YENİ Parti ilk mitingini Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının 500'ncü gününde Beylikdüzü'nde gerçekleştiriyor. Miting öncesinde Özgür Özel, Dilek İmamoğlu ve binlerce partili miting alanına doğru yürüyüş yaptı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel yürüyüş anında SÖZCÜ TV mikrofonlarına konuştu:
Özel'e AKP'ye katılan CHP'li Belediye Başkanlarının sorulması üzerine Özel,"Buranın konusu değil, onları geride bıraktık" ifadelerini kullandı.
"- 19 Mart darbesinin 500'ncü günü. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu gözaltına aldılar. Aynı gün Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık da gözaltına alındı ve 500 gündür cezaevindeler. 500. günde YENİ Parti Genel Başkanı olarak daha önce defalarca önceki partimizde yaptığımız gibi arkadaşlarımıza sahip çıkıyoruz.
- 19 Mart milletin Cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere sandık başına gitmesine 4 gün kala gözaltı süresi de gözetilerek yapılmış özel bir operasyondu. 500. gün bugün. Özgürlüklerinden edilmelerinin Ekrem İmamoğlu milletin adayıdır. 15 buçuk milyon oy kullanıldı onun için. Ekrem İmamoğlu'nun siyasete başladığı Beylikdüzü'ndeyiz. Tüm tutsak arkadaşları buradan selamlıyoruz. Onlar için mücadele ediyoruz.
- Milletin verdiği bu destek ne şahsıma ne partime bu destek milletin bir an önce bu iktidarın değişip yeniden demokrasinin ve çağdaş ülkenin hayata geçmesine yönelik destektir. Milletin yarınlarına sahip çıkışını hep birlikte yaşıyoruz"
Dilek İmamoğlu'da yürüyüşte şu ifadeleri kullandı:
"-Ülkenin hakkını korumak adına çıktığımız bu yolu sonuna kadar devam ettireceğiz. Hepimiz çok mutluyuz ama aldığımız bu destek kişilerden ziyade Türkiye Cumhuriyeti'nin ayakta kalmasının desteğidir."
Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"Masum insanlara kurdukları kumpaslara güveniyorlar. Bunların televizyonlarda, gazetelerde yer almasıyla birlikte bu insanların gözden düşeceğini, gönüllerde edindikleri yerleri kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Ama bir şeyi, bir şeyi hesap edemediler. Sizi, sizin vicdanınızı, ferasetinizi, cesaretinizi hesap edemediler.
İlk gün olduğu gibi bugün de buradan, hani diyor ya 'biz bu işin hiçbir yerinde yokuz', tam göbeğinde olana sesleniyorum. Ey Erdoğan, görüyor musun? Görüyor musun? Bir ay geçmedi, 10 gün geçmedi, 100 gün geçmedi. Tam üzerinden 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız, milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz.
Ve buradan, dosta düşmana haykırırım ki 500 gün geçti, bu meydan bir kişi eksilmedi. Bu yürek bir yürek eksilmedi. Her yürüyüşte ayaklarımıza yeni ayaklar eklendi, omuz başımızda yeni yoldaşlar belirdi. 500 gün geçti, Beylikdüzü geri adım atmadı, İstanbul geri adım atmadı, bu millet geri adım atmadı."
"500 gün geçti, İstanbul susmadı, Türkiye darbeye teslim olmadı. Haklıyı haksızdan ayıran, doğruyu yanlıştan ayıran, namusluyu namussuzdan ayıran ve evlatlarına sahip çıkan bu asil milletin hepinizin önünde saygıyla eğiliyoruz.
Milletin iradesine kasteden darbeciler bilsin ki, seçimle geldim ama seçimle gitmem artık, buralar bana kalacak diyenler bilsin ki, ne yapsanız boş. Millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır, zafer çok yakındadır.
Bugünler, bu zor günler eninde sonunda bitecek. Hep birlikte huzura ereceğiz. Sevdiklerimize kavuşacağız. Hak ettiğimiz gibi bir yönetime elbette kavuşacağız. Bu zor günleri tarih yazacak. Tarih bu 500 günü iki ayrı hikayeyle yazacak. Birinci hikayede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yer alacak. O sayfalarda tükenmiş bir iktidarın son çırpınışları yer alacak. Ama tarih zalime hak ettiği yeri verirken, millet o kitapta kendisine bembeyaz bir sayfa da açacak. Ve o sayfada milletin destana çevirdiği, 500 gündür sürdürdüğü, Saraçhane'de başlattığı ve bugüne kadar taşıdığı demokrasi destanı o kitapta yerini alacak.
O kitap, korkuyu evde bırakanları yazacak. O kitap omuz omuza verenleri, tehditten yılmayanları, şantaja teslim olmayanları yazacak. Bir tarafta saray düzeninin utanç sayfaları yer alacak, diğer tarafta milletin hanesinde cesaret, direniş ve zafer yazacak."
"EKREM BAŞKAN'IN HİKAYESİ BU KÜRSÜDE BAŞLADI"
"Ekrem Başkan'ın hikayesi bir kez daha yine Beylikdüzü'nde 6 Mayıs 2019 gününde tam burada, bu sahnede, bu kürsüde başladı. Bu kürsü onun ceketini çıkardığı, beyaz gömleğinin kollarını sıvadığı, "gençliğimiz var" diye yola çıktığı kürsüdür bu kürsü.
Bütün Türkiye'de atılıyor bu slogan ama herhalde en çok buraya yakışıyor. Ve buradan bütün Türkiye'ye yankılanıyor.
İşte o gün "gençliğimiz var" diyerek çıktığı bu yolda 806.000 farkla İstanbul'u kazanmış, bu kez, bu kez herkesten, vicdanı olan herkesten, haksızlığa itiraz eden herkesten oy almış, çok daha güçlü bir şekilde yola koyulmuştu.
5 yıl boyunca görev yaparken neler yapmadılar neler. Otobüs kiralayıp yalandan yaktılar, filme çektiler. Metrolara, metroları kendileri kapatıp filme çektiler. Yürüyen merdivenlere taş sıkıştırdılar. Her türlü haksızlığı yaptılar. Her türlü haksızlığı yaptılar ama ilk seçimde 1 milyondan fazla fark yiyerek milletin demokrasi tokatını bir kez daha tattılar.
İşte, işte bizim hikayemiz öyle rastgele bir hikaye değildir. Bizim hikayemiz haksızlıklara uğrayan ama yılmayan, durmayan, teslim olmayan ve milletle birlikte sokak sokak büyüyen, sizlerle birlikte zafer zafer büyüyen bir hikayemiz var bizim.
Bu yüzden başımıza ne geldiyse, bu bizden korkanların "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder" deyip "İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır" diyenlerin artık Türkiye'yi yönetme sırasını Ekrem Başkan'a geldiğini, Türkiye'yi yönetme sırasını artık bizlere geldiğini görüp de buna karşı darbeye girişenlerin yaptıkları kötülüklerdir bunlar."
"Unutmayalım, unutmayalım, Erdoğan'ı ve adaylarını dört kez yenen Ekrem Başkan 5. zaferini kazanmasın diye kendisine "hırsız" dediler olmadı. "Casus" dediler tutmadı. Diplomasını elinden aldılar, millet buna asla teslim olmadı. Yetmedi "terörist" bile dediler.
Ve onun tertemiz, sadece sizi düşünen, rantı rantiyelerle bölüşüp, rantçılarla bölüşüp, rantiyecilerle bölüşüp yüzde yirmisini alan, onunu Ankara'ya yollayan, onunu kendine zulalayanlardan olmadığı için, rantı size hizmete çevirdiği için, sizin için çalıştığı için iftiraya uğradı.
Hatırlayın... Hatırlayın, 500 gündür neler anlatıyorlardı? Neler neler. Neler neler. Bekleyin görüntüsü çıkacak. Bekleyin videosu çıkacak. Bekleyin kanıtları çıkacak dediler. Hiçbir şey çıkmadı. İlk gün, ilk gün gözlerinin içine baktığımda onun, Vatan Emniyet'ten ifade vermek için Çağlayan Adliyesi'ne geldiğinde, onun gözünün içinde dürüstlüğü, haklılığı ve cesareti gördüm. O günden beri de hep şunu söyledim; biz birbirimize güveniyoruz, biz evladımıza güveniyoruz, biz bu kumpasın, iftiranın karşısında sonuna kadar direndik, sonuna kadar direneceğiz.
Herkes şunu bilsin ki, Ekrem İmamoğlu 500 gündür 4 kez AK Parti'yi yendiği için, yapılacak seçimde bir kez daha yeneceği için, benim değil, partimin değil, 23 Mart'ta yapılan seçimle 15.5 milyon vatandaşın oyuyla milletin adayı olduğu için, milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapistedir."