sondakika.com
Son Dakika

Psikiyatristlerden okul şiddetine karşı altı öneri

Türkiye Psikiyatri Derneği, okullarda şiddetin yalnızca bireysel ruhsal sorunlarla açıklanamayacağını belirterek Ruh Sağlığı Kanunu’ndan akran zorbalığıyla mücadeleye, erken uyarı sistemlerinden çocuk ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesine kadar öneriler sıraladı.

Fotoğraf: Bianet

Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), okullarda şiddetin önlenmesine yönelik hazırladığı raporda, sorunun bireysel psikiyatrik sorunlara ya da “ahlaki çöküşe” indirgenemeyeceğini belirtti.

Dernek, okul şiddetini yapısal eşitsizlikler, kamusal hizmetlerdeki yetersizlikler, çocukların karşılanmayan ruhsal ihtiyaçları ve şiddeti normalleştiren kültürel mesajlarla birlikte ele almak gerektiğini vurguladı.

TPD, haziranda Urfa ve Maraş’taki okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından TBMM’de kurulan araştırma komisyonu için bir rapor hazırlamıştı. Dernek Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar raporu 30 Haziran’da komisyona sunmuştu.

“Psikiyatrik önlemler çözüm için yeterli değil”

Raporda, okullara metal dedektör veya silahlı güvenlik görevlisi yerleştirmek ya da çocukları kısa psikiyatrik değerlendirmelerin ardından ilaç tedavisine yönlendirmek gibi önlemlerin tek başına şiddeti önleyemeyeceği belirtildi.

TPD, “Okul şiddeti psikiyatrik önlemlerle çözülemez” diyerek yapısal eşitsizlikleri gözeten, kamusal hizmetleri güçlendiren ve çocuğu yaşadığı çevreyle birlikte ele alan bütüncül bir halk sağlığı yaklaşımı önerdi.

Erken uyarı işaretleri neler?

Dernek, ağır şiddet eylemlerinin çoğunun uzun süren bir birikimin ardından gerçekleştiğine dikkat çekerek okul çalışanlarının erken uyarı işaretlerinin fark edilmesinde önemli bir konumda olduğunu belirtti.

Raporda dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında çocuğun akranlarından ve güvendiği yetişkinlerden uzaklaşması, sistematik akran zorbalığı, tehdit veya intikam söylemleri, geçmişteki kitlesel saldırı faillerine hayranlık, okul başarısında ani düşüş, devamsızlığın artması, aşırı öfke, öz bakımın azalması ve sürekli tetikte olma hali sayıldı.

TPD, bu belirtilerin çocukları damgalamak amacıyla değil, destek ihtiyacını belirlemek için değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Birden fazla işaretin bir arada görülmesi durumunda uzman değerlendirmesine başvurulması gerektiğini belirtti.

Okullarda ruh sağlığı çalışanı istihdamı

Derneğin okul şiddetinin önlenmesi için sıraladığı altı öneriden ilki bir Ruh Sağlığı Kanunu çıkarılması.

TPD’ye göre düzenleme, okullarda tam zamanlı klinik psikolog veya psikososyal destek uzmanı istihdam edilmesini, çocuk psikiyatristlerinin bölgesel danışmanlık ve denetim görevlerini, ulusal okul ruh sağlığı tarama programlarını ve ihtiyacı olan öğrencilerin ücretsiz psikoterapiye erişimini güvence altına almalı.

İkinci öneri ise fiziksel ve dijital akran zorbalığını kapsayacak bağımsız bir yasal çerçevenin oluşturulması.

Dernek, okulların sorumluluklarını ve izleme mekanizmalarını belirleyecek bu düzenlemenin yalnızca cezalandırmaya değil, onarıcı adalet ve psikososyal rehabilitasyona dayanması gerektiğini belirtti.

Dijital platformlara çocuk koruma yükümlülüğü

TPD, çocukların dijital ortamda karşılaştıkları içeriklere ilişkin de düzenleme yapılmasını önerdi.

Buna göre dijital platformların çocuklara içerik öneren algoritmaları bağımsız denetime tabi tutulmalı; nefret söylemi, şiddet ve radikalleşmeyi besleyen içeriklere karşı çocuk haklarını gözeten yaş filtreleme sistemleri oluşturulmalı.

Medya okuryazarlığı eğitiminin de okullardaki müfredata ve aile destek programlarına dahil edilmesi gerektiği belirtildi.

Çocuk ruh sağlığı hizmetleri güçlendirilmeli

Derneğin bir diğer önerisi, özellikle dezavantajlı bölgelerde çocuk ve ergen psikiyatristi ile klinik psikolog sayısının artırılması.

Bu bölgelerde çalışmayı teşvik edecek mali destek mekanizmalarının oluşturulması ve çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlık kontenjanlarının ülke ihtiyacını karşılayacak düzeye çıkarılması istendi.

Hukukçular Maraş’taki okul saldırısı iddianamesini nasıl değerlendiriyor?

TPD ayrıca eğitim, sağlık ve sosyal hizmet kurumlarının birlikte çalışacağı bir erken uyarı ve risk yönetim sistemi kurulmasını önerdi.

Sistemin çocukların mahremiyetini koruyacak ve damgalanmayı önleyecek etik güvenceler içermesi gerektiğini vurgulayan dernek, risk durumlarında kurumların birlikte ve hızlı hareket etmesini sağlayacak protokollerin yasal zemine kavuşturulmasını istedi.

Altıncı öneri ise Çocuk Koruma Kanunu’nun (ÇKK) uygulamasının güçlendirilmesi.

TPD, mevcut uygulamalardaki bürokratik gecikmelerin giderilmesini, risk altındaki çocukların okul aracılığıyla tespit edilmesi, ilgili kurumlara bildirilmesi ve koruma altına alınmasının açık bir yasal sorumluluk olarak tanımlanmasını önerdi.

Sosyal hizmet uzmanlarının da okul ekiplerine sistematik olarak dahil edilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü