Büyük Taarruz ile büyük bir kurtuluş mücadelesinin taçlandırıldığı, büyük bir zaferin kazandırıldığı yolun açılışı, başlangıcıdır. diye konuştu.BU MİLLETİN TARİHİ BİR BÜTÜNDÜRTürk tarihindeki zaferlerin en temel özelliklerinden birisinin birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi olduğunu altını çizen Kurtulmuş, şöyle konuştu:Bu milletin tarihini dönemlere ayırarak Selçuklu'yu, Osmanlı'yı ve Cumhuriyetimizi birbirinden ayırarak sanki bunlar her birisi başka milletin varlıklarıymış gibi değerlendiriyor ve hatta üzülerek ifade ediyorum ki zaman zamanda maksadını aşan yorumlarla tarihi birbirine karşı yarıştırıyor hatta çatıştırıyoruz. Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da bizimdir, Cumhuriyet de bizimdir. Bunların birbirinden ayrılması mümkün değildir.
İspatı da 26 Ağustos'tur. Eğer 26 Ağustos 1071'i 26 Ağustos 1922'den ayırabiliyorsanız, geçmişi bugünden ayırabilirsiniz. Bu mümkün değildir.
Bu milletin tarihi bir bütündür ve her sayfası bizim için iftihar edeceğimiz büyük bir tarihtir.CUMHURİYETİN YAKLAŞIK 50 YILI TERÖRLE VE MÜCADELEYLE GEÇTİKurtulmuş, Cumhuriyetin ilk asrında kolay günler geçirilmediğine, büyük yoksunlukların yaşandığına işaret ederek, Hep umutla baktık ve Allah'a çok şükür başarıyla bu noktaya kadar geldik. Ancak ilk asrın muhasebesini yaptığımız zaman Cumhuriyetimizin ilk asrının en ağır bilançosu, Türkiye'ye emperyalistler tarafından ödetilmiş olan terör ve terörün getirmiş olduğu yıkım ve maliyettir. Burada da bir kısım temsilcileri olan aziz şehitlerimizin kahramanca mücadelesiyle teröre karşı çok büyük bir başarı elde edilmiş ve Allah'a çok şükür bugüne gelinmiştir.
Ancak Cumhuriyetin yaklaşık 50 yılı terörle ve mücadeleyle geçti. 40 binin üzerinde insan öldü. Binlerce şehidimiz oldu. diye konuştu.Çok sayıda şehit cenazesine katıldığını hatırlatan Kurtulmuş, şehit yakınlarından Sadece vatan sağ olsun. sözünü dinlediğini ve kimsenin isyan etmediğini aktardı.Kurtulmuş, hiç kimsenin Allah'ın takdirinin dışında olana rıza göstermediğini ve sabrettiğini belirterek, şöyle devam etti:Bu 50 yıllık terörle geçen sürenin ağır maliyeti aynı zamanda Türkiye'ye ekonomik olarak da çok büyük ağır bir maliyet yüklemiştir.
Üniversite üyesi arkadaşlarımızla 2013 yılında hesaplamaları yapmıştık. O zamanki rakamlarla alternatif maliyetleri ile 1,3 trilyon dolardı. Bugün en mütevazi rakamlarla 2,3 trilyon dolarlık bir maliyete katlandık.
Maalesef bu ülkenin insanları birbirinden ayırt edilmeye çalışıldı. Emperyalizmin bir asır evvel oynadığı oyunun ikinci perdesine müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin ve hatta bu bölgenin etnik ya da mezhebi anlamda bölünmesine asla fırsat vermeyeceğiz.
Bir ve beraber olarak yolumuza devam edeceğiz.TÜRKİYE, EMPERYALİSTLERİN OYUNLARINI BOZUYORTürkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada sınırların cetvellerle çizildiğini vurgulayan Kurtulmuş, “İnsanları sınırlarla böldüler ama gönüllerini bölemediler. Emperyalizmin ikinci oyun planı devreye girdi. Vekil örgütler vasıtasıyla bölgedeki coğrafyayı daha fazla bölüp parçalamak için terör örgütlerine ciddi şekilde destek verdiler.
Akıl, 'emperyalistler niye bu oyunu oynuyor' demek değildir. Akıl, onlardan daha büyük bir aklı ortaya koymaktır. Şimdi Türkiye, Allah'ın izniyle Cumhuriyet'in ikinci asrında daha büyük bir aklı ortaya koyarak emperyalistlerin oyun planını bozuyor.
