri büyüleyici şarkılarıyla etkileyen Sirenlerin yaşadığı yer kesin olarak bilinmese de İtalya’daki Sardinya Adası olası mekanlar arasında değerlendiriliyor. Sardinya’da bu mitolojik bağlantı turistik deneyimlere de dönüştürülmüş durumda. Adanın farklı noktalarında Sirenler ve denizcilik mitolojisiyle ilişkilendirilen heykeller ve dalış rotaları ziyaretçilere sunuluyor.
Bir diğer durak ise Sicilya ile İtalya anakarası arasındaki Messina Boğazı. Homeros’un destanında Odysseus’un karşılaştığı Charybdis ve Scylla’nın bu bölgedeki güçlü akıntılar ve tehlikeli kayalıklarla bağlantılı olarak ortaya çıkmış olabileceği düşünülüyor. Mitolojik anlatının gerçekliği kanıtlanmamış olsa da Messina Boğazı, bu hikayelerin olası coğrafi karşılığı olarak kabul ediliyor.
SON DURAK GOZO Rotanın son duraklarından biri Malta’ya bağlı Gozo Adası. Odysseus’un Zeus tarafından gemisinin yok edilmesinin ardından sığındığı ve deniz perisi Calypso ile yıllarca kaldığı Ogygia Adası’nın Gozo olabileceği öne sürülüyor. Bu görüş kesin olarak kanıtlanmış değil ancak Gozo’nun Antik Çağ’da Yunan dünyası tarafından bilinen bir ada olması, adanın Ogygia ile ilişkilendirilmesine zemin hazırlıyor.
Böylece Nolan’ın Odyssey filmiyle yeniden gündeme gelen Homeros destanı, yalnızca sinema perdesinde değil, Akdeniz boyunca uzanan bir turizm rotasında da hayat buluyor. Tarih ile mitolojinin iç içe geçtiği bu güzergah, ziyaretçilere binlerce yıl önce anlatılan Odysseus hikayesinin izlerini bugünün coğrafyasında arama fırsatı sunuyor.