Son yılların en ağır kuraklık dalgasıyla mücadele eden Fas, su krizini aşmak için dünya çapında yankı uyandıran devasa bir stratejiyi hayata geçiriyor. Üst üste altı yılı aşkın süredir devam eden kuraklık nedeniyle barajlardaki doluluk oranları dibe vuran ve tarımsal üretimi ciddi şekilde aksayan Kuzey Afrika ülkesi, çareyi Atlantik Okyanusu’nda arıyor.
İklim krizinin etkilerini en ağır şekilde hisseden ülkelerin başında gelen Fas, yağmur sularına olan bağımlılığını keserek deniz suyunu arıtma teknolojisine dayalı devasa bir ulusal su planını devreye soktu.
Rabat yönetimi, 2030 yılına kadar ülkedeki içme suyunun yüzde 60’ını doğrudan okyanustan karşılamayı hedefliyor. Plan kapsamında okyanustan elde edilen arıtılmış su kıyı kentlerinin kullanımına sunulurken, barajlarda biriken sınırlı tatlı su kaynakları ise iç kesimlere ve tarım arazilerine yönlendirilecek.
Ülkenin su altyapısını sil baştan değiştirecek olan bu 14 milyar dolarlık mega proje; yeni barajlar, atık su geri dönüşüm tesisleri ve suyun bol olduğu kuzeyden kurak güney bölgelerine su taşıyacak "su otoyolları" adı verilen boru hattı ağlarını kapsıyor.
AFRİKANIN EN BÜYÜK ARTIMA TESİSİ İÇİN KOLLARI SIVADILAR
Stratejinin en kritik ayağını ise Kazablanka’nın 40 kilometre güneyinde inşası süren Afrika’nın en büyük deniz suyu arıtma tesisi oluşturuyor. Yaklaşık 650 milyon dolar yatırımla hayata geçirilen dev kompleks, enerjisini rüzgar santrallerinden alarak tamamen temiz enerjiyle çalışacak.
2026 yılında faaliyete geçmesi ve 2028’de tam kapasiteye ulaşması planlanan tesis, yılda yaklaşık 300 milyon metreküp içme suyu üretecek. Bu miktar, 7,5 milyon nüfuslu Kazablanka metropolünün su ihtiyacını karşılamanın yanı sıra devasa tarım arazilerinin sulanmasını sağlayacak.
Halihazırda 17 arıtma tesisini işleten Fas, yapımı süren 11 yeni tesisle birlikte deniz suyu arıtma kapasitesini son birkaç yılda dokuz katına çıkarmış durumda.