Fransız Guyanası’ndaki Avrupa Uzay Limanı’nda gerçekleştirilen her fırlatmada motorların gürültüsü ve görkemli görüntülerin arkasında, işler ters gitmediği sürece pek fark edilmeyen kritik bir birim görev yapıyor: Uçuş Güvenliği Birimi.Bu ekibin görevi epey net: Roketin fırlatma rampasından ayrıldığı andan tüm aşamalarının devre dışı kalıp yeryüzüne düşmesine kadar halkın ve teknik personelin güvenliğini eksiksiz biçimde sağlamak.Euronews, bu ölçekteki bir fırlatmanın güvenliğinin nasıl sağlandığını anlamak için Fransa Ulusal Uzay Araştırmaları Merkezi’nde (CNES) uçuş güvenliği mühendisi olarak görev yapan Léonard Buchaillot ile konuştu.Gerçek zamanlı izleme ve yörünge analiziGüvenlik çalışmaları motorların ateşlenmesiyle başlamıyor. Kalkıştan saatler önce uzmanlar, Kourou’daki hava koşullarından kaynaklanabilecek riskleri değerlendirmek amacıyla meteorolojik verileri gerçek zamanlı olarak işliyor ve analiz ediyor.Uçuş sekansı başladıktan sonra ise birim, roketin balistik takibini üstleniyor:Yörünge analizi: Roketin kesin konumu milisaniye milisaniye takip ediliyor ve hareketleri teorik modellerle karşılaştırılıyor.Müdahale aralığı: Ekip, araç okyanus üzerinde ilerlerken ve fırlatma aracı atmosferik bölgeyi aşarak kıtasal alanların üzerinden geçmeye başlayana kadar roketi denetleme ve gerektiğinde müdahale etme yetkisini elinde tutuyor.Kırmızı düğme: Bir roket ne zaman ve neden etkisiz hale getiriliyor?Bir anormallik yaşandığında kararın çok hızlı verilmesi gerekiyor. Yüzlerce ton ağırlığında ve yakıt yüklü bir roketin kontrolden çıkarak rotasından sapmasının yerde oluşturabileceği riskleri önlemek amacıyla mühendisler, önceden belirlenmiş “uçuş koridorları” adlı sınırlar üzerinden çalışıyor.Telemetri verileri Ariane 6 roketinin hesaplanan rotasından saptığını ve güvenli uçuş koridorunun sınırlarını aştığını gösterirse protokol otomatik ve kesin: Etkisiz hale getirme komutu veriliyor.Bu komut, roketin tehlike oluşturmasını önlemek amacıyla fırlatma aracının kendini imha sistemlerini devreye sokuyor.
Böylece roket, herhangi bir risk yaratmadan önce açık okyanus bölgeleri üzerinde kontrollü biçimde parçalara ayrılıyor.Léonard Buchaillot süreci şöyle anlatıyor:“Bu, tüm ekibin koordinasyonuyla alınan bir karar. Roket belirlenen uçuş koridorunu aşarsa bu, durumun tehlikeli hale gelebileceği anlamına gelir. O anda uçuşu derhal durduruyor ve roketi etkisiz hale getiriyoruz.”Yoğun baskı altında zorlu eğitimUçuş kontrol odasında tereddüde veya doğaçlamaya yer yok.
Birkaç saniyelik hata payı bile görevin güvenli biçimde sonlandırılması ile bir kaza arasındaki farkı belirleyebilir.Bu nedenle güvenlik ekibi, her hafta gerçekleştirilen son derece zorlu simülasyonlarla sürekli eğitimden geçiyor.Bu düzenli tatbikatlarda fırlatma aracında meydana gelebilecek kritik arızalar gerçek zamanlı olarak canlandırılıyor. Böylece personelin koordinasyonu test ediliyor, operasyonel sertifikaların geçerliliği korunuyor ve herhangi bir acil durumda verilecek tepkinin otomatik, hızlı, hassas ve koordineli olması sağlanıyor.