İnşallah 'Terörsüz Türkiye' olarak ortaya koyduğumuz bu hedefi, çok süratli bir şekilde adım adım ve lojistik olarak da gayet iyi kurgulanmış bir şekilde uygulamaya koyduk, devam ediyoruz. dedi.Kurtulmuş, Türkiye'de terör meselesini bitirmek için siyasilerin bazı adımlar attığını, geçmiş dönemde bu yöndeki çalışmaları anlattı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iki yıl önce Ahlat'ta yaptığı konuşmada iç kalenin tahkim edilmesi uyarısıyla yola çıkıldığını hatırlatan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin son derece stratejik destekleriyle sürecin belli bir şekilde ilerlediğini anımsattı.Kurtulmuş, Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 21 toplantı yaparak şehit yakınları, gaziler, sivil toplum ve iş dünyası gibi toplumun geniş kesimlerini dinlediğini belirtti.Hazırlanan raporun 50 milletvekilinden 47'sinin oyuyla kabul edilerek yeni bir dönem için tarihi bir yol haritası oluşturduğuna işaret eden Kurtulmuş, ardından gelinen süreçte de Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 10 Ağustos'ta 467 milletvekilinin rekor desteğiyle yasalaştığını ifade etti.Böylesine zor ve önemli adımların, bazı şartlar yan yana gelmeden asla atılamayacağını ifade eden Kurtulmuş, Toplumumuzun büyük bir kısmının, 'Terörsüz Türkiye'nin gerçekleştirilmesi konusunda yaygın ve güçlü bir kanaati vardır. Zaten Meclis'ten, hemen hemen her partiden 467 milletvekilinin 'Evet' demesi, toplumda var olan bu mutabakatın da doğal bir yansımasıdır. Ayrıca bu toplumsal iklime paralel olarak, bölgedeki siyasi şartlar da Türkiye'nin fevkalade ciddi bir şekilde lehinedir. diye konuştu.Suriye'deki bütünleşme sürecinde yaşanabilecek bazı aksamaların ve kendileri arasındaki savaşın devam etmesinin, Türkiye'deki iklime de fevkalade olumsuz tesirleri olabileceğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:Dün Suriye'de SDG başkanının yaptığı 'Suriye'deki entegrasyon olumlu bir şekilde nihayete ermiş ve SDG bir örgüt olarak varlığını yok etmiş, kendisini feshetmiştir' açıklaması bizim için önemlidir, tarihidir ve değerli bir açıklamadır.
Beklediğimizden daha süratli bir şekilde Suriye'de gerçekleşen entegrasyon inşallah tam manasıyla sağlanacaktır. Zaten böyle olduğu için Suriye'de etnik ve mezhebi farklılıkların aynı devlet yapısı altında bütünleşmesi sürecinde olumlu adımlar atıldığı için, bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması da temin edilmiştir. Bu, kardeş Suriye halkının yeni bir devlet otoritesi altında devlet yapısını güçlendireceğinin açık işaretlerinden birisidir.
Bir başka önemli bölgesel gelişme de İran'ın kuzey bölgelerinde PJAK'ın rol aldığı bölgelerdeki gelişmedir. Hatırlayınız, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ne dedi? 'Ben bu adamlara silah verdim, silahları ceplerine attılar. Bir daha ben bunlarla iş yapmıyorum' dedi.
PJAK'ı ayaklandırmaya çalıştılar ama PJAK da İran'ın kuzeyinde asla böyle bir şeye girişemedi, buna gücü yetmedi. İran'ın kuzeyinde de PJAK Allah'ın izniyle bundan sonra etkili bir örgüt olarak var olmayacaktır.TBMM Başkanı Kurtulmuş, bütün bunların, Türkiye'nin güçlü bir ülke olmasından, içerisindeki iç kaleyi tahkim etmesinden ve güçlü bir şekilde yoluna devam etmesinden kaynaklandığını aktardı.Bu memleketin bir daha hiçbir yerinde, hiçbir dağında, hiçbir mezrasında, hiçbir şehrinde, hiçbir ovasında ve hiçbir köyünde silahın, bombanın sesi olmayacağını, ağıtlar yakılmayacağını, sadece kardeşlik türküleri söyleneceğini dile getiren Kurtulmuş, Meclis'te, millette var olan bu hava, Orta Doğu'da ortaya çıkmış olan bu hava fevkalade değerlidir. Hani biz diyorduk ya 'Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge demektir' diye.
