Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, devlet ile PKK arasındaki yaklaşık 50 yıllık çatışmalı süreçte yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi sundu.
Önergede, zorla kaybedilenlerin akıbetinin ortaya çıkarılması; faili meçhul cinayetler, yargısız infazlar, işkence, kötü muamele, köy boşaltmaları ve zorla yerinden etmelerin incelenmesi için bağımsız bir Hakikat, Yüzleşme ve Geçiş Dönemi Adaleti Komisyonu kurulması istendi.
“Çatışmasızlık tek başına yeterli değil”
Önergenin gerekçesinde, 1 Ekim 2024’te TBMM’de başlayan siyasi temaslardan Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısına, PKK’nin fesih açıklamasından Meclis’te kurulan komisyona uzanan sürece dikkat çekildi.
Saki, çatışmanın sona ermesinin tek başına kalıcı barış anlamına gelmeyeceğini belirterek geçmişteki hak ihlallerinin açığa çıkarılması, kayıpların akıbetinin belirlenmesi, sorumlulukların tespit edilmesi ve mağdurlar için etkili onarım mekanizmaları kurulması gerektiğini söyledi.
"Kadın siyasetçilere yalnızca ‘sürecin vicdanı’ rolü biçilemez”
Önergede İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) çalışmalarına da yer verildi.
İHD’nin verilerine göre 1990-2008 arasında 840 kişi siyasi nedenlerle zorla kaybedildi, 2 bin 949 kişi faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirdi, 2 bin 308 kişi yargısız infaz edildi.
Daha sonraki İHD bilançosunda ise 1990-2014 arasında 2 bin 964 faili meçhul cinayet ve 940 gözaltında kaybetme vakası kayda geçti.
Önergede bu sayıların resmi devlet bilançosu olmadığı belirtilerek, kamu kayıtları ile sivil toplumun verilerinin bağımsız bir mekanizma tarafından karşılaştırılması istendi.
Saki, kurulacak komisyonun devlet arşivleri, güvenlik birimlerinin kayıtları ile mahkeme ve savcılık dosyalarına erişebilmesini önerdi.
Komisyonun zorla kaybetmeleri, toplu mezar iddialarını, faili meçhul cinayetleri, yargısız infazları, işkenceyi, köy boşaltmalarını ve zorla yerinden etmeleri araştırması; ihlallerin sistematik olup olmadığını incelemesi istendi.
Mağdurlar, kayıp yakınları ve tanıklar için bağımsız koruma mekanizmaları kurulması da öneriler arasında yer aldı.
Önergede kadınların barış ve hakikat süreçlerine eşit katılımına ayrıca yer verildi.
Saki, komisyon üyelerinin en az yarısının kadınlardan oluşmasını; kadın örgütleri, kayıp yakınları, insan hakları kuruluşları, barolar ve yerel örgütlerin karar süreçlerine katılmasını istedi.
Kadınlara yönelik cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ayrıca araştırılması, kadınlar ve çocukların tanıklıkları sırasında koruma ve psikososyal destek sağlanması da talep edildi.
Gerekçede Güney Afrika, Kolombiya, Kuzey İrlanda, Nepal ve İspanya’daki hakikat ve geçiş dönemi adaleti deneyimlerine de yer verildi.
Bu örnekler üzerinden mağdurların tanıklıklarının kayıt altına alınmasının, kadınların barış süreçlerine doğrudan katılımının ve hakikat mekanizmalarının gecikmeden kurulmasının önemine dikkat çekildi.
“Silahların susması geçmişin unutulması anlamına gelmemeli”
Önergenin sonuç bölümünde, çatışmaların sona ermesinin geçmişte yaşanan hak ihlallerinin üzerinin örtülmesi anlamına gelmemesi gerektiği belirtildi.
Saki, geçmişle yüzleşme, hakikatin ortaya çıkarılması, mağdurların onarılması ve benzer ihlallerin tekrarını önleyecek demokratik güvencelerin oluşturulması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.