sondakika.com
Son Dakika

TC vatandaşları aptal değildir!

İnsanları ırklarına, milliyetlerine, dinlerine ve mezheplerine göre toptancı bir biçimde nitelemeyi sevmem; hatta bunu yapanları da eleştiririm.

Fotoğraf: Cumhuriyet

İnsanları ırklarına, milliyetlerine, dinlerine ve mezheplerine göre toptancı bir biçimde nitelemeyi sevmem; hatta bunu yapanları da eleştiririm. Ortaçağ’ın çok dinli, çok ırklı, Din/Tarım İmparatorlukları, insanları toptancı sıfatlarla nitelemişler, örneğin Osmanlılar Türkleri “İdraksiz Türkler”, (Etrak-ı bî idrak) ve Ermenileri “Sadık Uyruklar” (Tebaay-ı Sadıka) olarak ırklarına göre tanımlamışlardır. Ama Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa’da “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” diyerek bütün vatandaşlarını eşitlemiştir.

Ben de bu nedenle, yazımın başlığını, seçmenleri eşit TC Vatandaşları olarak tanımlayan bir biçimde koydum. *** 1) Bu “Sistem”, yani benim “Şahsım Devleti” dediğim, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”, 2023 seçimlerinde 20 yıldır ihanetle suçladığı 40 yıllık PKK terör örgütü ile seçimlerden sadece BİR YIL SONRA, vaatlerinin tam tersine bir ittifak yapıyor ve yirmi yıldır bu nedenle oy aldığı seçmenden, bunun tamamen tersi olan bu ittifakı desteklemesini istiyor. 2) Bu “Sistem”, Ana muhalefet partisini ikiye bölüyor, Cumhurbaşkanı Adayı’nı, seçim kazanmış belediye başkanlarını, belediye çalışanlarını hapse atıyor ve seçmenden bütün bunların “Barış” adına yapıldığına “Demokrasiyi güçlendirdiğine” inanmasını bekliyor. 3) Selahattin Demirtaş ’ı ve Osman Kavala ’yı AİHM kararlarına rağmen yıllarca hapiste tutuyor ama terör örgütü PKK ile uzlaşıyor ve seçmenin bunu onaylamasını istiyor.

4) Gezi Parkı Direnişi’ni “Hükümet Darbesi” sayıyor ve MS hastası Tayfun Kahraman gibi bir teknokratı, bütün öteki Gezi Direnişi davası mağdurları ile birlikte yıllarca hapiste tutuyor ama PKK’lı mahkûmların “infaz ertelemesi” adı altında affedilmeleri için “Çerçeve yasa” çıkarıyor ve bunun “Barış” ve “Demokrasi” için yapıldığına inanılmasını bekliyor. 5) Merdan Yanardağ gibi yurtsever bir solcu gazeteciyi hem de belge ve düşman devlet olmadan, ekrandaki yayınlarıyla “CASUS DİYE SUÇLAYARAK” hapse atıyor, bin bir zorlukla ve izleyici desteğiyle kurduğu televizyon kanalına el koyuyor ve bunlara “Demokrasi”, “İç cephenin güçlendirilmesi” diyerek insanların buna inanmasını istiyor. 6) Can Atalay gibi, daima haksızlıkların, hukuksuzlukların karşısında, emekçilerin yanında yer almış, bütün hayatını adalet ve barış mücadelesine adamış olan bir avukatı, ÜSTELİK DE MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİĞİ HALDE ve ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARINA RAĞMEN, hapiste tutarken “Barış” diyor, “Demokrasi” diyor ve herkesin buna inanmasını bekliyor.

7) Komedyen Deniz Göktaş ’ı, AKUT’un kurucusu, dağcı, pek çok hayat kurtarmış bir halk kahramanı olan Nasuh Mahruki ’yi, Cumhuriyet’in yılmaz savunucusu Emekli Amiral Türker Ertürk ’ü, haksız ve hukuksuz olarak hapse atıyor, hakları için gösteri yürüyüşü ve direniş yapan maden işçilerini ve gazi evlatlarımızı gözaltına alıyor ve halkın bunları “Terörsüz Türkiye” için yaptığına inanmasını bekliyor. 8) Hapisteki katil PKK lideri ile medyaya zabıtları bile yansıyan ve her gün ekranlarda tartışılan pazarlıklar yapıyor, “infaz ertelemesi” adı altında kısmi af ilan ediyor, sonra da örgütüne, “Pazarlık yok, af yok” diye propaganda yapılması için bildiri yayımlıyor ve halkın buna inanmasını bekliyor. 9) Ve bu “Sistem”, hem her türlü adaletsizliği, sömürüyü ve yağmayı derinleştiriyor ve derinleştirdikçe “Demokratikleşme” adresi olarak “İmralı” yı gösteriyor! *** “Pes”, Vallahi “PES!”

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü