Selanik’in Ano Poli semtinde bazı sakinler, duvar yazıları ve düzensiz graffitilere karşı farklı bir yöntem benimsemiş görünüyor. Evlerinin cephelerini tekrar tekrar boyamak yerine, duvarlarını sanatçılara emanet ederek açık hava tuvallerine dönüştürüyorlar.Renkler, çiçekler ve Japonya’dan ilham alan imgeler, tarihi mahallenin evlerinin cephelerinde giderek daha fazla görünür hale geliyor. Bu çalışmalar sokakların çehresini değiştirirken hem mahalle sakinlerinin hem de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.Son günlerde özellikle geleneksel bir evin dış duvarına yapılan çalışma dikkat çekiyor.
Japon estetiği ve ikonografisinden ilham alan duvar resminde, Katsushika Hokusai’nin ikonik “Büyük Dalgası”, çiçek açmış kiraz ağaçları, geleneksel Japon mimarisi ve karakteristik kırmızı güneş bir araya geliyor. Ortaya çıkan eser, şimdiden bölgeyi küçük bir fotoğraf durağına dönüştürmüş durumda.Çalışmanın arkasında ise ev sahiplerinin talebi üzerine duvar resmini hazırlayan sanatçı Suzy Kamaliani bulunuyor. Ev sahiplerinin Japonya’ya duyduğu özel ilgi, eserin temasını belirleyen temel unsur olurken tasarım, sanatçıyla birlikte şekillendirildi.Bununla birlikte, bu tercih yalnızca estetik kaygılarla yapılmadı.
Ev sahipleri, konutlarının dış duvarlarına yapılan tekrarlanan sprey boyama müdahalelerini azaltmanın bir yolunu arıyordu. Aynı yöntem, daha önce Ano Poli’deki başka bir evde de denenmişti. Kamaliani, geçen şubat ayında bu evin duvarında saksılar, çiçekler ve begonvillerden oluşan renkli bir kompozisyon oluşturmuştu.
Sanatçının aktardığına göre, çalışma tamamlandıktan sonra duvar yeni bir vandalizm müdahalesine maruz kalmadı.2009’dan bu yana düzenli olarak resim yapan Kamaliani, son yıllarda çalışmalarını tuvalin ötesine taşıyarak büyük ölçekli duvar resimlerine de yöneliyor. Sanatçıya göre bir muralı farklı kılan en önemli unsur, ölçeği. Büyük bir duvar, geleneksel bir tuvalden çok daha geniş bir ifade alanı sunarken sanatçıya kompozisyon konusunda da daha fazla özgürlük tanıyor.Kent için kalıcı bir sorunKontrolsüz sloganlar ve karalamalar, yalnızca mülk sahiplerini değil, temizlik çalışmalarının çoğu zaman kalıcı bir çözüm sunmadığını gören Selanik Belediyesi’ni de uğraştırıyor.Teknik İşler ve Sürdürülebilir Hareketlilikten Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Prodromos Nikiforidis, Ano Poli’nin bu sorunun en yoğun görüldüğü bölgelerden biri olduğunu belirtiyor.
Çok sayıda alçak katlı ve müstakil konutun yer aldığı mahallenin özgün kentsel dokusu, geniş duvar yüzeylerini izinsiz müdahalelere açık hale getiriyor. Nikiforidis’e göre grafiti ve duvar karalamaları, kentte uzun yıllardır devam eden bir sorun.Görsel kirliliğin önlenmesinde yalnızca temizlik çalışmalarının yeterli olmayacağı görüşünde olan belediye yönetimi, daha kapsamlı bir bilgilendirme ve vatandaşların sürece dahil edilmesinin yanı sıra, yüzeylerin onarımı için malzeme ve ekipman sağlayabilecek işletmelerle işbirliklerinin geliştirilmesini öneriyor.“Sanat yoluyla koruma” yaklaşımı ise Selanik’in ticaret merkezinde de karşılık buluyor. Çok sayıda esnaf, özellikle yürüyüş ve gösterilerin ardından slogan ve karalamalara maruz kalan işyerlerinin metal kepenklerini sanatçılara emanet ediyor.
Kepenklerin renkli duvar resimleriyle kaplanması, böylece yalnızca estetik bir dokunuş değil, aynı zamanda vandalizme karşı gayriresmî bir koruma yöntemi olarak da öne çıkıyor.Yeni duvar resimleri için sanatçı rehberiSelanik Belediyesi de kamusal sanat müdahalelerine daha planlı ve sistematik bir çerçeve kazandırmaya çalışıyor. Bu kapsamda, duvar resimleri alanında çalışan sanatçılar için açık bir veri tabanı ve iletişim ağı oluşturuluyor; sanatçılar başvuru yapmaya davet ediliyor.Girişim kapsamında, çalışmalarını belgeleyen bir kariyere ve güçlü bir portfolyoya sahip sanatçıların yer aldığı bir kayıt sistemi oluşturulması planlanıyor. Belediyenin hedefi, bu veri tabanını gelecekte gerçekleştirilecek mural projeleri ve kamusal alandaki diğer sanat müdahalelerinde kullanarak, sanatın Selanik’in gündelik kent manzarasındaki varlığını güçlendirmek.Ancak Ano Poli’de dönüşüm şimdiden evlerin duvarlarında kendini göstermeye başladı.
Dün boş kaldığında kolayca karalamaların hedefi olan yüzeylerde bugün Hokusai’nin bir dalgası, çiçek açmış bir sakura ağacı ya da rengârenk bir begonvil yer alıyor. Mahallenin duvarları, böylece yalnızca vandalizme karşı korunmakla kalmıyor, aynı zamanda kentin hikâyesine yeni bir görsel katman ekliyor.