sondakika.com
Son Dakika

Paranın Amerika aşkı bitiyor mu? Küresel yatırımcıların rotası değişiyor

Dünya finans sisteminde uzun yıllardır değişmez kabul edilen “para Amerika’yı sever” anlayışı tartışmaya açılıyor. Hürriyet yazarı Sefer Levent, köşe yazısında ABD’nin dünyanın vazgeçilmez yatırım merkezi olma özelliğinin risk altında olup olmadığını ele aldı.

Fotoğraf: CNN Türk

Levent, küresel finans krizinden bu yana Amerikan hisse senetlerinin yıllık ortalama yaklaşık yüzde 17 getiri sağladığına dikkat çekerek, ABDnin Avrupa, Japonya, Çin ve gelişmekte olan piyasaları uzun süre açık ara geride bıraktığını belirtti.AMERİKAN PİYASALARINA ALTERNATİFLER GÜÇLENİYORKöşe yazısında Financial Timesta yayımlanan bir analize de yer veren Levent, son iki yılda ABD dışındaki borsaların performansının Amerikan piyasalarına yetişmeye, bazı dönemlerde ise geçmeye başladığını aktardı.Avrupa şirketlerinde kârların hızlandığına, Japonyada kurumsal yönetim reformlarının ilerlediğine ve gelişmekte olan birçok ülkenin mali dengelerinin geçmişe göre daha güçlü olduğuna işaret eden Levent, yatırımcıların artık yalnızca ABDye yönelmek zorunda olmadığı değerlendirmesini paylaştı.ABDDE BORÇ VE YÜKSEK DEĞERLEME BASKISILevent, ABD piyasalarının kendi içinde de önemli sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Amerikan hisselerinin pahalı seviyelerde bulunduğunu belirten Levent, özellikle yapay zekâ etkisiyle yükselen teknoloji şirketlerinde değerlemelerin yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti.Washingtonun borcunun 40 trilyon dolara yaklaştığını aktaran Levent, 2026 bütçe açığının milli gelirin yüzde 5,8i seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini yazdı.ABD Hazine Bakanı Scott Bessentin bütçe açığını 2028de yüzde 3e indirme hedefi bulunduğunu belirten Levent, ancak piyasaların bu hedefe nasıl ulaşılacağını görmek istediğini vurguladı.PARANIN AMERİKA DIŞINDAKİ ALTERNATİFLERİ ARTIYORABD tahvil faizlerindeki yükselişin, hisse senetlerinin gelecekte sağlayacağı kazançların bugünkü değerini aşağı çektiğini belirten Levent, yüksek değerlemelere sahip teknoloji şirketlerinin bu durumdan daha fazla etkilenebileceğine işaret etti.Yapay zekâ yarışındaki büyük şirketlerin giderek daha sermaye yoğun hale geldiğini ve yatırımlarını borçlanmayla da finanse ettiğini aktaran Levent, böylece ABDnin kamu borcu sorunu ile Wall Streetteki yapay zekâ hikâyesinin birbirine bağlandığını ifade etti.Levente göre Avrupadan Japonyaya ve gelişmekte olan ülkelere kadar alternatif piyasaların güçlenmesi, küresel portföylerde ABDnin ağırlığının yeniden sorgulanmasına neden oluyor.ABDDEN KİTLESEL SERMAYE KAÇIŞI BEKLENMİYORKöşe yazısında ABDden kitlesel bir sermaye çıkışının beklenmesinin gerçekçi olmadığına da dikkat çekiliyor.ABDnin hâlâ dünyanın en derin sermaye piyasalarına, büyük şirketlerine ve çok geniş bir iç pazara sahip olduğu belirtilirken, yıllardır uygulanan ne olursa olsun Amerika al yaklaşımının artık eskisi kadar tartışmasız olmayabileceği ifade ediliyor.YABANCILARIN ABD TAHVİLLERİNDEKİ PAYI GERİLEDİLeventin yazısında yer verdiği rakamlar, yabancı yatırımcıların ABD Hazine tahvillerindeki payındaki değişimi de ortaya koyuyor.Küresel finans krizinin ardından yabancı yatırımcıların ABD Hazine tahvillerindeki payının yüzde 57ye kadar çıktığı, 2025 sonunda ise bu oranın yüzde 32ye gerilediği belirtiliyor.Haziran ayında yabancıların elindeki ABD Hazine tahvillerinin tutarı 9 trilyon 371 milyar dolardan 9 trilyon 299 milyar dolara geriledi. Çinin ABD Hazine tahvili portföyü de aynı ayda yüzde 4 azalarak 633,4 milyar dolara düştü.

Bu seviyenin Eylül 2008den bu yana görülen en düşük seviye olduğu aktarıldı.Ancak yabancı yatırımcıların ABD piyasalarından tamamen uzaklaşmadığına da dikkat çekiliyor. Haziran ayında yabancı yatırımcıların Amerikan hisse senetlerine 181,4 milyar dolar, ABD şirket tahvillerine ise 35,6 milyar dolar yatırım yaptığı belirtiliyor.TÜRKİYE KÜRESEL SERMAYEDEN PAY ALABİLİR Mİ?Yazıda, küresel sermayenin ABD dışındaki piyasalara yönelmesinin Türkiye açısından bir fırsat oluşturup oluşturamayacağı da ele alınıyor.ABD dışındaki alternatiflerin güçlenmesi durumunda Türkiyenin de küresel sermayeden pay alabileceği belirtilirken, gelişmekte olan piyasalar arasındaki rekabete dikkat çekiliyor. Brezilya, Meksika, Güney Afrika, Güney Kore ve Hindistan gibi ülkelerin de yatırımcıların radarında olduğu ifade ediliyor.Levent, Türkiyenin bu yarışta öne çıkabilmesi için yalnızca yüksek faiz oranlarının yeterli olmayacağını belirtiyor.

Kalıcı şekilde düşen enflasyon, güçlü rezervler, öngörülebilir ekonomi politikaları ve yatırımcıya uzun vadeli bir hikâye sunulmasının önemine dikkat çekiyor.Yazının sonunda ise küresel sermayenin Amerikadan tamamen vazgeçmediği ancak uzun yıllar sonra ABD dışındaki alternatiflere daha fazla bakmaya başladığı değerlendirmesi öne çıkıyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için CNN Türk sayfasına gidin.

www.cnnturk.com · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü