Herkesin bildiği ünlü bir özlü söz vardır: “Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz” derler! Ne yazık ki “Şahsım Devleti”nin cetveli “doğru cetvel” değildir... Üstelik de gittikçe eğrilmektedir! *** Doğru cetvel değildir, çünkü Anayasa’ya uymamaktadır...
Zaten, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” olan “Cumhuriyet Rejimi”ndeki bütün Anayasal kurumların, başta “Yüksek Yargı” olmak üzere, hem kuralları değiştirilmiş hem de içleri boşaltılmış ve hepsi “Şahsım Devleti”nde, bu devletin de adını da koyan “Şahsa” bağlanmıştır. Bu “eğri cetvelin” dört sonucu olmuştur: 1) Bütün kurallar ve kararlar “şahsa” bağlandığı için, hiçbir kurumda hiçbir kural doğru dürüst uygulanamaz olmuştur. 2) Bütün kurumların kadroları “göreve liyakate” göre değil, “şahsa sadakate” göre doldurulmuştur; hiçbir kurum işlevini doğru dürüst yapamamaktadır.
3) Her kurumun başındaki kişi ve/ veya personel, “Şahsın” gözüne girebilmek için, ya hiç kimsenin aklına gelmeyen bir yenilik, ya kimsenin cesaret edemediği bir aşırılık yapmaya başlamış ve bütün bunlar ödüllendirilmiştir. 4) Bu üç nedenden dolayı, zaman geçtikçe, cetvelin eğrilik açısı daha da artmış, üstelik artış hızının ivmesi de yükselmiştir İktidar ve Toplum, cetveldeki eğriliğin ürettiği bu dört sonucun dört ölümcül türevini yaşamaktadır: 1) Kurumlarla birlikte, yargı ve dolayısıyla devlet de çökmüş, zaten kalmayan can ve mal güvenliği asgariye inmiştir; toplum elbette bundan İktidarı sorumlu tutmaktadır. 2) Ekonomi ve maliye çökmüş, geçim sıkıntısı dayanılmaz bir hal almıştır; yine İktidar eleştirilmektedir.
3) Bu nedenlerle siyasal ömrü biten İktidar, 2023 seçimlerinde, Emperyalizm ve PKK Terör örgütü aleyhine yaptığı propagandaların, vaatlerin, CHP’yi suçladığı siyasal ittifakların ve seçmene verdiği sözlerin tam tersine, Emperyalizm ve PKK Terör örgütü ile İttifak kurarak 2026’da “Çerçeve Yasa” yı devreye sokmuştur. 4) Toplum, İktidarın 2023 seçimlerinden bir yıl sonra verdiği sözlerin tam tersini yapmaya başlamasına, 2024’te yitirdiği belediyelere el koymasına, yaptığı MV ve BB transferlerine tepkilidir; ama İktidar bunu hiç dikkate almamakta ve toplumu kabul edemeyeceği noktalara doğru zorlamaya devam etmektedir. *** Bu yukarıdaki çözümleme ve irdelemeler bağlamında “Çerçeve Yasa”ya baktığımızda, birtakım Kurumlar ve Komisyonlar görüyoruz ama mevcut uygulamalar bağlamında bunların bağımsız olmadıkları ve hepsinin “Şahsa” bağlı olduğu açıkça bilinmektedir. Madde 1: Güvenlik kurumları Milli Güvenlik Kurulu Madde 3: Cumhuriyet savcısı Sulh ceza hâkimliği Madde 4: Soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki etkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi.
Madde 6: İnfaz hâkimi Cumhuriyet başsavcılıkları Madde 7: Uygulanmayı ve değerlendirilmeyi yapacak kurul: Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri. İhtiyaç halinde Kurul tarafından oluşturulacak alt komisyonlar. Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilecek olan bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere kurdurulan İzleme Komisyonu. Madde 8: Güvenlik kurumları İçişleri Bakanlığı Milli Savunma Bakanlığı Madde 9: Kurul tarafından görev verilen kurumlar. *** Ve adını bizzat Cumhurbaşkanı’nın koyduğu “Şahsım Devleti” kavramına ilişkin sorusu olanlar için, “Çerçeve Yasa”nın son maddesi: Madde 12: BU KANUN HÜKÜMLERİNİ CUMHURBAŞKANI YÜRÜTÜR.