sondakika.com
Son Dakika

TKP Genel Sekreteri Okuyan, gazetemizin yazarı Terkoğlu'nun sorularını yanıtladı: 'Cumhuriyet değerlerine dönük siyaset üretilmeli'

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan; gazetemiz Cumhuriyet'in yazarı Barış Terkoğlu'nun sorularını yanıtladığı kitap kapsamında Ankara'da düzenlenen söyleyişide açıklamalarda bulundu. Okuyan; "Aslında AKP'ye karşı mücadele nasıl olmalı? Sermaye karşısındaki geniş halk tabakasına ve Cumhuriyet değerle…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Gazetemizin Cumhuriyet'in yazarı Barış Terkoğlu’nun hazırladığı ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın yanıtlarından oluşan Kemal Okuyan ile Söyleşi: Komünistliğin Ne Lüzumu Var? kitabının imza ve söyleşi etkinliği Ankara Çankaya Sahne’de gerçekleştirildi. Konuşmasının başında kitabın 1. haftasında 3. baskısını yaptığını vurgulayan Terkoğlu; kitabın gazeteci sorularına Okuyan'ın verdiği yanıtlardan oluştuğunu belirtti. 'SİSTEM TIKANMIŞ DURUMDA' Terkoğlu: Komünistliğin ne lüzumu var? Okuyan: Bugüne sıkışmış haberler var.

Mesela yatırım şirketleri. Adalet Bakanı'nın çıkıp; 'Erdoğan'ın seçilmesi için seçim yapacağız' demesi... Bunları üst üste koyunca Komünizmin lüzumu ortaya çıkıyor.

Kitapta şunu anlatmaya çalıştık; bunlar oluyor çünkü sistem tıkanmış durumda. 'TOPLUM BAŞINA GELEN FELAKETİ HENÜZ DAHA ANLAMADI' Terkoğlu: İnsanlar, yoksulluğun bu kadar arttığı bir dünyada bu kadar doğruyu söylemenize karşın neden arkanızda durmuyor? Okuyan: Hak verip de destek olmamak Türkiye'de yaygın bir alışkanlık. Bu toplum başına gelen felaketi henüz daha anlamadı.

Yoksulluğu sürdüremeyecek kadar geniş kesim var. Bir kesim maçı sürdürmeye çalışıyor. Ama hala Türkiye'yi ve dünyayı anlamayan bir kesim var.

Biz bu coğrafyada ağır darbeler gördük; ama savaş görmedik. Aslında 2. Dünya Savaşı'nı görmedik.

2. Dünya Savaşı'nı yaşayan toplumlarda gelişmeler karşısında daha tetikte olma durumunu görüyorum. Türkiye'de bir kesim ise 'Daha o kadar değil' diyor.

Bahsettiğim kesimin kolaycı çözümlere destek verme sorunu var. Ortak zemimde buluştuğumuz bir kesimi hala düzen siyasetinden koparamadık. 'İYİ İNSANLARIN BAŞARILI OLABİLECEĞİNE İNANCINI KAYBETTİ TOPLUM' Terkoğlu: İnsanlar kötü niyetten değil, bu düzenin değişmeyeceğine inanıyor. Anketlere bakıyorum, insanların 2. tercihinde daha görünürsünüz.

Bunu nasıl aşacaksınız? Okuyan: Bazen sokak röportajlarını izliyorum, 'Komünistlere oy vereceğim, onlar iyi insanlar' diyor. Sanırım sorunun cevabı burada.

İyi insanların başarılı olabileceğine inancını kaybetti toplum. 'BU BİR TUZAK, KOLAYCILIK' Terkoğlu: İnsanlar size neden gitsin demiyor Okuyan: Diyelim ki Erdoğan kaybetti, o akşam mutlu olan insanların parçası oluruz. Ama Türkiye'nin hiçbir sorunu bitmez. Hatta bu korkunç yapı referans noktasını yitirdiğinde alternatifini hızlıca üretmezsek, felakate sürükleniriz.

Erdoğan gitsin, gidince sorunlar çözülecek; bu böyle değil. Bu bir tuzak, kolaycılık. Şimdi adam diyor ki 'Erdoğan'ı seçmek için seçiyoruz' diyor.

Bu noktaya geldik. 'BU KAFAYLA 'DOKUNMAYIN SÜLEYMANCILARA' SÖYLEMİNE GELİNDİ' Terkoğlu: Belediye iddianamelerine bakıyorum, 12 ay o belediye AKP'deyse, CHP'de o müteahhitle çalışıyor. Tarikat, cemaatler, şirketler AKP gidince, gelecek muhalefetle bu düzeni sürdürürüz diyor. Erdoğan da bunu cezalandırıyor gibi?

Okuyan: CHP, AKP'yi taklit ederek hareket ediyor. AKP, şu an tarikat-cemaat-holding üçlemesiyle hareket ediyor. CHP de buralara girerek, ikna etme yöntemine girişti.

Aslında AKP'ye karşı mücadele nasıl olmalı? Sermaye karşısındaki geniş halk tabakasına ve Cumhuriyet değerlerine dönük siyaset üretimiyle. Ama CHP bunu yapmadı, AKP'ye benzeyerek hesaplaşmaya girdi, düzen içi hesaplaşmaydı bu.

AKP'nin de en iyi bildiği alan burası. Şimdi böyle kazanacağınıza inanıyorsunuz da bizim yaptığımız siyasete neden inan mıyorsunuz? Şimdi bu kafayla 'Dokunmayın Süleymancılara' söylemine gelindi. 'SOLA VERDİĞİ ZARARI GÖRMEDİLERSE NE DİYEYİM?' Terkoğlu: Milli Mücadeleyi gerçekleştiren, devrimleri yapan, Cumhuriyet'i kuran bir CHP var, bir de DEM Parti var.

Bir de bunların dışında duran Sosyalist partiler var; ama her kırılmada bu iki partinin arkasında gidiyorlar. Türkiye'de niye böyle. Hatta siz de Kılıçdaroğlu'na destek verdiniz, pişmanız dediniz.

Okuyan: Pişmanız demedim, bir kereye mahsus desteğin gerekçelerini açıkladık. 'Sosyalist Güç'ten pişmanız dedim. Bu sistemin içerisinde belli konumlara gelip, devrim yaparız diyenler olabilir. Ama bunun imkânı yok.

Böyle bir solculuk yok. Biz de bu solculuk tipinden uzak duruyoruz. CHP-DEM gölgesinde siyaset yapmanın sola verdiği zararı görmedilerse ne diyeyim. 'BİZ KURTARIRIZ, ONLAR KURTARAMAZ' Terkoğlu: Türkiye'de Sosyalizmin olması, Sosyalist olmayanlar içinde iyi değil mi?

Okuyan: Sosyalizmin olması işçi sınıfı için avantaj. Dünya siyaseti için de. SSCB dünyaya çeki düzen verdi.

Bu siyaset tarzının değişmesi lazım: Türkiye'de siyasetçi, imaj üzerine kurulu. Sonuçta aslında siyasetçi fotoğraf çektiriyor. Bu insanlar Türkiye'yi yönetmek istiyor ve tek adam olma niyetinde.

Düzen partisi dediğimiz partilere kim verdi bu yetkiyi? Ve ne yazık ki insanlarımız da onların peşinden gitti. Bizim arkamızda bir kolektif güç var.

Ama bu siyasetçiler kurtarıcı olarak çıkıyor. Biz kurtarırız, onlar kurtaramaz. 'TKP'NİN BİRLİK DİYE BİR DERDİ OLMAZ' Terkoğlu: Solcular neden bir araya gelmiyorlar? Siz neden bundan uzak duruyorsunuz?

Okuyan: Biz bir şeyden vaz geçmedik. Mevcut Türkiye soluyla bir arada yürünmez. Türkiye solunu yan yana getirince bu haliyle bir şey çıkmaz.

Türkiye solunda perspektif problemi var. Şu an TKP'nin birlik diye bir derdi yok. 'BU BİR TAKTİK DEĞİLDİ, DURUM BUYDU' Terkoğlu: İnsanların sizi sempatik bakmasının bir nedeni daha var. CHP'nin içinde Cumhuriyet değerleriyle uzaklaşanlar varken, siz yaklaştınız.

Nedir bunun sebebi? Okuyan: Biz TKP ismini alırken, kökü dışarda söylemini gidermeyi konuştuk. Çünkü en büyük silahları buydu, Komünizm bu topraklarda tutmaz söylemiydi bu.

Bizim öncelikle bu toprakların ayrılmaz bir parçası olduğumuzu göstermemiz lazımdı. Bu bir taktik değildi, durum buydu. Bu bir süreç işiydi.

Çünkü kolay olmadı. Türkiye solunun ön yargıları, bizim içimizdeki tuhaflıkları kırmak kolay olmadı. Türkiye solundaki önyargılar bizi de kuşatmış durumdaydı.

Bir bayrak fetişizmi var. Ama ülkenin ulusal bayrağına sahip çıkacağız. Gezi'de ben 'Ele geçirdik bayrağı' demiştim.

Bayrak, Cumhuriyet değerleri, Mustafa Kemal bir taktik değil, olması gereken bir şeydi. Son yıllarda ise Cumhuriyet değerlerini bizim dışımızda savunan kalmadı. Bize kaldı savunmak. 'BU SÜRECİN DEMOKRATİKLEŞMEYLE, ÖZGÜRLÜKLEŞMEYLE ALAKASI YOK' Terkoğlu: Çözüm süreci hakkında ne düşünüyorsunuz?

Okuyan: Birisi diyor ki 'AKP'yle masaya oturulur mu?', birisi de 'PKK ile masaya oturulur mu?' Böyle bir itiraz olur mu? Bu süreç böyle değerlendirilemez ki. Bu sürecin demokratikleşmeyle, özgürlükleşmeyle alakası yok.

Bunları görmeden mi 'yetmez ama evet' dediler. Biz perspektif geliştirdik. Baktık, izledik, yeterince done oluştu ve bunun Yeni Osmanlıcı bir sistem olduğunu söyledik. 'HER ŞEYİ BİZ YÖNETECEĞİZ DEME ÇILGINLIĞINI YAPMAYIZ' Terkoğlu: Siz bu ülkeyi yönetebilir misiniz?

Okuyan: Öncelikle yönetiriz, hep birlikte yönetiriz. Bu ülkenin büyük kaynakları var, insan kaynağı da var. İnsanları karanlık bir dünyaya iten sistemin sahipleri bellidir.

Zor işlem Türkiye'den bunları eksitmek. Bunu sağladıkça Türkiye'nin kaynakları özgürleşir. Türkiye'yi biz kendi kadrolarımızla yönetiriz kadar kafayı yemedik.

Bu ülkenin yurtsever cumhuriyeçi kaynağı var, bunlarla yönetiriz. Ama makamlara TKP'lileri yerleştiremeyiz, bu kötülüğü yapmayız. Herkesin Komünist olması gerekmiyor.

Eninde sonunda bize bu ülkenin kaynaklarını halkımıza yönetecek kadromuz var bizim. Her şeyi biz yöneteceğiz deme çılgınlığını yapmayız. Türkiye büyük bir ülke.

Söyleyişinin sonunda Okuyan ve Terkoğlu okuyucuların kitabını imzaladı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü