Saksonya-Anhalt seçimleri: Aşırı sağcı AfD için büyük zafer, Merz'in CDU'su için ağır hezimet
- Yazan,Değer AkalBildirdiği yer,Berlin
- Yazan,Değer Akal
- Bildirdiği yer,Berlin
- Yayın tarihi5 Eylül 2026Güncelleme 3 dakika önce
- Okuma süresi 8 dk
Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki parlamento seçimlerinde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, rekor düzeyde oy alarak birinci parti çıktı.
Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokratlar (CDU) ise ağır bir seçim yenilgisi ile sarsılıyor. Oysa CDU lideri Merz, geçen sene Mayıs ayında başbakanlığı üstlenirken iddialı konuşmuş, AfD'yi zayıflatacaklarını söylemişti.
2021'deki eyalet seçimlerinde %20,8 oy alan AfD, bu kez oylarını iki katından fazla artırarak %44'e çıkardı ve eyalet parlamentosunda en çok milletvekilini elde eden parti oldu.
Bu, aşırı sağcı AfD'nin bugüne kadar bir eyalet seçiminde aldığı en yüksek oy oranı. Ayrıca bugüne kadar Saksonya-Anhalt'ta bu kadar yüksek oy almayı başaran bir başka parti de olmadı.
Seçimin galibi AfD'yi, büyük bir farkla CDU izliyor. ZDF'in seçim projeksiyonuna göre CDU'nun oy oranı %17,5'e geriledi. Oysa CDU, 2021 yılındaki eyalet seçimlerinden %37,1 oy oranıyla birinci parti çıkmıştı.
20 yılı aşkın bir süredir, farklı koalisyon ortakları ile iktidarın büyük ortağı olarak Saksonya-Anhalt eyaletini yöneten CDU, bu eyalet seçiminde 2021 seçimlerine kıyasla oylarının yarısını kaybetti, tarihinin en kötü sonucunu aldı.
Üçüncü sırayı, %9,2 oy oranıyla Sosyal Demokrat Parti (SPD), dördüncü sırayı da %8,9 ile Yeşiller izliyor.
- Ergenlik çağına gelen kızlar, seks işçileriyle ilişkiye sokuluyor
- ABD'nin yaptırım uyguladığı Türk bankası hakkında neler biliniyor?
- 'Çin'de bir oteldeki cinsel ilişki görüntülerimiz binlerce kişiye yayımlanmış'
- İtalya'yı yenen Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonu
Her iki parti de 2021 seçimlerine kıyasla oylarını artırmış görünüyor. Sosyal Demokrat Parti, bir önceki seçimlerde %8,6 oy almıştı. Yeşiller Partisi ise 2021 seçimlerinde %,5,9 oy oranıyla, %5'lik barajı kıl payı geçebilmişti.
Oy oranı gerileyenler arasında yer alan Sol Parti ise %8,6 oy oranıyla beşinci sırada yer alıyor.
ZDF'nin projeksiyonlarında BSW partisinin %5,1 ile %5'lik barajını aşması ve eyalet meclisine girmesi bekleniyor.
Hür Demokrat Parti (FDP) ise %2,5'lik oy oranıyla baraj altında kaldı.
Kesin sonuçların açıklanmasına kadar, tüm partilerde endişeli bekleyiş sürecek.
Zira BSW'nin Saksonya-Anhalt parlamentosuna girip giremeyecek olması, sandalye sayılarını ve tüm olası koalisyon senaryolarını alt üst edebilir.
AfD, Saksonya-Anhalt'ın başkenti Magdeburg'deki seçim merkezinde, seçim sonuçlarının ekrana yansıtılmasıyla birlikte, galibiyet çığlıklar ve sevinç gösterileri ile kutlandı.
Almanya'nın ilk AfD'li eyalet başbakanı olmak için aylardır yoğun bir seçim kampanyası yürüten Saksonya-Anhalt'taki liste başı adayı Ulrich Siegmund'u ilk olarak, AfD Eş Başkanları Tino Chrupalla ve Alice Weidel tebrik etti.
Ulrich Siegmund, seçim sonucundan duyduğu memnuniyeti "Hedeflediğimizi başardık, bu ülkede tarih yazdık" sözleriyle dile getirirken, "seçmenlerin verdikleri oylarla, artık Almanya'da siyasi bir dönüşümün kaçınılmaz olduğu mesajını verdiklerini, bunun federal hükümetin görev yaptığı Berlin'e de verilmiş bir mesaj olduğunu" söyledi.
"2026 vizyonumuz gerçek oldu" diyen Siegmund, "Ülkemizi geri alacağız. Ve buna Saksonya-Anhalt ile başlıyoruz" dedi.
Bir hükümet kurulamaması durumunda yeniden seçime gidilmek zorunda kalınacağına işaret eden AfD'li siyasetçi, "O zaman yeniden seçim yapılır ve biz de %50 hatta 55 oy alırız" diyerek de meydan okudu.
AfD'nin Eş Başkanı Alice Weidel ise "sansasyonel" ve "tarihi galibiyet" olarak nitelendirdiği seçim sonucunun şüpheye yer olmayacak kadar net olduğuna işaret ederek, seçmenin hükümeti kurma görevini AfD'ye verdiğini kaydetti.
Aşırı sağcı partinin diğer Eş Başkanı Chrupalla da "Ulrich Siegmund, Saksonya-Anhalt'in yeni başbakanı olacak" açıklamasını yaptı.
Chrupalla, Almanya'nın CDU'lu Başbakanı Merz'in, AfD'yi zayıflatma iddiasıyla iktidara geldiğini anımsatarak, asıl kendilerinin CDU'nun oy oranlarını yarıya indirmeyi başardıklarını kaydetti.
Saksonya-Anhalt seçim sonucu, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki CDU için ağır bir yenilgi.
Siyasi kulislerde, seçim hezimetinin CDU merkezinde deprem etkisi yarattığı, CDU lideri Merz'in koltuğunun sallantıda olduğu konuşuluyor.
Saksonya-Anhalt Başbakanı ve CDU'nun seçimlerdeki liste başı adayı Sven Schulze, kameraların karşısına geçip derin bir nefes aldıktan sonra AfD'yi seçim başarısından ötürü tebrik etti.
Schulze, "Demokrasi budur. CDU olarak seçim sonucuyla başa çıkacağız, başa çıkmak zorundayız" dedi.
Seçim sonucundan Başbakan Merz'in de sorumlu olup olmadığı sorusuna Schulze, "Halk bize net bir mesaj gönderdi ve bu mesaj Saksonya-Anhalt'ın ötesine de uzanıyor" yanıtını vermekle yetindi.
CDU Genel Sekreteri Franziska Hoppermann ise Saksonya-Anhalt seçim sonucunun Federal Hükümeti sarsmayacağını savundu.
"Federal hükümet ve federal meclis dört yıllık bir dönem için seçiliyor ve bu akşamın konusunu oluşturmuyor" diyen Hoppermann, AfD ile görüşülmesi ve işbirliğine gidilmesi yönündeki çağrılara da sert çıktı.
"Aşırılık yanlıları ile, özellikle de aşırı sağcılarla işbirliği yapmıyoruz" diyen Hoppermann, "CDU, Euro Bölgesi'nden çıkmak isteyen, Rusya'yı dost olarak gören ve kurumlarımızı, ülkemizi ve halkımızı karalayan bir parti ile çalışamaz.
AfD tek başına iktidar olabilecek mi?
Sonucun AfD'nin tek başına iktidar olmasına yetip yetmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Partinin eş lideri Alice Weidel, AfD'ye hükümet kurmak için açık bir yetki verildiğini söyledi ve oylamayı "tarihi" olarak nitelendirdi ve tüm partilerle görüşeceklerini vurguladı, ancak partinin bir hükümet kurup kuramayacağı henüz netlik kazanmadı.
AfD için öngörülen sonuç, önceki kamuoyu yoklamalarının işaret ettiğinden daha yüksek, ancak partinin liderlerinin tek başına iktidar olmaya yetecek sandalyeye sahip olup olmadıklarını anlamaları, hangi küçük partilerin eyalet meclisine gireceğine bağlı olacak.
Bu durum, küçük partilerden birinin %5'lik barajı aşıp aşmamasına bağlı aşamazlarsa, AfD'nin çoğunluğu elde etme şansı artıyor.
AfD tek başına iktidara gelemezse, bu durum, Almanya'nın iç istihbarat servisi tarafından aşırı sağcılık şüphesiyle soruşturulan bir partiyi iktidardan uzak tutmaya kararlı olan ana akım partiler arasında uzun sürecek bir koalisyon kurma sürecini tetikleyebilir.
