sondakika.com
Son Dakika

Politikada analiz-tutarlılık

Analiz; öğeleri inceleyerek, ayrıştırarak olaylar arasında bağlantılar, sebep-sonuç ilişkisini belirleyerek sonuca ulaşmaktır.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Analiz; öğeleri inceleyerek, ayrıştırarak olaylar arasında bağlantılar, sebep-sonuç ilişkisini belirleyerek sonuca ulaşmaktır. Tutarlılık; düşüncelerde, davranışlarda söylem ve eylemlerde kendi iç mantığı ile zaman ve mekân içinde çelişkiye düşmemektir. Türkiye’nin günümüzdeki sorunlarını, konumunu analiz ederken iç ve dış dinamikleri etkenleri dikkate almak gerekir.

Osmanlı Devleti, yabancıların kontrolünde Düyunu Umumiye İdaresi, kapitülasyonlarla yabancı sermayeli endüstrisiyle, yabancı bankaların egemenliğinde finansal ekonomi sistemiyle ağır dış borçlarıyla, yarı koloni bir devletti. Böyle bir ekonomide, koloni eliti, komprador da denen yabancılarla işbirlikçi, yabancı destekli bir kitle, grup da oluşmuştu. Bağımsızlık Savaşı sırasında yabancılarla dostluk cemiyetleri de kuruldu.

Mustafa Kemal Paşa ’nın Amasya Tamimi, Bağımsızlık Savaşı ateşini yaktıktan sonra ülkede, din motifli, dış destekli ulusal bağımsızlığa karşı iç ayaklanmalar başlayarak tüm savaş yıllarında işgalci güçler yerine sürdürüldü. Ülkede Kuvayı Milliye’yi bitirmek için Kuvayı İnzibatiye kuruldu. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını idama mahkûm eden Divan-ı Harp kuruldu, Ankara ulusal meclisine karşı İstanbul hükümetleri işgalcilerle işbirliğini sürdürdü.

Savaş bittikten, zafer kazanıldıktan sonra da “Cumhuriyet kurulmasın, Osmanlı Devleti’ni sürdürelim” diyenler oldu. Cumhuriyet ilan edildikten sonra, bağımsız devlete karşı Cumhuriyeti içine sindirememiş bu kitleler varlığını sürdürdü. Tekke ve zaviyeler kapatıldı, tarikatlar yasaklandı ama bağlantılı ilintili olanlar ülkede kaldı.

Türkiye’nin siyasal yaşamını etkileyen ana iç dinamik, bu kitlelerdir. Kendilerini milliyetçi-muhafazakâr olarak da etiketleyen bir grup, 1924’te Cumhuriyetçi Terakkiperver Partisi’nin, 1930’da Cumhuriyetçi Serbest Fırka’nın destekçisi, 1950’de Demokrat Parti’yi iktidara getiren ana iç dinamik olmuştur. 1980 sonrası ANAP’ın omurgasını oluşturmuş, günümüzde de Cumhur İttifakı olarak iktidarda bulunmaktadır.

Dış dinamikler, emperyal güçler, I’inci Dünya Savaşı sonrası İngiltere, II’nci Dünya Savaşı sonrası da ABD’dir. I’inci Dünya Savaşı sonrası, Ortadoğu’nun egemen gücü, Kürtlerin de hamisi İngiltere, I’inci Dünya Savaşı sonrası ABD İngiltere’nin Ortadoğu’daki konumunu üstlenmiştir. 1970’li yıllardan sonraki gelişmeler ABD’nin Büyük Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’nden bağımsız düşünülemez.

24 Ocak ekonomik kararları ardından 12 Eylül 1980 askeri darbe, bu projenin uygulanma aşamasıdır. “Türk-İslam” sentezi söylemi altında Cumhur İttifakı’nın nüvesi oluşturulmuş, günümüz iktidarının yolu açılmıştır. Emperyal güçler, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni sürdürememişler, kabul edememişlerdir.

Lord Curzon ’un Lozan Konferansı’nda İsmet Paşa ’ya “Şimdi bunları alıyorsunuz ancak zamanla geri alacağız” tehdidi unutulmamalıdır. CHP bağımsızlık karşıtı iç ve dış dinamiklere karşı, Bağımsızlık Savaşı’nı yöneten siyasi güç Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin siyasal partiye dönüşümü ile kurulmuştur. Mustafa Kemal Paşa, partinin ilkelerini, dokuz umde olarak belirlemiştir.

CHP’nin günümüzde atanmış, butlan, işgalci figüran olarak da tanımlanan yönetimi, partinin misyonuna kuruluş ilke ve amaçlarına ters düşmekte, çelişkili açıklamalarla tutarsızlık da sergilemektedir. Bugünkü yöntem, CHP’li olarak tanımlanamaz, nitelendirilemez. Bu kişiler aferisttir.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü