Dünyaca ünlü bir telefon markasının yeni modeli geçtiğimiz hafta duyuruldu… Yeni telefonu almak için mağazalara giden kimi kullanıcılar kendilerine farklı hizmet ve ürünlerin satışı konusunda baskı yapıldığını iddia etti. Kısa sürede sosyal medyada benzer şikayetlerin çoğalması aslında bu yaşananların sadece bir marka ya da modelle sınırlı olmadığını gösterdi.
Özellikle Türkiye genelinde çok sayıda şubesi bulunan teknoloji mağazalarında bu durumun daha çok yaşandığı öne sürülürken, uzmanlar kasko, sigorta, ekran koruyucu ya da aksesuar alımı gibi zorlamaların kesinlikle yasa dışı olduğunu vurguluyor.
Telefon alırken kasko yaptırmak zorunlu mu?
Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, sürecin hukuki boyutunu anlatmadan önce işlerin nasıl yürüdüğüne dair kısa bir parantez açıyor.
Müşteri telefon almak için bir teknoloji mağazasına gidiyor. İstediği marka ve modeli seçiyor. Bu noktada satış görevlisi, tüketiciyi kasko yaptırması konusunda ikna etmeye çalışıyor. Kaskonun yanı sıra telefonla birlikte ekran koruyucu ve bazı diğer aksesuarlar da sanki bir paket gibi sunuluyor. Müşteriye bu seçenekleri tercih etmezse telefonu alamayacağını söyleyen mağaza da oluyor, bu kaskoyu yaptırmazsa herhangi bir durumda çok daha büyük maliyetlerle karşılaşacağını anlatıp korkutan da.
Güllü, net bir şekilde tüketicinin aldığı ürünle ilgili kasko yaptırmak zorunda olmadığını söylüyor. “6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesi, bir mal veya hizmetin satışının başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlanmasını yasaklıyor. Dolayısıyla bu tür talepler hukuk dışı.” diyor.
[Uzmanlar, kasko ya da başka bir ek ürün dayatmasının yasal olmadığını vurguluyor.]
Poliçe dikkatli okunmadığında mağduriyet artıyor
Bu noktada çok önemli bir uyarı daha yapıyor Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili… Tüketicinin bu tür alışverişlerde genellikle poliçeleri dikkatli okumadığını belirtiyor. Kasko dendiğinde müşterinin zihninde ‘telefonumun başına ne gelirse gelsin zararım karşılanır’ düşüncesinin oluştuğunu ifade ediyor. Ancak gerçeğin çok farklı olduğunun altını çizip, şunları söylüyor:
“Bir telefonun değeri 100 bin TL olsun. Ve siz satın aldıktan bir sene sonra da telefonunuz çalındı ya da kırıldı diyelim. Aldığınız mağazaya götürüyorsunuz. Size satış fiyatının yüzde 70’ini vereceklerini söylüyorlar. Çünkü sözleşmede bu oran yazılı. Ancak siz dikkatli okumadığınız için bunu atlamışsınız.
Ayrıca aradan geçen bir yılda sizin telefonunuzun yenisi belki de 120 bin TL oldu. Ancak elinize sadece 70 bin TL’lik hediye çeki veriyorlar. Parayı size olduğu gibi de iade etmiyorlar. Yine sadece aynı mağazadan alışveriş yapabileceğiniz bir çek sunuyorlar.
Ayrıca sizin bozuk ya da kırık telefonunuzu da alıyorlar. Arka tarafta onu tamir edip ikinci el olarak başka şekilde piyasaya sürüyorlar. Bu döngüde mağdur olan tek kişi müşterinin kendisi oluyor.”
[Benzer uygulamaları yapan firmalar için çok sayıda farklı şikayet mekanizması mevcut.]
Zorla kasko satmak isteyeni şikayet edin
Avukat İbrahim Güllü, benzer durumlarla karşılaşan vatandaşların neler yapması gerektiği ise şöyle anlatıyor:
“Size ‘kasko olmadan telefonu satamayız’ deniliyorsa, mümkünse bu şartı yazılı olarak isteyin. Ayrıca mağazanın, ürünün, fiyatın ve size sunulan paketin fotoğrafını çekin. Bu tür dayatmaları asla kabul etmeyin.
Başta Ticaret Bakanlığı olmak üzere ilgili yerlere mutlaka resmi şikayetinizi oluşturun. Ayrıca değeri 186 bin TL’ye kadar olan ürünler için de Tüketici Hakem Heyeti’ne e-Devlet üzerinden başvurabilirsiniz.”