İlk ispatı, SDG resmen 'Biz artık bir terör örgütü değiliz, biz örgütümüzü feshettik' dedi. Şimdi Türkiye'ye gelecek bu kardeşlik ortamı, Allah'ın izniyle bütün bölgeye yayılacaktır. sözlerini sarf etti.İsrail'in bölgenin sadece teorik bir tehdidi olmaktan çok öteye geçtiğini, son dönemlerde, saldırmadığı neredeyse hiçbir bölge ülkesinin kalmadığını hatırlatan Kurtulmuş, Böylesine yayılmacı bir hesap içerisinde olan bir ülke. Bu ülke, sadece Türkiye'den çekiniyor ve Türkiye'nin bölgesinde oluşturacağı barış ve kardeşlik ikliminden çekiniyor.
Biz de bunu ortaya koymak zorundayız. Şimdi Suriye'de tam manasıyla bir barışın ortaya çıkması, inşallah Irak hükümetiyle olan yakın ilişkilerimizle de Irak'taki ilişkilerin fevkalade daha güçlü bir noktaya gitmesi, bölge halklarının da yan yana gelmesini sağlayacaktır. ifadesini kullandı.Kurtulmuş, bu bölgenin halklarının sınırlarla bölündüğünü, bununla yetinilmeyip insanlarının etnik, mezhebi ve dini kimlikleri üzerinden düşman yapılmaya çalışıldığını belirtti.Buna karşı çıktıklarını ifade eden Kurtulmuş, Bu bölgenin sadece Türkiye'nin değil, Sünnileri de Şiileri de Türkmenleri de Türkleri de Arapları da Kürtleri de Acemleri de bütün etnik unsurları, Müslümanları da gayrimüslimleri de hepsi aynı medeniyetin parçalarıdır. Biz şimdi 'Terörsüz Türkiye', terörsüz bölge meselesiyle dağılan parçalarımızı bir araya getiriyoruz. görüşünü paylaştı.BU YASANIN ÜÇ TANE SİGORTASI VARDIRTBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyadaki terör örgütleriyle yapılan müzakere süreçlerinde, İrlanda'da, Endonezya'da ve Latin Amerika'daki vakalarda 8 yılda, 10 yılda gelinen noktaya Türkiye'nin 2 yılda, hatta 1 yılda geldiğine dikkati çekti.Bunun büyük bir başarı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Çıkarılan yasa ile ilgili de birkaç hususu paylaşmak istiyorum.
Gelen sorular arasında 'Efendim ya terör örgütü silah bırakmazsa' var. Öyle ya… Ya bırakmazsa?
Bu yasanın üç tane sigortası vardır. Bırakmazsa kendileri bilir. Bırakmazsa, Türkiye bundan evvel olduğu gibi terörle mücadele etmeyi gayet iyi bilir.
Üç tane sigorta vardır yasanın içerisinde. Ben yasayı onlarca kere hazırlık safhasında da okumuş birisi olarak şunu söyleyeyim. Hiçbir şehit ailesinin, hiçbir gazimizin hakkını, hukukunu rencide edecek herhangi bir söz, bırakın cümleyi bir kelime bile yoktur. değerlendirmesinde bulundu.Kurtulmuş, yasada, devletin varlığını, birliğini, üniter devlet yapısını tehlikeye atacak bir tek kelime olmadığını belirterek, şöyle devam etti:Tam tersine, bütün bunları garanti altına almak için yani örgütün silah bırakmasının temin edilmesi şartıyla bu sürecin devam ettirilmesi için üç tane önemli sigorta konulmuştur.
Birincisi yasanın birinci maddesinde yer alan 'kritik eşik' diyerek raporumuzda da tanımladığımız, örgütün bütün şubeleriyle birlikte silahlarını bıraktığı ve örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığının devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyidi üzerine Milli Güvenlik Kurulunca alınacak bir kararla, örgütün kendisini feshettiği ortaya konulacaktır. Yani örgütün 'mış' gibi yapma ihtimali yoktur. Kritik eşik bunu aşamazsan bu birinci sigorta devam etmiyor.
Kaldı ki bu birinci sigorta, sonra geçtiğimiz gün Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında toplanan Kurul, bu süreci yürütme adına takip edecek. Hakikaten sahada hangi gelişmeler oluyor? Bunları raporlayacak.
Bu raporları tartışacak.Kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısının, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri ve Adalet Bakanlarının, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanının, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, Yani terörle mücadele konusunda ülkemizde devlet adına en yetkili üst makamlar kimse onların hepsi kurulda var. Onlar da gözünü dört açarak millet adına bu süreci takip edecek ve raporlayacak. Allah aşkına böyle bir kuruldan herhangi bir konunun sekmesi, herhangi bir şeyin atlanması mümkün müdür?
Devlet bütün birimleriyle ciddi bir koordinasyon içerisinde bu süreci yürütecektir. Üçüncü bir sigorta ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Aynı şekilde bu sürecin yürütmedeki Kurulun karşılığı olarak önümüzdeki ekim ayıyla birlikte, Meclis'in açılmasıyla birlikte Meclis'te de bir komisyon kurulacak.
Bütün siyasi partilerin katılımıyla sağlanacak bu komisyonda da sürecin işleyişi ile ilgili konu takip ve kontrol edilecektir. Yani herhangi bir şekilde sürecin aksaması, aksatılması ya da 'mış' gibi yapılmasının imkanı ve ihtimali yoktur. diye konuştu.Kurtulmuş, çok kısa bir süre içerisinde silahların da tamamıyla teslim edileceğini ve örgütün 2-27 Nisan'da yaptığı açıklamanın gereğini yerine getirerek tamamıyla kendisini feshedeceğini ve artık Türkiye'nin 50 yılını işgal eden PKK ve türevlerinden oluşan bir terör meselesinin ülkenin gündeminde olmayacağını vurguladı.Örgütün üst düzey yöneticileri ve özellikle öldürme, bombalama vesaire gibi ağır suçlara karışmış olanların bu yasanın kapsamının dışında olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:Dolayısıyla onların da bundan istifade etmesi bu yasa kapsamında mümkün değildir. Şunu söylemek istiyorum.
Bu yasa hazırlarken bu sürecin içerisinde olan herkes çok büyük bir hassasiyetle bu işe girmiştir. Bu yasaya 'Evet' diyen siyasi partilerimizin yöneticileri başta olmak üzere bütün bu siyasi kadrolar her birisi büyük bir hassasiyetle kılı kırk yararak bu yasanın en ufak bir şekilde aksamasına mahal vermeyecek şekilde uygulanması için büyük bir titizlikle çalışmışlardır. Şimdi bundan sonrası uygulamaya kalıyor.
Her şey yasa değildir. Her hafta Meclis'ten bir sürü yasa çıkıyor, çok yasa çıkar, yeni yasalar da çıkar. Esas olan şey zihinlerin değişmesidir, zihniyetin değiştirilmesidir.BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN HERKES BU ÜLKENİN EŞİT VE ÖZGÜR YURTTAŞLARIDIRBu sürecin başarısız olmasını isteyenlerin de bulunduğunu belirten Kurtulmuş, şunları dile getirdi:Önce dillerimizi tashih etmek, her türlü ayrımcı dili terk etmek, her türlü ayrılıkçı ve ötekileştirilmiş dili de bir kenara bırakmak zorundayız.
Bu topraklarda yaşayan herkes bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşlarıdır. Bu topraklarda yaşayan herkes aynı bayrağın altında yaşayan, aynı vatanın evlatları, aynı medeniyetin insanlarıdır. Dolayısıyla önce bu dilden ötekileştirici, farklılaştırıcı, ayrımcılık dilini bir kenara bırakmak ve etrafımızdakilerin de bu dili bırakmalarını tavsiye etmemiz lazım.
Bu süreçte büyük oranda çok şükür olumlu bir dil kullanılıyor.Sivil toplum kuruluşlarının da sürece dahil olarak konuyu vatandaşa anlatması gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, Emperyalistlerin oyunlarını tersine çevireceğiz. Sadece Türkiye'de değil, bütün bölgede de unsurlarımızı bir araya getirerek güçlü bir Türkiye'yi ve güçlü bir bölgeyi inşa edeceğiz. Yaptığımız iş sadece içeride bir yasa çıkarmak, sadece 50 yıllık terör meselesini geride bırakmak değil, ümmetin bölünmüş parçalarını bir araya getirmek, kalpleri ve zihinleri bütünleştirmek ve Allah'ın izniyle güçlü ve büyük Türkiye'yi de bu büyük birleşmenin merkezine oturtturmaktır. ifadesini kullandı.Programın sonunda Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı malul gazi İsmail Kumartaşlı ve dernek üyeleri tarafından TBMM Başkanı Kurtulmuş'a nakış üzerine işlenmiş bir madalyanın yer aldığı tablo takdim edildi.Programa, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, TBMM Katip Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya ve Hasan Arslan, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da katıldı.