Şam yönetiminin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani , salı günü Şam'da UAEA Başkanı Rafael Grossi ile düzenlediği ortak basın toplantısında, ülkesinin nükleer enerjiyi barışçıl ve sivil amaçlarla kullanma hakkına bağlı olduğunu söyledi. Şeybani, gizli tesiste bulunan nükleer maddelerin UAEA güvenceleri altında Suriye devletinin kontrolünde kalacağını belirterek, maddelerin güvenli şekilde işlenmesi ve depolanması için Ajans ile koordinasyon içinde çalışacaklarını açıkladı. Suriye yönetiminin söz konusu tesisi UAEA'ya kendisinin bildirdiğini belirten Şeybani, “17 Temmuz'da Ajans'a resmi bir mektup göndererek eski rejimden kalan, beyan edilmemiş bir tesiste nükleer maddelerin bulunduğunu kendi irademizle bildirdik” dedi.
Şeybani, UAEA heyetinin salı sabahı tesiste incelemelerde bulunduğunu ve gerekli numuneleri topladığını kaydetti. Grossi ise “Suriye'de kötüye kullanılabilecek birkaç ton nükleer madde bulduk” açıklamasını yaptı. '99 NUMARALI' TESİS Al Arabiya'nın aktardığına göre, ABD'li ve İsrailli yetkililer, bu ayın başında Trump yönetiminin Suriye hükümeti ve İsrail ile gizli bir mutabakata vardığını öne sürmüştü. Mutabakatın, UAEA gözetiminde Suriye'deki gizli bir tesiste depolanan nükleer maddelerin güvenli şekilde kaldırılmasını öngördüğü belirtilmişti.
Axios'un haberine dayandırılan iddialara göre, söz konusu maddeler, eski Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad döneminde yürütülen gizli nükleer programla bağlantılı. İsrail'in yaklaşık iki yıldır yakından takip ettiği tesisin '99 Numaralı Tesis' olarak bilindiği ve Esad yönetiminin burada El Kibar nükleer reaktörü projesinden kalan maddeleri depoladığı ileri sürülüyor. NEREDE KULLANILABİLİR?
ABD'li bir yetkiliye göre, tesiste bulunan maddeler arasında, uranyum cevherinin işlenmesiyle elde edilen 'sarı kek' (yellowcake) de bulunuyor. Sarı kek, daha ileri işlemlerden geçirilerek nükleer yakıt döngüsü kapsamında zenginleştirmeye uygun hale getirilebiliyor. Tesiste ayrıca El Kibar tesisinden kalan bazı materyallerin de depolandığı belirtildi.
ABD'li yetkili, mevcut maddelerin nükleer silah üretmek için doğrudan kullanılamayacağını, ancak radyoaktif maddelerin çevreye yayılmasını amaçlayan konvansiyonel bir patlayıcı olan 'kirli bomba' yapımında kötüye kullanılabileceğini söyledi.