ABD Başkanı Donald Trump 'ın Temmuz 2026'da Ankara'daki NATO Zirvesi' nin ardından Türkiye'den ayrılışı sırasında gerçekleştirilen gizli güvenlik operasyonunun yeni ayrıntıları ortaya çıktı. Netflix'in hızlı biçimde güncel olayları belgeselleştiren Instadocs serisinin üçüncü bölümü 'The Decoy Plane' (Yem Uçak) , Trump'ın Air Force One 'a bindikten sonra nasıl gizlice başka bir uçağa geçirildiğini ve beraberindeki gazetecilerin operasyondan nasıl habersiz bırakıldığını ele alıyor. Belgesel, 4 Eylül'de yayımlandı.
OPERASYONUN PERDE ARKASI Olay, Trump'ın 8 Temmuz'da Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılması sırasında yaşandı. Trump, kameraların önünde geleneksel mavi-beyaz renklerdeki Air Force One'a çıkarak Türkiye'den ayrılıyormuş görüntüsü verdi. Ancak ABD Başkanı'nın yolculuğu bu uçakla devam etmedi.
Güvenlik operasyonu kapsamında Trump ve beraberindeki bazı isimler, uçağın basının göremediği diğer tarafına yanaştırılan havaalanı ikram aracına geçti. Hidrolik sistemle Air Force One'ın kapısına yükseltilen araç daha sonra aşağı indirildi ve Trump gizlice yakında bekleyen daha küçük bir ABD Hava Kuvvetleri C-32A uçağına götürüldü. Trump böylece gazetecilere ve kamuoyuna fark ettirilmeden Air Force One'dan ayrılmış oldu.
GAZETECİLER 'YEM UÇAKLA' DEVAM ETTİ Operasyonun en dikkat çekici kısmı ise Trump'ı takip eden Beyaz Saray muhabirlerinin yaşananlardan haberdar olmamasıydı. Gazeteciler ve bazı Beyaz Saray çalışanları, Trump'ın kendileriyle aynı uçakta bulunduğunu düşünerek eski Air Force One ile İngiltere'ye doğru uçmaya devam etti. Trump ise daha küçük C-32A ile İngiltere'ye götürüldü.
Operasyon sırasında basın mensuplarından uçaktaki pencerelerin perdelerini kapatmaları da istendi. Trump'ın bulunmadığı eski başkanlık uçağı böylece fiilen bir 'yem uçak' haline geldi. OPERASYON NEDEN DÜZENLENDİ?
Gizli operasyonun arkasında Trump'a yönelik olası bir İran saldırısına ilişkin istihbarat bulunuyordu. The Washington Post 'un daha önce ortaya çıkardığı bilgilere göre güvenlik yetkilileri, Trump'ın Türkiye'den ayrılışı sırasında başkanın veya uçağının hedef alınabileceği ihtimali üzerine olağanüstü önlemler aldı. Ancak daha sonra söz konusu istihbaratın niteliği konusunda ABD yönetimi içinde farklı değerlendirmeler bulunduğu ortaya çıktı.
Gazetenin ABD'li mevcut ve eski yetkililere dayandırdığı haberine göre, İsrail tarafından CIA'e aktarılan tehdide ABD istihbaratı düşük güven seviyesinde yaklaştı. Buna rağmen başkanlık güvenliğinden sorumlu birimler riski göze almadı ve gizli uçak değiştirme operasyonu gerçekleştirildi. Trump daha sonra uçak değişikliğini doğrulayarak kararın Secret Service ve ABD ordusunun talebi üzerine alındığını söyledi.
KODLAR HAVADA DEĞİŞTİRİLDİ Operasyondaki dikkat çekici ayrıntılardan biri de uçakların çağrı kodlarıydı. Trump'ın bulunduğu C-32A'nın İngiltere'ye giderken Reach 18 (RCH18) şeklinde sıradan bir askeri uçuş çağrı kodu kullandığı bildirildi. Uçağın kolaylıkla takip edilmesini sağlayan sistemlerin de kapatıldığı belirtildi.
Trump'ın içinde bulunmadığı eski başkanlık uçağı ise Türkiye'den havalandıktan sonra uçuş sırasında AF1 , yani Air Force One çağrı kodunu kullanmaya başladı. Böylece kamuoyuna açık uçuş takip verileri de Trump'ın büyük başkanlık uçağında bulunduğu izlenimini güçlendirdi. İNGİLTERE'DE NASIL YENİDEN ORTAYA ÇIKTI?
Trump'ı taşıyan C-32A ile gazetecilerin bulunduğu eski Air Force One daha sonra İngiltere'deki RAF Mildenhall Üssü 'ne ulaştı. Trump'ın burada yeniden eski Air Force One'a geçtiği değerlendirildi. ABD Başkanı kısa süre sonra kameraların karşısına çıkarak eski Air Force One'ın merdivenlerinden indi.
Ardından Trump, heyet ve gazeteciler ABD'ye dönüş yolculuğunun devamı için yeni başkanlık uçağına geçti. Böylece Türkiye'de başlayan gizli operasyon saatler sonra sona ererken, uçaktaki gazeteciler Trump'ın yolculuğun ilk bölümünde kendileriyle birlikte olmadığını ancak olay kamuoyuna yansıdıktan sonra öğrendi.