Güç simgesi ilk kez 1950'li yıllarda kullanılmaya başlandı. O dönemde elektronik cihazlarda bugünkü butonlardan ziyade iki konumlu anahtarlar bulunuyordu. Bu anahtarların yalnızca iki durumu vardı: Açık (On) ve Kapalı (Off).
Ancak elektronik ürünlerin dünya genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte farklı dillerde "On" ve "Off" ifadelerini kullanmak pratik olmaktan çıktı. Bu nedenle, herkes tarafından anlaşılabilecek ortak bir sembol geliştirilmesine karar verildi.
Teknoloji haber sitesi BGR'nin aktardığına göre, güç düğmesindeki sembolün kökeni bilgisayarların kullandığı ikili sayı sistemine (Binary Code) dayanıyor.
Bilgisayarlar en temel düzeyde yalnızca iki rakamla çalışır:
Güç düğmesindeki simge de bu iki rakamın birleşiminden oluşuyor. Dikey çizgi 1 rakamını, daire ise 0 rakamını temsil ediyor.
Böylece ortaya, bugün tüm dünyada kullanılan evrensel güç sembolü çıkmış oluyor.
Bu sembol aynı zamanda tek bir düğmenin iki farklı işlevi yerine getirdiğini de ifade ediyor. Güç düğmesi hem cihazı açabiliyor hem de kapatabiliyor. Bu nedenle kullanılan simge, herhangi bir dile ihtiyaç duymadan dünyanın her yerinde aynı anlamı taşıyor.
Günümüzde güç simgesi; akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, televizyonlar, oyun konsolları, modemler, beyaz eşyalar ve taşınabilir powerbank'ler dahil olmak üzere neredeyse tüm elektronik cihazların üzerinde yer alıyor. Evrensel yapısı sayesinde, hangi ülkede olursanız olun, güç düğmesini tek bakışta tanımak mümkün oluyor.