TBMM Genel Kurulu’nda Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri tamamlandı. Teklifle, yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken çeşitli nedenlerle ilişiği kesilen ya da kayıt hakkı kazanmasına rağmen kayıt yaptıramayan öğrencilere eğitimlerine devam etme hakkı tanınırken, öğretim elemanlarının göreve başlamadan önce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulmasını öngören 25’inci madde ise AKP’nin verdiği önergeyle teklif metninden çıkarıldı. Kanunla, yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken çeşitli nedenlerle ilişiği kesilen ya da kayıt hakkı kazanmasına rağmen kayıt yaptıramayan öğrencilere yeniden üniversiteye dönme hakkı tanındı.
Ayrıca azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine, intörnlük dönemi hariç başarısız oldukları veya alamadıkları dersler için iki ek sınav ya da tekrar hakkı verildi. Uygulamalı eğitim veya intörnlük eğitimini tamamlayamayan öğrencilere de eğitimlerini tamamlama imkânı getirildi. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencileri ise bu haktan yararlanamayacak.
ÖĞRETİM ÜYELERİNİN ÖZLÜK HAKLARI KORUNACAK Düzenlemeyle, yaş haddinden emekliye ayrıldıktan sonra sözleşmeli olarak görev yapan öğretim üyelerinin, kadrolu öğretim üyesi olarak sahip oldukları özlük haklarının korunması ve fiili çalışmaya bağlı ödemelerde uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alındı. Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına üniversite yönetim kurulu kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla üç yıla kadar aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası anlaşmalar kapsamında yürütülen programlarda ise bu süre beş yıla kadar uzatılabilecek.
İNTİHALE MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI Kanunla, akademik atama ve yükselmelerde başkalarına ait bilimsel yayın ve çalışmaları kullananlar ile bu fiillere aracılık edenler için meslekten çıkarma cezası öngörüldü. Disiplin soruşturmalarına ilişkin hükümler de Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlendi. Buna göre, disiplin soruşturmalarında ilgililere yöneltilen iddialar açıkça bildirilecek, ifade ve savunma için en az yedi günlük süre tanınacak.
Savunma hakkı kullanılmadan önce soruşturma evrakının incelenebilmesi de güvence altına alınacak. YAN DAL UZMANLARINA EK ÖDEME DÜZENLEMESİ Kanunla, tıpta yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanı, Sağlık Bakanlığındaki emsalleriyle uyumlu hale getirildi. Ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının döner sermaye ek ödemelerinden yararlanmaya devam etmesi, proje kapsamında alınan taşınırların koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilmesi ve proje sonunda ilgili üniversitelere bedelsiz devredilmesine ilişkin usuller de düzenlendi.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALARA BÜTÇE DESTEĞİ Kanunla ayrıca, Sağlık Bakanlığı ile birlikte kullanılan sağlık tesislerinin bir önceki yılki gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i esas alınarak üniversitelerde yürütülen bilimsel araştırma projelerine merkezi bütçeden kaynak aktarılmasının önü açıldı. Birden fazla üniversitenin aynı sağlık tesisini kullanması halinde kaynak, görevlendirilen öğretim elemanı sayısına göre paylaştırılacak. Kanun teklifi üzerinde CHP Grubu adına söz alan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, öğrenci affı düzenlemesine destek verdiklerini ancak teklifin yükseköğretim sisteminin kronik sorunlarına çözüm üretmediğini belirtti.
Pala, tekliften çıkarılan güvenlik soruşturması düzenlemesinin geri çekilmesini olumlu bulduklarını belirterek, hükümeti üniversitelerin temel sorunlarını çözmeye çağırdı. ‘YÖK’Ü KALDIRACAĞIZ DEDİNİZ, DAHA DA GÜÇLENDİRDİNİZ’ AKP’nin iktidara gelirken Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) kaldırma vaadini anımsatan Pala, aradan geçen yıllarda bunun tam tersinin yaşandığını söyledi. “AKP iktidara gelirken YÖK’ü kaldıracağız dedi. Yirmi dört yıl geçti; bırakın kaldırmayı, YÖK’ün etkisini daha da artırdınız, daha merkezi bir karar verici organ haline getirdiniz” diyen Pala, teklifte de bunun örneklerinin bulunduğunu ifade etti.
