Dört buçuk yılı geride bırakan Rusya-Ukrayna savaşında, cephe gerisinde şiddet daha önceden olmadığı kadar arttı. Bir tarafta Rusya, diğer tarafta da Ukrayna (ve Ukrayna’ya destek veren Batılı ülkeler), karşı tarafın lojistik imkânlarını ortadan kaldırmak için hava saldırılarını artırdı. Şehirler arası ulaşım epey sorunlu hale geldi.
Ruslar Kiev’e hava saldırılarını eskiden geceleyin yapardı. Şimdiyse hava alarmlarının çalmadığı zaman yok. Kiev’de günde ortalama on beş kez sirenler çalıyor, bu esnada alışveriş merkezleri ve eğlence yerleri kapatılıyor, hayat büyük ölçüde felce uğruyor.
Hava saldırısının bu yoğunlukta birkaç ay daha sürmesi hiç şüphesiz, Kiev’deki pek çok mağazayı iflasa sürükleyeceğe, işsizliğin daha da artmasına neden olacak. TRUMP YENİDEN DEVREDE İşte karşılıklı saldırıların arttığı bu ortamda ABD, Ukrayna meselesine yeniden el attı: ABD Başkanı Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ile Jareed Kushner’in başını çektiği heyet, önce Moskova’yı, sonra da Kiev’i ziyaret etti. ABD yönetimi, İran savaşının başlamasından bu yana ara verdiği Ukrayna savaşını bitirme girişimlerine yeniden başladı.
ABD’de kasımda yapılacak parlamento ara seçimleri öncesinde Trump’ın kendi kamuoyuna bir dış politika başarısı göstermeye çalıştığı görülüyor. Hatırlayacağımız üzere Trump, ikinci başkanlık dönemine başlarken Ukrayna savaşını 24 saatte bitirmeyi vaat etmiş fakat Rusya’yla anlaşma girişimi hem Rusya’nın tutumu hem İngiltere gibi Rusya karşıtı devletlerin hem de ABD’deki Demokratların girişimleri sonucunda pek başarılı olamamıştı. Moskova ve Kiev’deki görüşmelerin ayrıntıları henüz netleşmediyse de Moskova’daki görüşmelerde Amerikalıların İran konusunu da gündeme getirdikleri görülüyor.
Buradan, ABD’nin Rusya’ya, İran’ı desteklemekten vazgeçmesi karşılığında ona Ukrayna’dan daha fazla şey önerdiği sonucunu çıkartabiliriz. Sonuçta Trump yönetimi en baştan, Ukrayna savaşı konusunu bir şekilde sona erdirerek dünyanın başka yerlerine odaklanmayı savunuyordu. Kiev’deki görüşmelerdeyse ABD ve Ukrayna heyetlerine İngiliz, Fransız ve Alman yetkililer katıldı.
Dolayısıyla Zelenski’nin Trump’ın tutumuna tek başına karşı çıkmadığı, arkasında İngiltere gibi ülkelerin olduğu daha net görüldü. BEKLENTİLER FARKLI Peki, müzakere süreci başlarsa savaş kısa sürede sona erer mi? Bu soruya çatışmanın hiçbir tarafı “Evet” demiyor.
Hemen herkes müzakereler yakında başlasa bile ateşin kesilmesinin (barış anlaşmasının yapılması değil, sadece ateşin kesilmesinin) ilkbahardan önce mümkün olmadığını söylüyor. Çünkü tarafların beklentileri birbirinden çok farklı. Ayrıca Trump’ın Putin’le anlaşmaya varmasına ne Avrupa ülkeleri ne de ABD’deki Demokratlar imkân vermez.
Ayrıca kasımdaki ara seçimlerden Demokratların galip çıkması halinde Trump’ın Rusya’ya karşı uzlaşmacı tutumunu sürdüremeyeceğini, Demokratların tutumuna uyum sağlamak zorunda kalacağını Ruslar da söylüyor. Ruslar için en korku verici senaryoysa ABD’de 2028’deki seçimleri Demokratların kazanması, böylelikle Rusya’nın karşısında yeniden, birleşik bir Batı ittifakını bulması. Bu nedenle Rusya, önümüzdeki yıl içinde Ukrayna savaşından sonuç alabilmek için elinden geleni yapacaktır.
Dolayısıyla savaşın sonunun henüz görülemediği, karmaşık bir dönemden geçiyoruz.