Psikopat denince akla yalnızca suç işleyen ve tehlikeli kişiler gelmiyor. Uzmanlara göre bazı kişiler toplum içinde son derece başarılı, çekici ve güvenilir görünürken manipülatif ve empati yoksunu davranışlar sergileyebiliyor. Özellikle iş hayatında ya da romantik ilişkilerde ortaya çıkabilen bu özellikler, ilk etapta fark edilmeyebiliyor.
Psikopatlık çoğu zaman dışarıdan bakıldığında kolayca anlaşılabilen bir özellik değil. Aksine, psikopatik özellikler taşıyan bazı kişiler son derece sosyal, başarılı, yardımsever ve karizmatik bir görüntü sergileyebiliyor. Özellikle iş dünyasında “kurumsal psikopat” olarak tanımlanan kişiler; manipülasyon, yalan, aşırı özgüven ve empati eksikliği gibi davranışlarla çevrelerindeki insanları etkileyebiliyor.
Ancak önemli bir ayrım bulunuyor: Bir kişinin psikopat olup olmadığı yalnızca davranışlarına bakılarak belirlenemez. Psikopati klinik bir tanı olarak tek başına değerlendirilmez; uzmanlar gerekli durumlarda farklı değerlendirme araçlarından yararlanabilir. Bunlardan biri de Hare Psikopati Kontrol Listesi-Gözden Geçirilmiş (PCL-R) olarak biliniyor.
Psikopatik özellikler taşıyan kişiler, ilk karşılaşmada son derece sıcak, ilgili ve yardımsever görünebilir. Karşısındaki kişinin güvenini kazanmak için onun davranışlarını ve duygularını taklit edebilirler. Bu nedenle ilk izlenimleri çoğu zaman oldukça olumlu olabilir ancak zaman içerisinde bu yakınlığın karşı tarafı etkilemek veya kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmek için kullanıldığı görülebilir.
Dikkat edilmesi gereken bir diğer özellik ise empati eksikliği. Karşısındaki kişinin yaşadığı bir olayın onda nasıl bir duygu oluşturacağını anlamakta zorlanabilirler. Yaptıkları bir davranışın başka bir insanı nasıl etkileyeceğini düşünmeden hareket etmeleri, ilişkilerde ciddi sorunlara yol açabilir. Üstelik yaptıkları davranışların ardından suçluluk veya pişmanlık göstermemeleri de dikkat çekebilir.
Kendilerini olduğundan daha önemli gösterebilirler
Bu kişiler başarılarını, yeteneklerini veya sahip oldukları gücü abartarak anlatabilir. Özellikle iş hayatında kendilerini kurum için vazgeçilmez göstermeye çalışabilir, aldıkları kararların veya yaptıkları çalışmaların önemini olduğundan büyük gösterebilirler.
Bazen başkalarının fikirlerini sahiplenerek bunları kendi başarıları gibi sunmaları da mümkün olabilir.
Her şeyi anlatmaz, gerektiğinde sırları kullanırlar
Gizemli davranmak ve bilgiyi kontrol altında tutmak da dikkat çeken özelliklerden biri olabilir. Çalışma arkadaşları, yöneticiler veya kurum içerisindeki kararlarla ilgili bilgileri yalnızca işlerine yaradığı zaman paylaşabilirler. Başkalarının özel bilgilerini veya kurum içindeki sırları ise karşılarındaki kişiyi etkilemek için kullanabilirler.
Bu kişiler zaman zaman bir çalışan hakkında diğerlerine konuşarak ekip içerisinde güvensizlik ve bölünme yaratabilir.
Zekalarını ve başarılarını sürekli öne çıkarabilirler
Psikopatik özelliklere sahip kişilerin tamamının yüksek zekâlı olduğu düşüncesi doğru değildir ama bazı yüksek işlevli kişiler, sosyal becerilerini ve zekalarını kullanarak iş hayatında hızlı şekilde yükselmeyi başarabilir. Özellikle güç sahibi olmayı, kontrol etmeyi ve diğer insanlar üzerinde baskınlık kurmayı önemseyen kişiler dikkat çekebilir.
İş yerinde zorbalık ve manipülasyon gibi davranışlarla bir arada görülebilen bu özellikler, ekip içerisinde ciddi problemlere neden olabilir.
Sürekli ve amaç odaklı yalan söylemek de dikkat edilmesi gereken davranışlardan biri olarak gösteriliyor. Söyledikleri yalanlarla kendilerini daha başarılı, güçlü veya önemli gösterebilir; karşılarındaki kişileri kendi istedikleri doğrultuda hareket ettirmeye çalışabilirler.
Özellikle istedikleri sonucu alamadıklarında daha önce destekledikleri kişiyi hedef haline getirmeleri ve onu çevresine karşı kötü göstermeye çalışmaları, iş hayatında ciddi çatışmalara yol açabilir.
Gaslighting ile kişiyi kendisinden şüphe ettirebilirler
Manipülasyonun daha ileri boyutunda ise “gaslighting” olarak bilinen davranış ortaya çıkabilir. Kişinin yaşadığı olayları sorgulamasına, kendi hafızasından şüphe etmesine ve yaşanan problemlerin sorumlusunun kendisi olduğuna inanmasına neden olan bu davranış, özellikle yakın ilişkilerde yıpratıcı olabilir.
Sürekli suçlanmak, yapılanların inkar edilmesi ve kişinin kendi algısından şüphe etmeye başlaması bu tür manipülasyonların işaretleri arasında değerlendirilebilir.
Böyle biriyle karşılaşıldığında ne yapılmalı?
Uzman desteği gerektiren durumlarda en önemli adım, yaşananları tek başına çözmeye çalışmamak. Özellikle kişi kendisini sürekli suçlu, çaresiz veya kafası karışmış hissediyorsa profesyonel destek almak faydalı olabilir.
Yaşanan olayları mümkün olduğunca objektif değerlendirmek, önemli konuşmaları ve olayları kayıt altında tutmak, güvenilen kişilerle iletişim kurmak ve gerektiğinde sınır koymak da kişinin kendisini korumasına yardımcı olabilir.
İş yerinde benzer davranışlara maruz kalan başka çalışanların bulunması halinde, güvenilir kişilerle iletişim kurmak da önem taşıyabilir ama herhangi bir kişiye “psikopat” etiketi koymak yerine, somut davranışlara ve yaşanan olaylara odaklanmak gerekir çünkü psikopatik özellikler gösterdiği düşünülen bir kişiyi yalnızca birkaç davranışından yola çıkarak teşhis etmek mümkün değildir. Kesin değerlendirme ancak alanında uzman profesyoneller tarafından yapılabilir.