sondakika.com
Son Dakika

Süleymancılar'ın eski lideri Ahmet Denizolgun'un ölümüne inceleme: Fethi kabir kararı

Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü ile ilgili başlatılan soruşturma kapsamında fethi kabir kararı verildi.

Fotoğraf: Euronews

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada feth-i kabir (mezarın açılması) kararı aldı.Savcılık açıklamasında, Denizolgun’un "ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayetlerin bulunduğu" kaydedildi.Karar kapsamında Denizolgun’un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri 19 Ağustos'ta (yarın) açılarak, ölüm nedeninin doğal yollardan mı kaynaklandığı yoksa dış bir müdahalenin mi söz konusu olduğu Adli Tıp Kurumu tarafından yeniden araştırılacak.Aileden 'faili meçhul' dairesine başvuruSoruşturma dosyasında yer alan "ölümün geç bildirilmesi, naaş üzerindeki şüpheli bulgular ve ilk Adli Tıp raporlarına dair soru işaretleri" yıllardır tartışılıyordu.Sürecin, Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından da takip edildiği aktarıldı. Denizolgun ailesinin, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla kısa süre önce söz konusu Daire Başkanlığı’na başvuruda bulunduğu öğrenildi.Siyasette ve cemaatte kritik rol oynamıştı1995 yılında Refah Partisi’nden milletvekili seçilen, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı ve NATO Komisyon Başkanlığı yapan Denizolgun, cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunuydu.Eylül 2016’daki vefatının ardından cemaatin liderliğine bir diğer torun Alihan Kuriş geçmişti.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma" gibi suçlamalarla gözaltına alınan Alihan Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.Soruşturma dosyasında yer alan MASAK raporunda, şüpheliler ve ilişkili şirketlerin 2020 yılından itibaren finansal işlem hacimlerinde olağandışı artışlar görüldüğü öne sürüldü.Bazı şirketlerin aktif ticari faaliyeti olmamasına rağmen yüksek sermayelerle finanse edildiği, kaynağı açıklanamayan nakit girişleri yapıldığı ve 100 milyar TL’yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığının değerlendirildiği iddia edildi. Kuriş ve diğer şüphelilere "kara para aklama", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu’na muhalefet" suçlamaları yöneltiliyor.Hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddeden Alihan Kuriş ise ifadesinde, yöneltilen iddiaların asılsız olduğunu ve şahsına ile temsil ettiği camiaya yönelik bir "itibar suikastı" gerçekleştirildiğini savundu."Benim hakkımda böyle ithamların yapılmış olmasını bir itibar cellatlığı olarak değerlendiriyorum.

Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Alihan Kuriş dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever ben de onları severim," diyen Kuriş sözlerini şöyle sürdürdü: "Kuran-ı Kerim hizmetlerini dedemin usulü üzerine devam ettirmek en önemli vazifemdir.

Aynı zamanda bu konuda sivil toplum kuruluşunun kanaat önderiyim. Ancak yukarıda iddia edilen suçlamalarla alakalı hiç kimseye emir ve talimat vermedim. Dolayısıyla tarafıma isnat edilen asılsız suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Euronews sayfasına gidin.

tr.euronews.com · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

7 kaynak

Dünya haberleri

Tümü