sondakika.com
Son Dakika

Politikacı transferi, futbolcu transferine benzemez!

Gündemin birinci sırasındaki sorunlar birden fazla.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Gündemin birinci sırasındaki sorunlar birden fazla: “Emekli Amiral Türker Ertürk’ ün gözaltına alınması” “Çerçeve Yasa, yetersizlikler ve farklı tepkiler” “İBB Davası ve Ekrem İmamoğlu ’nun Savunma sorunu” “Geçim sıkıntısı ve enflasyon” “Haksız ve Hukuksuz olarak hapis yatanlar” “Suriye, Ortadoğu Savaşı, Mekke Antlaşması” “CHP’ye el konması ve ‘Butlan CHP’si’nin Menderes’te İktidara destek vermesi” “YENİ PARTİ’nin başarısı” “Maden işçilerinin direnişi” “Süleymancı Tarikata el konulması ve el konurken, ‘Tarikatlara karşı değiliz’ açıklaması yapılması” İktidarın bütün bunlara verdiği yanıt ise sadece iki: TUTUKLAMA ve TRANSFER! Bugün, şu politikacı transferlerine yakından bir bakalım. *** Değerli okurlarım, futbolcular ile politikacıların transferleri tamamen birbirine ters nedenlerle yapılır: Futbolcular, takım aidiyetlerinden, kimliklerinden dolayı değil, iyi futbol oynadıkları için transfer edilirler. Politikacılar ise tam tersine, iyi politikacı olduklarından dolayı değil, ait oldukları partilerden, parti kimliklerinden dolayı transfer edilirler.

Transferlerde, futbolcunun değeri kendisinden, politikacının değeri ise sandalyesinden kaynaklanır. *** Bu yazıya temel teşkil etmesi için kendi internet sitem www.kongar.org’da, transfer listelerini yayımladım. Bu listeye göre, 2023 ve 2024 yılı seçimlerinden sonra, İktidar, muhalefet partilerinden 19 milletvekili, 90 belediye başkanı transfer etmiş. Milletvekili veya belediye başkanı seçilmiş olan politikacıların parti değiştirmeleri, hem bir genel ahlak hem bir siyasal ahlak, hem de bir rejim sorunudur: Bir milletvekiline sırf belli bir partinin adayı olduğu için oy veriyorsunuz...

O milletvekili kazandığı seçim sonrasında, başka bir partiye geçip kendisine oy vermiş olan herkesi aldatıyor. Bir belediye başkanına, hem partisine hem de kendisine inandığınız için oy veriyorsunuz... O belediye başkanı kazandığı seçim sonrasında, başka bir partiye geçip kendisine oy vermiş olan herkesi aldatıyor.

Bu, her şeyden önce, aday-seçmen ilişkileri açısından bir yalancılık, bir aldatma ve bir “genel ahlak” sorunudur. Ayrıca bir adayın, liderini, bütün parti örgütünü ve seçmenlerini aldatması, bir “siyasal ahlak” sorunudur. Rejim açısından ise “Milli İrade” denilen kavram, parti değiştiren milletvekilleri ve belediye başkanları tarafından sakatlanmış, ihlal edilmiş, “Demokratik Rejim” kötüye kullanılmış ve hatta katledilmiş oluyor.

YA BU TRANSFERLERİ YAPAN İKTİDAR: Parti değiştiren bu kişileri, bırakın özendirmeyi veya zorlamayı, sadece kabul ettiği için bile, bu ahlak ve rejim sorunlarına yol açmış, toplumun genel ahlakını, siyasal ahlakını ve Milli İradeyi zedeleyerek Demokratik Rejimi tahrip etmiş oluyor. *** Gündemin haber sıralaması bir yana... TÜRKİYE’NİN BİRİNCİ SORUNU: Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti’ni ve Çağdaş Cumhuriyeti korumak için... BU İKTİDARDAN KURTULMAKTIR!

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü