Suriyeli Dürzilerin ruhani liderlerinden Hikmet el-Hicri, Dürzi toplumunu "İsrail Devleti’nin ayrılmaz bir parçası" olarak nitelendirdi.Hicri, pazartesi günü Süveyda’da düzenlenen bir toplantıda İsrail’in devlet inşa modelini överken iki toplum arasında inanç esaslarına kadar uzanan "ortak paydalar" bulunduğunu savundu.Bölge halkının ortak bir kaderi paylaştığını söyleyen Hicri, istikrarın sağlanabilmesi için mevcut dönemde fedakârlık yapılması gerektiğini belirtti.Suriye’deki Dürzi toplumunun en üst düzey dinî makamını ifade eden Şeyh el-Akl ünvanını taşıyan üç kişiden biri olan Hicri, Süveyda’nın en etkili siyasi ve ruhani figürü olarak öne çıkıyor.Dürzilik, 11’inci yüzyılda İsmaili İslam’dan ayrılarak ortaya çıkan tek tanrılı bir inanç olmakla birlikte günümüzde genel olarak ayrı bir din kabul ediliyor.Dünya genelinde yaklaşık 1 milyon Dürzi bulunuyor. Topluluğun büyük bölümü Suriye’nin güneybatısındaki Süveyda vilayeti ve çevresindeki Cebel el-Arab bölgesinde yaşarken Lübnan ve İsrail’de de daha küçük Dürzi toplulukları bulunuyor.İsrail’deki Dürziler, ülkedeki diğer Arap vatandaşlardan farklı bir statüye sahip. Zorunlu askerlik kapsamına alınan Dürziler, geleneksel olarak İsrail Savunma Kuvvetlerinde (IDF) görev yapıyor.Hicri, Süveyda’nın geleceğine ilişkin yaklaşımını bütün toplulukların haklarını ayrımcılık yapılmadan güvence altına alacak bir "sivil devlet" kurulmasıyla ilişkilendirdi.
Ayrıntı vermeyen Hicri, vilayetteki bazı gelişmelerin "birkaç gün içinde" açıklanabileceğini söyledi.Şara yönetimine karşı çıkıyorHicri daha önce Süveyda için özel idari düzenlemeler yapılmasını istemiş, vilayetin uluslararası koruma altına alınması veya başka bir devlete katılması fikrini de gündeme getirmişti.Temmuz 2025’te yaşanan çatışmalar sırasında İsrail’in askerî müdahalesine açıkça teşekkür eden Hicri, İsrail’in operasyonlarını Dürzi topluluklarının korunması açısından değerlendirmişti.İsrail uçakları söz konusu dönemde, Dürzileri korumayı amaçladığını savunarak Şam ve diğer bölgelerdeki hedefleri vurmuştu. Suriye hükümeti ise saldırıları egemenlik ihlali olarak kınamıştı.Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana Hicri ve Süveyda’daki müttefik silahlı gruplar özerklik talep ediyor ve vilayetin Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Şam yönetimine bağlanmasına karşı çıkıyor.Yerel gruplarla merkezi hükümete bağlı güçler arasında zaman zaman silahlı çatışmalar yaşanıyor. Vilayet, silahların teslim edilmesini ve Şam tarafından atanan güvenlik yetkililerinin göreve başlamasını reddederek Şara yönetiminin en zorlu dosyalarından biri hâline geldi.Hicri’ye yakın kaynaklar Şam’la doğrudan müzakere yürütüldüğü iddiasını reddetti.
Ancak özellikle iki tarafın elindeki tutukluların durumuna odaklanan ABD arabuluculuğundaki girişimlerin sürdüğünü kabul etti.Hicri’nin açıklamasından birkaç gün önce ABD’nin arabuluculuğunda Ürdün’de Suriyeli ve İsrailli yetkililer arasında bir görüşme gerçekleştirildi. Toplantıda gerilimin azaltılması ve Suriye’nin güneyindeki güvenlik düzenlemeleri ele alındı.Hicri, son şiddet olaylarından önce Süveyda halkının taleplerinin bölünmeyi reddeden demokratik bir sisteme odaklandığını savunmuştu.Bununla birlikte Hicri’nin tutumu bütün Suriyeli Dürzileri temsil etmiyor. Topluluk içindeki bazı isimler, Dürzilerin veya Cebel el-Arab bölgesinin İsrail’le ilişkilendirilmesine yönelik çağrıları reddediyor.