İngiliz meteoroloji servisi Met Office, Pasifik Okyanusu'nda ölçüm geçmişinin en güçlü El Nino olayının şekillendiğini bildirdi. Yapılan tahminlere göre okyanus yüzey sıcaklıkları bazı bölgelerde mevsim normlarının 3°C üzerine çıkabilir.
Adam Scaife, okyanus yüzeyinde ve derinliklerinde daha önce görülmemiş seviyede yüksek sıcaklık sinyalleri tespit edildiğini açıkladı.
Uzmanlar, El Nino’nun etkisinin sadece yüzey sıcaklığıyla sınırlı kalmadığını vurguluyor. Okyanusun 100 metre derinliğinde sıcaklıkların normların 8°C üzerinde seyrettiği ve bu durumun El Nino’yu besleyecek büyük bir enerji rezervi oluşturduğu belirtiliyor. Diğer bazı iklim modelleri ise sıcaklık sapmasının 4°C’ye kadar ulaşabileceğini öngörüyor.
Atmosferik sirkülasyondaki değişimlerin küresel hava düzeni üzerindeki etkileri şu şekilde sıralandı:
Güney Asya:Muson yağışları ortalamanın gerisinde kalıyor.
Avustralya: Kuraklık ve orman yangını riski yükseliyor.
Güney Amerika ve ABD: Peru, Ekvador ve ABD'nin güney bölgelerinde sel tehlikesi artıyor.
Atlas Okyanusu ve Karayipler:Kasırga aktivitesinde baskılanma gözlemleniyor.
Kuzeybatı Avrupa: Sonbahar ve kış başında fırtınalı ve yağışlı hava, kışın ilerleyen dönemlerinde ise soğuk hava dalgaları olasılığı artıyor.
Met Office verilerine göre El Nino'nun küresel sıcaklıklar üzerindeki asıl etkisi, olay zirve yaptıktan sonraki takvim yılında hissediliyor. Kurumda görevli iklim bilimci Nick Dunstone, okyanustan salınan ekstra ısının insan kaynaklı küresel ısınmaya eklenmesiyle 2027 yılının 2024’ü geride bırakarak tüm zamanların en sıcak yılı olmasının yüksek olasılık taşıdığını ifade etti.
Seul Ulusal Üniversitesi'nden Profesör Jong-Seong Kug, mevcut döngünün "Süper El Nino" evresine geçebileceği uyarısında bulunurken, Avustralyalı bilim insanları tarafından yapılan son araştırmalar, Paris İklim Anlaşması ile belirlenen 1,5 °C’lik kritik küresel ısınma eşiğinin 2020 yılında aşılmış olabileceğini ortaya koyuyor.