sondakika.com
Son Dakika

Öğretmenin çantasından kopya düzeneği çıktı: 'Hangi sınavlarda kullanıldı?'

İzmir Alsancak Garı’nda bir çantadan çıkan düğme içerisine gizlenmiş 3 kamera ve çeşitli teknik ekipmanlar sınav güvenliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. MEB’de görevli öğretmen Mehmet A. “6114 sayılı ÖSYM Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla gözaltına alındı. Mehmet A.’nın ilk ifade…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Eğitim-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Barış Düdü, düzeneklerin hangi sınavlarda kullanıldığının ve varsa kimlere yarar sağladığının mutlaka ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Geçmişte sınav sorularının cemaat yapılanmaları aracılığıyla sızdırıldığı iddialarına da dikkat çeken Düdü, “Bir ülkede sınavlara duyulan güven yalnızca ÖSYM’nin ya da MEB’in kurumsal itibarı meselesi değildir. Gençlerin ‘Çalışırsam başarırım, emeklerimin hakkını alabilirim’ inancının korunması meselesidir” dedi.

İzmir Alsancak Garı’nda sahipsiz çanta ihbarı üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri olay yerine sevk edildi. Ekiplerin kontrolü sırasında çantanın kendisine ait olduğunu belirterek güvenlik görevlilerine telefonla ulaşan kişi, çantayı teslim almak için geleceğini bildirdi. Bunun üzerine polis ekipleri çantaya el koydu.

Bir süre sonra gara gelerek çantanın kendisine ait olduğunu belirten Mehmet A., polis ekipleri tarafından durduruldu. Çantada yapılan kontrolde, 3 siyah renkli arma üzerine takılmış düğmelerin içerisine gizlenmiş 3 farklı kamera, dizüstü bilgisayar, 2 akıllı telefon, 2 internet dağıtıcı cihaz, kablosuz kulaklıklar, USB çoğaltıcı ve çeşitli teknik ekipmanlar ele geçirildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevli öğretmen olduğu belirlenen Mehmet A., “6114 sayılı ÖSYM Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla gözaltına alındı.

SINAV GÜVENLİĞİ BİR ZİNCİRDİR” Yaşanan olayın ardından sınav güvenliği ve denetim mekanizmalarının yeterliliği tartışılırken, Eğitim-İş İzmir 3 No'lu Şube Başkanı Barış Düdü, sınav güvenliğinin yalnızca sınav salonlarında alınan önlemlerle sınırlı olmadığını belirten Düdü, “Sorunun hazırlanmasından soru havuzuna, basımından nakline, sınav salonundan sınav sonrasında yapılacak istatistiksel incelemelere kadar bütün süreç bir güvenlik zinciridir. Bu zincirin tek bir halkasındaki zafiyet dahi milyonlarca yurttaşın emeğini ve sınava duyduğu güveni tartışmalı hâle getirir” dedi. Mevzuatta MEB ve ÖSYM'ye sınav güvenliğinin sağlanması konusunda geniş yetkiler verildiğini ifade eden Düdü, bu yetkilerin günümüz teknolojisine uygun ve bütün sınav merkezlerinde aynı standartta uygulanıp uygulanmadığının tartışılması gerektiğini söyledi.

Alsancak Garı'nda ele geçirilen düzeneklerin hangi sınav veya sınavlarda kullanıldığının mutlaka ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Düdü, “Son yaşanan olayda ortaya çıktığı iddia edilen düzeneklerin hangi sınav veya sınavlarda kullanıldığı, kullanılıp kullanılmadığı ve başka kişilerle bağlantısının bulunup bulunmadığı ciddi olarak soruşturulmalı ve muhakkak ortaya çıkarılmalıdır. İddiaların niteliği bile mevcut güvenlik sisteminin yeniden gözden geçirilmesi için yeterince ciddidir” diye konuştu. “ERİŞİMLER KAYIT ALTINA ALINMALI” Sınav sorularının sızdırılmasını ve kopya düzeneklerinin kullanılmasını önlemek için teknolojik altyapının güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Düdü, soru hazırlama ve soru havuzu süreçlerinin tamamında erişimlerin kayıt altına alınmasını istedi.

Düdü, “Kritik aşamalarda tek kişinin erişimine izin vermeyen çoklu yetkilendirme sistemleri uygulanmalıdır. Hangi kullanıcı tarafından, hangi veriye, ne zaman erişildiği denetlenebilir ve geriye dönük olarak izlenebilir olmalıdır” ifadelerini kullandı. Sınav binalarında da gelişen teknolojiye uygun güvenlik sistemlerinin kullanılması gerektiğini belirten Düdü, üzerinde kamera, mikrofon veya haberleşme modülü bulunan küçük cihazların tespit edilebilmesi için teknik kapasitenin artırılması gerektiğini söyledi.

Düdü, sınav güvenliğinin sınav sonrasında da devam etmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Olağan dışı başarı örüntüleri, aynı merkez veya salonlarda ortaya çıkan sıra dışı sonuçlar ve cevap benzerlikleri gelişmiş istatistiksel yöntemlerle incelenmelidir” dedi. “HANGİ SINAVLARDA KULLANILDI? MEB tarafından idari soruşturma yürütülmesi hâlinde beklentilerinin açık olduğunu ifade eden Düdü, “Eğitim-İş olarak beklentimiz çok açıktır: Soruşturma eksiksiz, tarafsız ve hiçbir ayrıntı karanlıkta bırakılmadan yürütülmelidir.

Geçmişte yaşanan olaylarda çalınan soruların kimlere yarar sağladığı, kimlerin bu yolla sınav kazandığı ya da devlet kurumlarına sızdığı hâlâ aydınlatılmamıştır” diye konuştu. Yaşanan olayın yalnızca bir kişinin bireysel eylemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Düdü,“Eğer bu düzeneklerin sınavlarda kullanıldığı tespit edilirse; hangi sınavlarda kullanıldığı, kaç kişinin bundan yararlandığı, soruların veya cevapların nasıl elde edildiği, başka kişilerle bağlantı bulunup bulunmadığı ve varsa organizasyonun bütün boyutları ortaya çıkarılmalıdır” diyen Düdü, soru güvenliği zincirinin hangi aşamada kırıldığının da belirlenmesi gerektiğini kaydetti. “ÖĞRETMENLER ZAN ALTINDA BIRAKILMAMALI” Münferit bir kişinin iddia edilen eylemi üzerinden yüz binlerce öğretmenin zan altında bırakılmasına karşı olduklarını da vurgulayan Düdü, “Öğretmenlik mesleğinin itibarı bu tür organize usulsüzlükler üzerinden karalanmamalıdır” dedi.

“SINAV GÜVENLİĞİ KAMUSAL ADALET MESELESİDİR” Sınavlarda fırsat eşitliğinin sağlanmasının önemine dikkat çeken Düdü, sınav güvenliğinin yalnızca teknik bir konu olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Düdü, “Sınav güvenliği bir teknik ayrıntı değil, kamusal adalet meselesidir” dedi. Türkiye'nin geçmişte sınav sorularının sızdırılması konusunda ağır deneyimler yaşadığını hatırlatan Düdü, kamuoyunda en küçük bir kuşkuya dahi yer bırakmayacak bir sistem kurulması gerektiğini söyledi.

“Soru hazırlama ve soru havuzu süreçlerinden sınav salonlarına, sınav sonrasında yapılacak veri analizlerinden idari denetime kadar bütün güvenlik zinciri günümüz teknolojisine göre yeniden değerlendirilmeli; açıklar ortaya çıkmadan önce tespit edilmelidir” ifadelerini kullanan Düdü, sınavlarda herkesin eşit koşullarda yarışması gerektiğini vurguladı. Düdü, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğinin belirlendiği sınavlarda hiç kimsenin parasıyla, ideolojik bağlantılarıyla, cemaat ilişkileriyle ya da herhangi bir ayrıcalıkla başkasının önüne geçmesine izin verilemez. Bir ülkede sınavlara duyulan güven yalnızca ÖSYM'nin ya da MEB'in kurumsal itibarı meselesi değildir.

Gençlerin ‘Çalışırsam başarırım, emeklerimin hakkını alabilirim’ inancının korunması meselesidir.” dedi

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü