sondakika.com
Son Dakika

‘Şahsım devleti’nin çöküşü

AKP’li Tayyar’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı’na önerisini, Zülâl Kalkandelen dün, irdeleyerek eleştirdi: Türkiye’nin niçin bu rejimle hiçbir sorunu çözemeyeceği ve daha da kötüye gideceği o yazıda anlatılıyor.

Fotoğraf: Cumhuriyet

AKP’li Tayyar’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı’na önerisini, Zülâl Kalkandelen dün, irdeleyerek eleştirdi: Türkiye’nin niçin bu rejimle hiçbir sorunu çözemeyeceği ve daha da kötüye gideceği o yazıda anlatılıyor. *** “Şahsım Devleti” rejimi, bütün Ortaçağ’da, hem Doğu’da hem Batı’da geçerli olan tek rejimdir: İmparator, kral, şah, padişah, papa, halife, tek “şahıs” olarak hem dünyevi hem uhrevi iktidar sahibidir. Avrasya’nın Dünya İmparatorluğu’nu Roma’dan devralan Osmanlı’da da durum böyledir. “Şahsım Devleti”, çağın değişen koşullarına yanıt verememeye başlayınca, başka “şahıslardan” da çözüm aranır ama Köprülü olayından öğrendiğimiz gibi, çözümler çok geçici kalır ve çöküş önlenemez.

Köprülü Mehmet Paşa, İmparatorluğu kurtarması için sadrazam olması istendiğinde, Padişah IV. Mehmed’in, Kösem Sultan’ı öldürtmüş olan annesi Hatice Turhan Sultan’a şu koşulları ileri sürmüştür: 1) Raporların kabulü: Sunduğu raporlar ve öneriler hiç kimse tarafından engellenmeyecek ve geri çevrilmeyecek. 2) Atama yetkisi: Atamalara, görevden almalara ve rütbe değişliklerine saray veya başkaları karışmayacak.

3) Savunma hakkı: Kendisi hakkında bir şikâyet ortaya çıkarsa padişah onu dinlemeden karar vermeyecek. 4) Saray müdahalesi olmaması: Saray mensupları ve devlet görevlileri yönetim işlerine karışmayacak. Bu koşullar “Şahsım Devleti” nin bütün yetersizliklerini belirten ve mukadder çöküşü de önleyemeyen maddelerdi. *** Bugünkü “Şahsım Devleti”nin kaçınılmaz sonuçları aşağıda: (İlk 9 madde Tayyar’ın) 1) Siyasette, bürokraside, hayatın birçok alanında tuhaf bir dağınıklık. (Eşgüdümsüzlük) 2) Herkes ayrı telden çalıyor, senkronize değiller. (Kargaşa) 3) Birbiriyle çatışıyorlar. (Rekabet) 4) Kendi otonom yapılarını kurmuşlar. (Küçük reisler) 5) Gelecek hesabı içindeler. (Dönekler, Yeni ittifaklar) 6) Fırsatı ganimete çevirmek istiyorlar. (Yolsuzluk) 7) Özel hesaplarını görüyorlar. (Kişisel hesaplaşma) 8) En yakınları bile Cumhurbaşkanı’nın gölgesini kendi azametleri sanıyor. (Yakınlığın istismarı) 9) Vesaire. (Dikkat: “Herkes” ve “hiç kimse” nitelemeleri, sadece “İktidar yakınları” için kullanılıyor) “Vesaire” yerine eklemeler: 9) Hiç kimse, kamusal ve özel yaşamlarında, Anayasa, yasa, yönetmelik, yargı, dinlemiyor; çünkü yargı onların.

10) Göze girmek ve takdir edilmek için, herkes, her türlü aşırı eylem ve söylemleri gerçekleştiriyor. 11) Adaletsizlik, liyakatsizlik ve kayırmacılık o kadar yaygınlaştı ki hiçbir denetim kurumu görevini yapamıyor. 12) Sömürü düzeyi ile yolsuzluk ve yağma olayları, saklanamayacak ve dayanılamayacak düzeylere tırmandırıldı.

13) Geçim sıkıntısı bütün halkı kırıp geçiriyor. 14) Eğitim işe yaramıyor, insanların, özellikle de gençlerin gelecek umudu kalmadı. 15) Seçim sonuçları, transferlerle değiştiriliyor; Milli İrade saptırılıyor, Demokratik rejim işlemiyor.

16) Sonuç olarak “Şahsım Devleti” sorun çözmek yerine yeni sorunlar üretmeye devam ediyor. *** Nitekim, herkes bu sonuçların farkında olduğu için, “Yeni Anayasa” önerileri başladı. Bu Anayasa ile “Şahsım Devleti”ni kuranlar ve ülkeyi buralara getirenler, şimdi “yenisini” yapacaklarmış!

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü