7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu, pazartesi günü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki yaklaşık üç buçuk saatlik toplantıya Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve MGK Genel Sekreteri Okay Memiş katıldı.
Toplantıda Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu kurulması kararlaştırıldı.
Kurulun açıklamasında Abdullah Öcalan’ın adı geçmedi ve alt komisyonların kimlerden oluşacağı belirtilmedi. Bununla birlikte, toplantı öncesinde DEM Parti’den yapılan açıklamalar ve iktidar çevrelerinden basına yansıyan değerlendirmeler, Öcalan’ın özellikle silahsızlanmayı yürütecek alt komisyonda görev almasının öngörüldüğüne işaret ediyor. T24, toplantının ardından Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda görev almasının beklendiğini bildirdi.
Yasa “örgüt nezdinde görevlendirme” yetkisi veriyor
Öcalan’a görev verilmesi tartışmasının hukuki dayanağı, 7595 sayılı yasanın Kurul’a verdiği olağanüstü geniş yetkilerden kaynaklanıyor.
Kanuna göre Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığındaki Kurul ihtiyaç halinde alt komisyonlar oluşturabilecek; bakanlık, kurum ve kuruluş temsilcileri ile “gerekli görülen kişiler” Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilecek. Daha önemlisi, düzenleme “sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme” yapılmasına açıkça olanak tanıyor.
Buldan: Öcalan alt komisyonda görev alacak
Öcalan’ın görev alacağına ilişkin en açık açıklama DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’dan geldi. Buldan, kurulun oluşturulmasından önce yaptığı açıklamada Öcalan’ın kurulacak alt komisyonlardan birinde görev alacağını söyledi.
Buldan’ın sözünü ettiği yapının adı kamuoyuna önce “Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu” olarak yansıdı. Kurulun pazartesi günkü toplantısında oluşturulan resmî yapının adı “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu” oldu.
Böylece “siyasallaşma” kavramı resmî adlandırmada yer almazken, silahsızlanmanın yanı sıra “stratejik koordinasyon” görevi de açıkça tanımlandı. Öcalan’ın görev almasının beklendiği yapı da bu komisyon olarak gösteriliyor.
Sürecin uygulanmasına ilişkin Ankara kulislerine yansıyan model ise “teyit, tespit, taahhüt”, kısaca “3T” olarak adlandırılıyor.
Buna göre PKK/KCK ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarına son verip silah ve mühimmatlarını teslim edip etmediklerinin tespiti ve teyidi devletin güvenlik kurumları tarafından yapılacak. Bu mekanizmanın hukuki karşılığı yasada da bulunuyor: Güvenlik kurumlarının tespitinin ardından MGK’nın bunu teyit eden kararının Resmî Gazete’de yayımlanması, yasanın bireysel hükümlerinin uygulanması açısından temel bir eşik oluşturuyor.
Öcalan için öngörülen rol ise kulis haberlerinde üçüncü ayağa, yani “taahhüt” aşamasına yerleştiriliyor. T24, Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda “taahhüt eden” konumunda görev almasının beklendiğini bildirdi.
Bu model gerçekleşirse, devlet silah bırakmanın gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit ve teyit ederken, Öcalan örgüt tarafında silahsızlanma kararının uygulanmasında ve sürecin ilerletilmesinde sorumluluk üstlenecek.
AKP’de tartışma görevin varlığından çok görünürlüğü üzerine
Öcalan’ın olası görevi iktidar içinde de tartışma konusu oldu. Nefes yazarı Nuray Babacan’ın pazartesi günü aktardığına göre, AKP kulislerinde Pervin Buldan’ın Öcalan’ın alt komisyonlarda görev alacağını açıkça söylemesinin bazı AKP’lilerde rahatsızlık yarattığı belirtildi.
Haberde görüşleri aktarılan AKP’liler, Öcalan’ın süreçteki rolünün kendileri açısından bilinmeyen bir konu olmadığını, ancak bunun kamuoyu önünde görünür hale getirilmesinin seçim bölgelerinde sorun yaratabileceğini savundu. citeturn1view3
Sürecin içinde olduğu belirtilen AKP’lilerin değerlendirmeleri ise Öcalan için düşünülen işlev konusunda daha net. Buna göre silah bırakma Türkiye sınırları dışında gerçekleşeceğinden örgüt tarafında ayrıca bir koordinasyona ihtiyaç duyulacak; devlet kurumları süreci yönetirken örgütle ilişkilerin yürütülmesi için Öcalan dahil çeşitli isimlerden yararlanılacak.
Aynı değerlendirmelerde, Öcalan’ın “statü” sorununun da alt komisyonlardan birinde üstleneceği görev aracılığıyla çözülebileceği ileri sürülüyor. Bunlar henüz hükümet veya Kurul tarafından yapılmış resmî açıklamalar değil; AKP içinden basına aktarılan değerlendirmeler.
Mevcut bilgiler Öcalan’ın Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu’na üye yapılacağı anlamına gelmiyor. Ana Kurulun bileşimi kanunda tek tek sayılıyor ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile dört bakanın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri de bulunuyor. Öcalan için açılan hukuki alan ise alt komisyonlarda ve “örgüt nezdinde” görevlendirme hükmünden kaynaklanıyor.
Bu nedenle Öcalan’ın “kurul üyesi” veya “alt komisyon başkanı” olduğu yönündeki ifadeler teyit edilmiyor.
Öcalan’a süreç kapsamında görev verilmesi yönündeki hazırlıklar, mevcut haliyle mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor.
7595 sayılı yasanın gerekçesinde düzenlemenin “mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren” bir düzenleme olmadığı özellikle belirtiliyor. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri hukuki varlığını koruyor.