Teklifte yalnızca tıp ve diş hekimliği fakültelerinde görev yapan emekli öğretim üyelerinin yeniden üniversitelerde görevlendirilebilmesine imkan tanındığını anımsatan Pala, bu düzenlemenin diğer akademik alanları kapsamadığını söyledi. Bir tıp fakültesi öğretim üyesi olarak emekli akademisyenlerin yeniden göreve dönebilmesini desteklediğini belirten Pala, “Bilime ve eğitime katkısı olan öğretim üyelerinin görev yapabilmesi değerlidir. Ancak aynı hakkı hukuk fakültesindeki, mühendislik fakültesindeki ya da sosyal bilimlerdeki öğretim üyelerine neden tanımıyorsunuz? ‘YÖK uygun bulmadı’ diyorsunuz.
Bu kararı YÖK mü verecek, yoksa milletvekilleri mi?” diye konuştu. ‘İKİ MADDENİN GERİ ÇEKİLMESİ ÖNEMLİ’ Komisyon aşamasında yoğun eleştirilere neden olan iki düzenlemenin tekliften çıkarılmasını olumlu bulduklarını söyleyen Pala, bunlardan birinin yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerinin ek ödemelerine ilişkin madde, diğerinin ise öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını öngören düzenleme olduğunu belirtti. Bu iki düzenlemenin geri çekilmesini “önemli bir gelişme” olarak nitelendiren Pala, buna karşın benzer düzenlemelerin sürekli Meclis gündemine getirilmesini eleştirdi. “Akademinin bunlardan hiçbir yararı olmaz” diyen Pala, üniversitelerin eleştirel düşüncenin ve bilimsel üretimin merkezi olması gerektiğini vurguladı.
ÜNİVERSİTE HASTANELERİ VE MAAŞ ELEŞTİRİSİ Kanun teklifinde üniversite hastanelerinde görev yapan yan dal uzmanlarına yönelik mali düzenlemelerin bulunduğunu ancak bunun yeterli olmadığını belirten Pala, temel bilimlerde çalışan öğretim üyelerinin kapsam dışında bırakıldığını söyledi. Öğretim üyelerinin gelirlerinin ek ödemeler yerine temel maaşlarının artırılmasıyla iyileştirilmesi gerektiğini savunan Pala, üniversite hastanelerinin döner sermaye yapısının da ciddi mali sorunlar yaşadığını ifade etti. “Üniversite döner sermayelerini güçlendirmeden getirilen tavan ücret düzenlemelerinin hayatta karşılığı olmayacaktır” diyen Pala, üniversite hastanelerinin mali açıdan desteklenmesi gerektiğini kaydetti. ‘YÜKSEKÖĞRETİME KATKISI SINIRLI’ Konuşmasının sonunda teklifin yükseköğretimin temel sorunlarına çözüm üretmediğini savunan Pala, “Öğrenciler iyi yetiştirilmiyor, öğretim üyeleri mutsuz ve gelecek kaygısı taşıyor.
Eğitim, araştırma ve istihdam süreçleri bütüncül biçimde planlanmıyor. Bu nedenle bu kanunun yükseköğretim alanına katkısı maalesef çok sınırlı kalacaktır. Getirin gerçekten kapsamlı bir yükseköğretim reformu ve YÖK'ü de kaldıracak bir düzenlemeyi hep birlikte kabul edelim” ifadelerini kullandı.
Pala’nın konuşmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da kanun teklifinin yükseköğretimin temel sorunlarını çözmediğini belirterek teklifin tümü üzerinde aleyhte oy kullanacaklarını açıkladı. Teklif, genel kurul görüşmelerinin ardından kabul edilerek yasalaştı.