Parlamento seçimi, sıradan bir eyalet seçiminin çok ötesinde anlam taşıyor.
Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokratlar (CDU) ise Saksonya-Anhalt eyaletinde, tarihlerinin en kötü sonuçlarından birini aldı. Bu nedenle Avrupa'da da tüm gözler, seçimler sonrasında Berlin'de yaşanabilecek gelişmelere çevrilmiş durumda.
Merz'in koltuğu tehlikede mi?
AfD'nin seçimlerden zaferle çıkmasıyla, CDU'nun muhafazakarlar içinde liderlik tartışmasının başlayacağı, Başbakan Merz'in günlerinin sayılı olduğu yorumları yapılıyor.
Friedrich Merz'in, başbakanlık koltuğuna veda etmek durumunda kalabileceği yorumlarını güçlendiren bir anket, seçimlere günler kala, kamu yayıncısı ARD tarafından açıklandı.
Buna göre, Merz'in başbakanlığından memnun olanların oranı, %13'e kadar gerilemiş durumda. Bu oran, bugüne kadar görevdeki başbakanlar arasında, ölçülen en düşük oran.
Seçimler Almanya için neden önemli?
Seçimlerin yapıldığı Saksonya-Anhalt, Batı ve Doğu Almanya'nın birleşmesinden önce Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) sınırları içinde yer alan bir eyalet. Bu eyalet, Almanya'nın "yeni eyaletleri" ve "Doğu eyaletleri" olarak anılan beş eyaletinden biri.
Yalnızca 2 milyon 120 bin nüfuslu bu eyaletin aslında siyasi ya da ekonomik bir ağırlığı bulunmuyor.
CDU'nun eyalet seçimlerinde yarışan başbakan adayı Sven Schulze, bugün ilan edilecek sonuçların "Almanya'nın gidişatını belirleyecek bir karar" olduğunu söyledi.
Siyasi gözlemciler, bu konuda Schulze ile hemfikir. Ama zaten tam da bu nedenle, Almanya'yı ufukta zor günlerin beklediğini söylüyorlar.
2021 yılında Merz'in partisi CDU'nun %37 oy olarak birinci parti olduğu Saksonya-Anhalt'ta, o günden bu yana CDU liderliğinde, Sosyal Demokratlar (SPD) ve liberal Hür Demokratlar Parti'den (FDP) oluşan üçlü koalisyon hükümeti iktidarda bulunuyor.
Ama bu partilerin oy oranlarından büyük gerileme var. Son anketlere göre CDU'nun oy oranı %23'e, SPD'nin %9'a, FDP'nin ise %3'e geriledi.
Aşırı sağcı AfD ise, özellikle son aylarda bu eyalette yürüttüğü başarılı kampanya ile, oy oranını %40'lerin üzerine çıkarmayı başardı.
Üstelik bu eyaletteki AfD parti teşkilatı, Almanya'nın iç istihbarat teşkilatı tarafından, insanlık onuru, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle bağdaşmadığı, Anayasal düzene karşı faaliyet yürüttüğü, siyasi hedeflerinin "ırkçı ideoloji" ile şekillendiği gerekçesiyle "aşırı sağcı" olarak sınıflandırmıştı.
AfD, bu eyalette tek başına iktidara gelmesi durumunda, bu Almanya'nın yakın tarihinde önemli bir kırılma noktası oluşturacak.
Nazi rejiminin yıkılması, 1949'de Federal Almanya Cumhuriyeti'nin kurulmasından yıllar sonra, ilk kez bir eyalette aşırı sağcı bir parti, hükümeti kurma yetkisini elde edecek.
AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta iktidarı ele geçirmeye bu kadar yaklaşmasında, partinin liste başı adayı Ulrich Siegmund büyük rol oynadı.
Seçmenin kalbini nasıl fethetti?
Aşırı sağcı AfD'nin ilk eyalet başbakanı olmaya aday 35 yaşındaki Ulrich Siegmund, kampanyasını "Güzel, eski, güvenli Almanyamı geri istiyorum" sloganıyla yürüttü.
Anketler, Siegmund'un kampanyası ile partisinin 2021 yılındaki eyalet seçimlerinde aldığı %20,8'lik oy oranını ikiye katladığını gösteriyor.
Seçmenleri "Pazar günü tarih yazalım, ülkemizi geri alalım" sözleriyle sandıkta oy vermeye davet eden Siegmund, 2016'dan beri eyalet parlamentosu milletvekili.
18 yaşında üye olduğu CDU'dan 2014 yılında ayrılarak AfD'ye geçen Ulrich Siegmund, "TikTok starı" olarak adlandırılıyor.
Paylaştığı videolar ile hayran kitlesini büyüten AfD'li siyasetçinin söylemleri radikalleştikçe, takipçi sayısı da arttı.
Seçim kampanyası esnasında eyalette kentleri, kasabaları, köyleri neredeyse tek tek dolaştı, şenliği andıran mitingler düzenledi. Hayranları onunla fotoğraf çektirebilmek, hatta "Almanya'nın en tehlikeli adamı" olarak nitelendirildiği Der Spiegel dergisini imzalatmak için saatlerce sıra bekledi.
Ulrich Siegmund, aşırı sağcı, yabancı düşmanı, ırkçı tanımlamalarını reddediyor.
Siyasi gözlemciler ise "çok başarılı bir pazarlamacı" olarak nitelendirdikleri Siegmund'un genç, dinamik, karizmatik, güler yüzlü görüntüsü ile seçmenleri adeta büyülemeye çalıştığını, ancak aslında bu görüntüsünün ardında gizlemeye çalıştıkları nedeniyle tehlikeli olduğunu savunuyorlar.
AfD seçmene ne vadediyor?
Siegmund, "Alman kültürüne yabancı" göçü durdurmayı vaat ederken, çalışmayan, entegre olmayan göçmenleri ülkelerine geri göndermek için bir "sınır dışı görev gücü" kuracaklarını söylüyor.
Siegmund'un "hükümet programını" andıran seçim programında aslında eyaletlerin yetki alanına girmeyen vaatlerin yer alması da dikkat çekiyor.
"Alman ulusal kimliğinin korunmasına" vurgu yapılan programda, Alman tarihi derslerinin değiştirileceği, Almanların tarihlerinde gurur duymaları gereken olaylara da yer verileceği belirtiliyor. Okullarda müfredatın geleneksel ve ulusal değerler ışığında şekillendirileceği kaydediliyor.
Nüfusun artmasının desteklenmesi için bebeklere "hoş geldin parası" verileceği, ama bunun için ebeveynlerden birini Alman vatandaşı olması şartının getirileceği belirtiliyor.
AfD, ayrıca Ukrayna'ya mali ve askeri desteği kesmeyi, Rusya ile ilişkileri yeniden güçlendirmeyi ve Euro Bölgesi'nden de ayrılmayı istiyor.
AfD'nin seçim zaferi radikalleri cesaretlendirebilir endişesi
Almanya'daki demokratik partiler, 2013 yılında kurulan aşırı sağcı parti ile bugüne kadar hiçbir şekilde işbirliği yapmayarak, AfD'ye set çekmişti.
Ancak Saksonya-Anhalt seçim galibiyeti, AfD'ye örülen "güvenlik duvarı" (Brandmauer) politikasını daha fazla tartışmaya açabilir.
Ayrıca uzmanlar, Saksonya-Anhalt'taki seçim galibiyetinin, hem AfD bünyesindeki daha radikal kesimleri cesaretlendirebileceğine, hem de bugüne kadar AfD'ye oy vermekten çekinen ve Merz'in politikalarından memnuniyetsizlik duyan muhafazakar seçmenleri sandıkta bu partiye oy vermeye teşvik edebileceğine dikkat çekiyor.
Almanya genelini kapsayan son seçim anketleri AfD'nin oy oranlarının %29'a yükseldiğini, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin oy oranın ise %20'lere gerilediğine işaret ediyor.
Üstelik bu yılın başında Almanya'nın batısındaki Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinde yapılan seçimlerde AfD'nin oyların yaklaşık %20'sini alması, ülke genelinde artan popülaritesini de gözler önüne serdi.
AfD'nin bir sonraki genel seçimleri kazanma ihtimalinin artması, Almanya'da göçmenler ve göçmen kökenliler başta olmak üzere, aşırı sağ karşıtı tüm kesimleri endişelendiriyor.