Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Levant Çalışmaları Koordinatörü Dr. Oytun Orhan, SDG’nin fesih kararını Cumhuriyet’e değerlendirdi. 'NİHAİ ADIM DEĞİL' Orhan, feshe giden süreci ele alarak, “SDG'nin entegrasyon zemini 29 Ocak Anlaşması ile ortaya konmuştu. O tarihten bu yana SDG’nin hem askeri hem de sivil-idari yapılarının devlete entegrasyon süreci işliyordu.
İlerlemeler olmakla birlikte bazı anlaşmazlıklar da sözkonusuydu. Şimdi, bu fesih kararı, nihai bir adımdan ziyade kritik bir aşama. Bundan sonra süreç, bazı uygulamaların takibiyle devam edecek.
Nedir bunlar? Özellikle Haseke merkezi ve kırsalındaki hükümet kontrolünün, askeri kontrolün artırılması; buradaki devlet kurumlarının Suriye yönetimine devri gibi konular. Fakat bunların şimdi daha kolay bir zeminde ilerleyeceğini söyleyebiliriz.
SDG'nin bağımsız bir silahlı yapı ya da sivil idari yapı olarak Suriye içerisinde özel statülü bir bölge olarak kalma imkânı tamamen ortadan kalktı denebilir” sözlerini sarf etti. 'RİSK TEŞKİL ETMEZ' Orhan, Türkiye’de kırmızı listede yer alan Mazlum Abdi ile İlham Ahmed gibi isimlerin Suriye devletinde görev alacak olmasını ise, “Suriye’deki yönetimin sadece SDG'yi değil, farklı silahlı grupları devlete entegre etme konusunda İdlib'den kalma çok ciddi bir tecrübesi var. Yine devrimden sonraki süreçte de birçok farklı grubu devlet otoritesi altında birleştirdi. Bunu yaparken zaman zaman kişilere farklı pozisyonlar vererek, ama kişiler ile örgütü arasındaki bağı zayıflatarak; farklı açılımlar sağlayarak, zaman zaman baskı, zaman zaman teşvik araçlarını kullanarak ilerledi.
Yani sadece Mazlum Abdi değil, SDG’nin hem silahlı hem de sivil birçok unsuru yeni devlet yapılanması içerisinde yer alacak. Fakat bu entegrasyon yapılırken şöyle bir kural da işletiliyor: Suriyeli olmayan unsurlar dışarı çıkarılıyor, güvenlik taraması yapılıyor. Dolayısıyla kişilere verilecek pozisyon, örgütün alabileceği özel rol veya talep ettiği özerklik modeli bir risk teşkil etmez.
Bunlar daha çok entegrasyon sürecinde atılmış teşvik adımları olarak değerlendirilebilir” şeklinde yorumladı.