ABD'nin Pasifik Okyanusu'nda geniş alanları derin deniz madenciliği arama faaliyetlerine açma planı, bölgedeki ada topraklarında tepki ve endişeyle karşılandı.
ABD'nin Pasifik Okyanusu'ndaki deniz sahalarını maden arama faaliyetlerine açma planı, bölgedeki ada topraklarında derin endişeye yol açtı.
Kuzey Mariana Adaları Valisi David Apatang, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, ABD'nin ada yakınlarındaki geniş okyanus alanlarını derin deniz madenciliği arama ruhsatı ihalesine çıkaracağını duyurmasından önce kendilerine hiçbir şekilde danışılmadığını belirtti.
Apatang, yaklaşık 40 bin nüfuslu adalar zincirinde bu fikrin büyük bir huzursuzluk yarattığını ifade ederek, "Kuzey Mariana Adaları Millet Topluluğu halkının gıda güvenliğinin aksaması da endişeler arasında yer alıyor. Halkımız hayatta kalmak için okyanus kaynaklarına bağımlı" dedi.
Washington yönetimi başlangıçta bölge başkenti Saipan'ın yaklaşık 200 kilometre doğusunda 140 bin kilometrekarelik bir blokta arama yapmayı önermişti.
Vali Apatang, ABD'nin mart ayında Saipan'ın batısındaki benzer büyüklükte bir bloğun da kiralanabileceğini açıklamasının kendisi için sürpriz olduğunu ve Kuzey Mariana Adaları halkına danışılmadığını kaydetti.
Derin deniz madenciliği şirketleri, nikel, bakır ve kobalt bakımından zengin polimetalik yumruları ve maden yataklarını çıkarmak için okyanusun derin düzlüklerini taramayı hedefliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, yenilenebilir enerjiden askeri uygulamalara kadar birçok alandaki talebe vurgu yaparak söz konusu deniz tabanı kaynaklarının önünü açmayı amaçlayan bir başkanlık kararnamesini 2025 yılında imzalamıştı.
Eleştirmenler ise derin deniz madenciliğinin geri dönülemez hasarlara yol açmasından, deniz canlılarını atık bulutlarıyla boğmasından ve ağır makinelerin gürültüsüyle okyanustaki göç yollarını bozmasından korkuyor.
Kuzey Mariana Adaları, Guam ve Amerikan Samoası, kendi karasularında derin deniz madenciliğine en azından geçici bir yasak getirilmesini istiyor.
Ancak finansman ve savunma bakımından Washington'a bağımlı olan ABD toprakları, 3 millik (5 kilometre) deniz sınırlarının dışında Washington'ın aldığı kararlarda çok az söz hakkına sahip.
Guam bu yıl kabul ettiği yasalarla derin deniz madenciliği gemilerinin limanlarına yanaşmasını yasakladı.
Bu adım, sektörün hayati yakıt ve ikmal kaynağını keserek faaliyetleri zorlaştırma potansiyeli taşıyor.
Vali Apatang, Kuzey Mariana Adaları'nın da benzer bir adımı değerlendireceğini söyledi.
Derin deniz madenciliği arama planları, Güney Pasifik'te Yeni Zelanda ile Hawaii arasında yer alan ABD toprağı Amerikan Samoası yakınlarındaki geniş deniz sahasında en ileri aşamaya ulaştı.
ABD Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu, resmi belgelere göre kasım ayında 125 bin kilometrekarelik bir blok için arama ruhsatı ihalesi düzenlemeyi teklif ediyor.
Söz konusu saha, soyu tükenme tehlikesi altındaki şahin gagalı kaplumbağaların canlı resiflerde yaşadığı devasa Rose Atolü deniz koruma alanına komşu konumda yer alıyor.
Amerikan Samoası'nı ABD Temsilciler Meclisi'nde temsil eden milletvekili Aumua Amata, derin deniz madenciliğinin bölge ihracat gelirlerinin büyük bölümünü sağlayan balıkçılık faaliyetlerini bozabileceğinden endişe ettiğini dile getirdi.
Amata, "Halkımızı temsil ediyorum ve Amerikan Samoası halkının çoğunluğunun buna karşı olduğuna eminim" diye konuştu.
Söz konusu ruhsatlar ön inceleme ve numune alma faaliyetlerini kapsıyor. Ticari işletmeye ilişkin gelecekte alınacak kararlar ise büronun ilave onayını gerektiriyor.
Amerikan Samoası merkezli çevre savunucusu Sabrina Suluai-Mahuka, okyanusa bir fiyat etiketi koymanın imkansız olduğunu belirterek, "Bu durum 'Buradan ne kadar para kazanabilirsiniz?' diye düşüneceğiniz bir şey değil" dedi.
Eski ABD'li diplomat Emily Wood ise derin deniz madenciliğinin risklerini daha iyi anlamak için Guam Valiliği ile birlikte çalışıyor.
Wood, önde gelen madencilik şirketlerinden Impossible Metals'ın kârın yüzde 1'ini ada topluluklarıyla paylaşma taahhüdünde bulunduğunu söyledi.
Wood, "Neden olabilecekleri potansiyel hasarla karşılaştırıldığında bu hiçbir şey" ifadelerini kullandı.
Impossible Metals şirketi ise açıklama yapmaktan kaçındı. Şirket daha önce güvenli olduğuna ikna olmadan madencilik faaliyetlerine başlamayacağını açıklamıştı.
Pasifik ada ülkeleri, derin deniz madenciliğinin ekonomik kazanç mı yoksa çevresel felaket mi getireceği konusunda bölünmüş durumda.
Nauru ve Cook Adaları deniz tabanı madenciliği aramasında dünyada öncü ülkeler arasında yer alırken, Samoa, Fiji ve Palau gibi ülkeler sektöre moratoryum uygulanması çağrısında bulunuyor.