Çinli otomobil üreticileri, elektrikli araçların hayatımıza girmesiyle birlikte, içten yanmalı motorlu modellerdeki tecrübe eksikliği dezavantajını hızla aşarak muazzam bir atılım gerçekleştirdi. Çin’in yüksek teknolojiyi erişilebilir fiyatlarla sunabilme yeteneği, küresel pazarlarda dengeleri altüst etti. Bu durum, kendi yerli üreticilerini korumak isteyen ülkeler için ciddi bir tehdit haline gelince, gümrük duvarları hızla yükselmeye başladı.
Ancak korumacılık refleksiyle atılan bu adımlar, dünya ticaretinin üzerine inşa edildiği temel kurallarla ve serbest ticaret anlayışıyla doğrudan çelişiyordu. Nitekim korumacı politikalara karşı Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde başlatılan hukuki süreçler artık meyvelerini veriyor ve kararlar birbiri ardına açıklanıyor. Süreci hatırlayalım...
2023 yılından itibaren Çinli markaların pazar paylarını katlamasıyla Batı cephesinde panik başladı. Mayıs 2024’te ABD, Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı gümrük vergisini yüzde 100’e çıkardı. Ekim 2024 itibarıyla Avrupa Birliği yüzde 45’e varan ek tarifeleri devreye alırken, Kanada da ABD’yi izleyerek yüzde 100 gümrük vergisi uygulamasını başlattı.
Çin, kendi üreticilerini hedef alan bu eşzamanlı duvarlara karşı DTÖ mekanizmasını çalıştırdı. Ağustos ve Eylül 2024’te Avrupa Birliği ve Kanada’ya karşı resmi itiraz süreçleri başlatılırken, ilk büyük hukuki sonuç ABD cephesinden geldi. 30 Ocak 2026 tarihinde DTÖ paneli, ABD’nin temiz enerji yasası kapsamında yalnızca yerli üretim şartına bağladığı vergi teşviklerinin kuralları ihlal ettiğine hükmetti.
DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ'NDEN TÜRKİYE KARARI Türkiye, 2023 yılında Çin menşeli elektrikli otomobillere yüzde 40 ek gümrük vergisi getirerek sürece dahil olmuştu. Haziran 2024’te bu uygulama benzinli ve hibrit araçları da kapsayacak şekilde genişletildi. Aynı dönemde getirilen İthalat İzin Sistemi (IPLS) ile Çinli üreticilerden yedi coğrafi bölgede en az 20 yetkili servis açmaları, çağrı merkezi kurmaları ve batarya taahhüdü vermeleri gibi zorlu şartlar istendi.
Çin, bu adımlara karşı Ekim 2024’te Türkiye’yi DTÖ’ye şikâyet etti. İşte o sürecin son halkası olarak 28 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye özelindeki karar da açıklandı. DTÖ anlaşmazlık paneli, Türkiye’nin uyguladığı yüzde 40’lık ek gümrük vergisinin uluslararası taahhütleri aştığına ve ithalat izin sistemi kapsamındaki servis şartlarının Çinli araçlar aleyhine ayrımcılık yarattığına karar verdi.
Karar şimdilik nihai değil ve temyiz süreçleri nedeniyle hemen uygulanması beklenmiyor. Ülkemizin bu karara karşı hukuki itiraz yollarını kullanacağı da yetkili makamlarca duyuruldu. ÖTV DÜZENLEMESİ Tam da bu süreçte 31 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle binek otomobillerde asgari maktu Özel Tüketim Vergisi uygulaması başlatılıp cumhurbaşkanına yeni yetkiler verilmesi dikkat çekti.
Öncelikle yetkilere bakarsak, cumhurbaşkanının ÖTV konusunda sahip olduğu yetkiler şu bölümlerle genişletildi: ÖTV oranlarının artırılıp, sıfıra kadar indirilebilmesi Farklı matrah grupları oluşturabilme Motor gücü, motor silindir hacmi, çekiş sistemi, menzil, batarya kapasitesi, araç sınıfı, emisyon türü ve değeri, yolcu ve yük taşıma kapasitesi gibi kriterlere göre farklı ÖTV oranları ve asgari vergi tutarları belirleyebilme Maktu vergilendirme kısmında ise yeni düzenlemeyle binek otomobiller ve aynı kapsamdaki diğer motorlu taşıtlar için 100 bin TL'lik uygulama belirlendi. Üç ve dört tekerlekli motorlu araçlar ile bazı ATV'leri kapsayan L sınıfı taşıtlarda ise yalnızca elektrik motor gücü 4 kilovat ve üzerindeki araçlar düzenleme kapsamına alındı. Bu araçlar için asgari maktu ÖTV tutarının 30 bin TL olarak uygulanacağı ifade edildi.
MAKTU VERGİ ÖTV tutarı 100 bin TL'nin altında olan bir otomobil olmamasına karşın maktu verginin 10 katına kadar artırılıp bu meblanın altında ÖTV yükü olan araçların kalan kısmı da üstlenmesi mümkün. Üstelik belirlenen tutarlar, her yıl yeniden değerleme oranı doğrultusunda güncellenecek. Nispi vergi yerine maktu vergi uygulaması piyasada düşük fiyatlı ürün grubunu belirgin şekilde etkileme özelliğine sahip.
Türkiye'de halihazırda satılan 1.6 litre altı silindir hacmine sahip motorlu araçları etkileyecek çapta bir maktu vergi beklemiyorum. Burada asıl hedef DTÖ'nün kararının ardından Türkiye'ye giriş yapması kuvvet kazanan, uygun fiyatlı Çin üretimi modeller olabilir. 2024 Haziran'da cumhurbaşkanı kararıyla Çin'den ithal edilen içten yanmalı ve hibrit binek otomobillere ithalat değerinin yüzde 40'ı veya 7 bin dolar/adetin yüksek olanı şeklinde ilave gümrük vergisi uygulanmasına karar verilmişti.
İşte ileride Çin menşeli araçların Türkiye'de satışa sunulmasına imkân sağlayacak gelişmelerin yaşanması durumunda maktu vergi ile bu araçlardan çok daha fazla vergi alınabilecek.