sondakika.com
Son Dakika

Soruşturmaların, gözaltı ve tutuklamaların gölgesinde bir adli yıl: Baskı ve ceza yılı

Geride bıraktığımız adli yıl; seçilmiş belediye başkanlarının tutuklandığı, yerlerine kayyım atandığı, gazetecilerin haberleri, sanatçıların eserleri ve yurttaşların protestoları nedeniyle yargılandığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. İBB’den “kent uzlaşısı” ve “casusluk” dosyalarına, Saraçhane…

Fotoğraf: Cumhuriyet

İstanbul’da 2025-2026 adli döneminde; Başsavcılığını önce Akın Gürlek’in daha sonra Adalet Bakanı olarak atanmasının ardından yerine getirilen Fatih Dönmez’in yaptığı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında belediye başkanlarından siyasetçilere, gazetecilerden sanatçılara kadar çok sayıda isim gözaltına alındı, tutuklandı veya hakim karşısına çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalar yalnızca adli gündemi değil, ülkenin siyasi ve toplumsal yönünü de belirledi. Tutuklamaların henüz iddianame hazırlanmadan aylarca sürmesi, aynı kişiler hakkında birden fazla dosyadan tutuklama kararı verilmesi, etkin pişmanlık beyanlarıyla genişletilen soruşturmalar, seçilmiş yöneticilerin yerine kayyım atanması ve gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılması, “yargı eliyle siyasetin ve toplumsal alanın yeniden şekillendirildiği” eleştirilerini büyüttü.

1 Eylül’de başlayan adli yıl 20 Temmuz’da bitti ancak soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar hız kesmeden devam ediyor. SANDIKTAN ÇIKAN BAŞKANLAR CEZAEVİNE GİRDİ İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasıyla başlayan operasyonlar, CHP’li ilçe belediyelerine yayıldı. Son olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasıyla, CHP’nin 31 Mart seçimlerinde kazandığı İBB ve 26 ilçe belediyesinden 16’sının başkanı tutuklanmış oldu.

Bazı belediyelere kayyım atandı, bazılarında yönetim başkanvekili seçimleriyle veya “transferlerle” el değiştirdi. İBB DAVASINDA DÖRT AYLIK İLK CELSE İBB’ye yönelik soruşturmada hazırlanan iddianame 11 Kasım 2025’te tamamlandı, 25 Kasım’da kabul edildi. Davanın ilk duruşması ise 9 Mart 2026’da Silivri’de görülmeye başlandı.

Böylece soruşturma aşamasında aylar boyunca tutuklu kalan çok sayıda isim, ilk kez hakim karşısına çıkabildi. İlk günlerde 107’si tutuklu toplam 402 olan sanık sayısı, birleştirilen dosyalarla birlikte 110’u tutuklu toplam 414 sanığa yükseldi. Dava, sanık sayısı ve iddianamenin kapsamı nedeniyle yaklaşık 4 ay sürdü.

53 ismin hala tutuklu bulunduğu dosyada ikinci celse 17 Ağustos’ta başlayacak. “CASUSLUK” SUÇLAMASIYLA DÖRT TUTUKLAMA İmamoğlu, İBB soruşturmasının yanı sıra bu kez de “siyasal casusluk” suçlamasıyla tutuklandı. İmamoğlu’nun yanısıra; kampanya direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün hakkında, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek” suçlamasıyla dava açıldı.

Soruşturma sürecinde Merdan Yanardağ’ın yöneticisi olduğu TELE1’e kayyım atandı. Kanalın satışa çıkarılması gündeme geldi, daha sonra bu adımdan vazgeçildi. İstanbul 25.

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de görülen davada dört isim de iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve soruşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savundu. Mahkeme dört ismin tutukluluk halinin devamına karar vererek bir sonraki celseyi 29 Eylül’e erteledi. AKTAŞ KORUMALARLA, BAŞKANLAR TUTUKLU GELDİ Adli yılın en çarpıcı dosyalarından biri, “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davası oldu.

Suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş ile aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 34’ü tutuklu toplam 200 sanık, 27 Ocak’ta ilk kez hakim karşısına çıktı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandıktan sonra tahliye edilen Aktaş, duruşma salonuna korumalar eşliğinde geldi. Tutuklu belediye başkanları ise cezaevinden jandarma eşliğinde getirildi.

Dosyada Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in de aralarında bulunduğu 7 ismin tutukluluğu sürerken, davanın üçüncü celsesi 29 Temmuz itibarıyla tamamlandı. Mahkeme, karar için yaklaşık bir aylık ara verdi. 24 Ağustos’ta davada karar çıkacak.

SARAÇHANE’DE GÖZALTI, MAHKEMEDE “ELEŞTİRİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ GEREKÇESİYLE” BERAAT İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Saraçhane’de düzenlenen protestolara katılan çok sayıda genç, polis müdahalesi sırasında veya günler sonra evlerine düzenlenen şafak baskınlarıyla gözaltına alındı. Bazıları tutuklandı. Yüzlerce genç yalnızca eylemlere katıldıkları gerekçesiyle hakim karşısına çıkarıldı.

Ancak davaların neredeyse tamamı beraatle sonuçlandı. İstanbul’daki Saraçhane davalarında tutuklu genç kalmazken, üst mahkemelerin kararlarında eylemlerin “eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında” kaldığı vurgulandı. GAZETECİLERE DE YARGI BASKISI Cumhur İttifakı’nın oylarıyla yasalaşan ve kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen düzenleme, geride kalan adli yılda gazetecilere yönelik en sık başvurulan araçlardan birine dönüştü.

Çok sayıda gazeteci, haberleri veya sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gözaltına alındı, tutuklandı ya da hakim karşısına çıktı. BİR YOUTUBE PROGRAMINA TUTUKLAMA Sosyal medya fenomenleri ve kullanıcıları da paylaşımları nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla soruşturuldu. Kimi isimler gözaltına alındı, kimileri tutuklu yargılandı.

“Soğuk Savaş” isimli YouTube programında yayımlanan bir video nedeniyle programın sunucusu Boğaç Soydemir ile konuğu Enes Akgündüz tutuklandı, haklarında üç gün içinde 4 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İlk duruşmada tahliye edildiler. KOMEDYEN DENİZ GÖKTAŞ “KUYU TİPİ” CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Komedyen Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinin ardından önce “dini değerleri aşağılama”, ardından “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla hedef alındı.

Göktaş tutuklanarak kamuoyunda “kuyu tipi” olarak adlandırılan Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. MANİFEST’E SAHNEDEKİ DANS NEDENİYLE CEZA, MABEL MATİZ’E ŞARKI SÖZLERİNDEN DAVA Manifest müzik grubu üyeleri hakkında, konserlerinde sergiledikleri dans ve gösteriler gerekçe gösterilerek “hayasızca hareketlerde bulunma” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Grup üyeleri ve bir dansçı hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis istendi.

Mahkeme hapis cezası verdi ancak hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Üyeler hakkında uygulanan yurtdışına çıkış yasağı da bir süre devam etti. Şarkıcı Mabel Matiz hakkında ise“Perperişan” adlı şarkısındaki ifadelerin müstehcen olduğu iddiasıyla dava açıldı.

“Müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Matiz, mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki kararıyla beraat etti. İŞ İNSANLARININ KONUŞMALARI DA CEZALANDIRILDI TÜSİAD’ın eski yöneticileri Orhan Turan ve Ömer Aras, derneğin genel kurulundaki konuşmaları nedeniyle yargılandı. İki isim “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasından beraat etti.

Mahkeme, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan ise her iki sanığa 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası verdi ve hükmün açıklanmasını geri bıraktı. ÜNLÜLERE UYUŞTURUCU OPERASYONLARI Adli yılın ikinci yarısında sanat, medya, spor ve eğlence dünyasına yönelik uyuşturucu operasyonları gündemin merkezine yerleşti. Oyuncular, şarkıcılar, gazeteciler, sosyal medya fenomenleri ve iş insanları gözaltına alındı.

Bazı isimler tutuklandı, bazılarından uyuşturucu testi için kan, saç ve idrar örnekleri alındı. Soruşturmalara zamanla “uyuşturucu madde temin etme”, “kullanılmasını kolaylaştırma” ve “fuhşa aracılık” iddiaları da eklendi. Oteller ve eğlence mekânları basıldı, kamera kayıtlarına ve dijital materyallere el konuldu.

FUTBOLDA BAHİS VE ŞİKE DOSYALARI Türk futbolu da yasa dışı bahis ve şike soruşturmalarıyla sarsıldı. Futbolcular, hakemler, kulüp yöneticileri ve kulüp sahipleri soruşturmalara dahil edildi. Galatasaray ve Fenerbahçe’de forma giyen iki futbolcu tutuklandı, daha sonra tahliye edildi.

KARA PARA DOSYALARI KAPALIÇARŞI’YA UZANDI Dolandırıcılık borsa manipülasyonu ve kara para aklama iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, İstanbul’un ticaret merkezlerine kadar uzandı. Can Holding, Laleli ve Kapalıçarşı’ya uzanan operasyonlarda şirket yöneticileri ve iş insanları gözaltına alındı, tutuklamalar yapıldı. Çok sayıda şirkete kayyım atandı; banka hesaplarına, gayrimenkullere, araçlara ve şirket hisselerine el konuldu.

Bazı önemli isimler daha sonra tahliye edilirken, şirketler üzerindeki kayyım ve el koyma tedbirleri devam ediyor. ADLİ TATİL BAŞLADI, AHBAP OPERASYONU GELDİ Sanatçı Haluk Levent’in kurucusu olduğu AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında Levent, avukat Ece Güner ve çok sayıda kişi tutuklandı. Ünlü isimler ve gazeteciler şüpheli sıfatıyla savcılığa ifadeye çağrıldı.

Soruşturma devam ediyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü