sondakika.com
Son Dakika

Sarsılmışların dayanışması: YENİ Parti - Ensar Aytekin

2023 seçimlerinin ardından muhalefet cephesinde yaşanan kırılmayı hâlâ tam olarak tarif edebilmiş değiliz.

Fotoğraf: Cumhuriyet

2023 seçimlerinin ardından muhalefet cephesinde yaşanan kırılmayı hâlâ tam olarak tarif edebilmiş değiliz. Sandık yenilgisi, geniş bir kesimde yalnızca siyasi bir düş kırıklığı yaratmadı; aynı zamanda toplumsal bir anlam kaybına, sessiz bir çöküşe yol açtı. İnsanlar, yıllardır tutundukları güvenlik duygusunun bir anda dağıldığını hissetti.

Bu ruh halini anlamak için Çek düşünür Jan Patocka’nın “sarsılma” kavramı önemli bir kapı aralıyor. Patocka, insanın yaşamı boyunca üç temel hareket içinde yaşadığını söyler: Güvenlik arayışı, toplumsal roller ve özgürleşme. Büyük kırılmalar, bu güvenlik alanını yerle bir eder ve bireyi hakikatle yüzleşmeye zorlar.

Türkiye’de muhalif toplumun yaşadığı tam olarak buydu. Artık kimse “bilmiyormuş gibi” yapamıyor. YARALANMIŞLARIN ORTAKLIĞI Bugün Türkiye’de farklı siyasi görüşlerden, farklı toplumsal kesimlerden insanlar aynı ortak duyguda buluşuyor: Adaletsizlik.

Emekli, işçi, genç, üretici, atanamayan öğretmen... Hepsi aynı sarsıntının içinden geçiyor. Bu nedenle liderimiz Özgür Özel’in “Türkiye İttifakı” söylemi, klasik bir siyasi bloktan çok daha fazlasını ifade ediyor.

Bu ittifak, ideolojik bir birliktelik değil; yaralanmışlığın ortaklığıdır. Aynı mahalleden olmayı değil, aynı adaletsizliği hissetmeyi esas alır. SESSİZLİĞE İTİRAZ Otoriter rejimlerin “standart” diye sunduğu şey çoğu zaman adaletsizliğin üzerini örten bir sessizliktir.

Patocka buna “mezarlık sessizliği” der. Bu sessizliği bozmak ise ancak hak mücadelesiyle mümkündür. Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı operasyonu sonrası Saraçhane’de yükselen ses, işte bu sessizliğe karşı bir itirazdı.

Özgür Özel, siyaseti protokol salonlarından çıkarıp sokaktaki yurttaşın adalet talebiyle buluşturdu. Bu, siyasetin yeniden başladığı andı. ONARICI BİR LİDERLİK Türkiye’de liderlik uzun yıllar boyunca duygusuz, mesafeli ve sert bir kalıba sıkıştı.

Genel başkanımız Özgür Özel ise bu kalıbı kırarak toplumla aynı duyguda buluşan bir siyaset dili kurdu. Kardeşi gördüğü belediye başkanlarının mezarı başında döktüğü gözyaşı, cezaevindeki yol arkadaşlarını yalnız bırakmaması, bir annenin kendisini bağrına basarak ağlaması... Bunların hepsi, liderliğin yalnızca kürsüde değil, yaşamın içinde kurulduğunu gösteriyor.

Özgür Özel, toplumun acısını görmezden gelmedi; acıyı ortak bir dayanışma hattına dönüştürdü. 109 MİTİNGLİK UYANIŞ Butlan kararı öncesi Türkiye’nin dört bir yanında yapılan 109 miting, yalnızca bir seçim çalışması değildi. Bu mitingler, yurttaşları pasif bir “seçmen” olmaktan çıkarıp yeniden özne haline getiren bir uyanıştı.

Kendisinin gittiği her yerin kendiliğinden mitinge dönüşmesi, toplumun yeni bir irade geliştirdiğinin göstergesiydi. Bu irade, bugün Yeni Parti’nin kuruluşunda kendini buldu. YENİ BİR SİYASET DİLİ Türkiye siyaseti artık toplumun gerçek acılarına dokunan, sokakta karşılık bulan bir siyaset istiyor.

Özgür Özel’in çizdiği hat, baskı döneminin yarattığı toplumsal travmayı dayanışmaya dönüştüren bir yol açıyor. Bizler de bu yolun yol arkadaşları olarak şunu soruyoruz: Sarsıntılarımızdan kaçmak yerine, onları ortak bir özgürlük hikâyesine dönüştürmeye cesaretimiz var mı? Yeni Parti’nin temelinde işte bu cesaret yatıyor.

Yatılı okulda dayaktan yılmamayı öğrenen bir lider, bugün yıllardır haksızlığa uğrayan tüm yurttaşlara birlikte direnmenin yolunu gösteriyor. Başarıyı getirecek olan da bu dayanışmadır. ENSAR AYTEKİN YENİ PARTİ ÖRGÜTLERDEN SORUMLU GENEL BAŞKAN YRD.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü