sondakika.com
Son Dakika

Trump'ın kararnamesi: Karma aşıları teker teker olmak daha mı güvenli?

KKK aşısının ayrılmasına yönelik tartışmalar, aslında Trump'ın kararnamesinden çok daha eskiye uzanıyor.

Fotoğraf: Euronews

ABD Başkanı Donald Trump’ın çocukluk çağı aşı takviminde köklü değişiklikler öngören yeni başkanlık kararnamesi, aşı uzmanlarının tepkisini çekiyor.Trump’ın 10 Ağustos’ta imzaladığı kararname, ABD’de çocukların mevcut programa kıyasla daha az hastalığa karşı aşılanmasını ve birden fazla hastalığa karşı koruma sağlayan karma aşıların ayrılmasını öneriyor. Değişikliğin ilk olarak kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı uygulanan KKK aşısından başlaması öngörülüyor.KKK aşısının ayrılmasına yönelik tartışmalar, aslında Trump'ın tutumundan çok daha eskiye uzanıyor.Bilim insanları ise karma aşıların ayrı ayrı uygulanmasının çocukların hastalıklara karşı korunmasını geciktirebileceği, aşılama oranlarını düşürebileceği ve kızamık gibi son derece bulaşıcı hastalıkların yeniden yayılmasını kolaylaştırabileceği uyarısında bulunuyor.Trump'ın başkanlık kararnamesinin ülke genelindeki aşı takvimini doğrudan değiştirmesi de mümkün değil. ABD’de doktorların kullandığı çocukluk çağı aşılama programlarının uygulanmasında eyalet sağlık makamları, yani yerel yönetimler önemli yetkilere sahip.

Buna rağmen uzmanlar, federal yönetimin aşıların ertelenmesini veya ayrılmasını teşvik etmesinin bile ciddi sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor.Trump 'bir şişe gazoz büyüklüğünde' dedi, uzmanlar itiraz ettiTrump kararnameyi imzalarken karma aşıların çocukların vücuduna tehlikeli miktarda sıvı verilmesine neden olduğunu öne sürdü. Bir aşının “bir şişe gazoz büyüklüğünde” olduğunu öne süren Trump, çocuklara büyük miktarlarda aşı sıvısı verildiğini savundu.Öte yandan, KKK gibi tipik bir çocukluk çağı aşısının tek dozu yaklaşık yarım mililitre, yani kabaca bir çay kaşığının onda biri kadar sıvı içeriyor.KKK ve otizm iddiasının bilimsel dayanağı yokTrump kararnameyi imzalarken aşılarla otizm arasında bağlantı olabileceğini de ima etti. Bu iddianın kökeni, 1998 yılında yayımlanan ve KKK aşısıyla otizm arasında ilişki olduğunu öne süren bir çalışmaya dayanıyor.Britanyalı gastroenteroloji uzmanı Dr.

Andrew Wakefield, 1998'de 12 arkadaşıyla birlikte tıp dergisi Lancet'te KKK aşısıyla otizmin bağlantılı olabileceğini öne süren bir makale yayımlamıştı. Makale, KKK aşısındaki canlı virüsün barsak mukozasının geçirgenliğini artırarak kana, oradan da beyne geçtiğini ve otizme neden olduğunu iddia ediyordu. Çalışmada yer alan 12 çocukta otizm bulgularının KKK aşılamasından bir ay sonra ortaya çıktığı söyleniyordu.Ancak Wakefield'ın çalışmasında ciddi metodoloji problemleri vardı ve bu nedenle bilimsel çevreler tarafından şüpheyle karşılanmıştı.

Her şeyden önce çalışma sadece 12 çocuk üzerinde yapılmıştı. O yıllarda İngiltere'de ayda 50 bin çocuk KKK aşısı oluyordu. Bağlantının sadece 12 çocukta gösterilmesi ise verilerin tesadüfi olma ihtimalini gündeme getiriyordu.

Wakefield'ın çalışmasında, bilimsel deneylerde altın kriter sayılan kontrol grubu da yoktu. Yani bulgular KKK aşısı olmayan çocuklardan alınan örneklerle karşılaştırılmamıştı. Ayrıca barsaktan kana, oradan da beyne geçen zehirli maddelere veya KKK aşısına ait kalıntılara da rastlanmamıştı.Tüm bunlara rağmen makalenin bulguları basında geniş yer buldu.

Ebeveynler arasında yayılan endişe nedeniyle 1998 ve 2003 arasında Birleşik Krallık'ta KKK aşılama oranı yüzde 92'den yüzde 80'e geriledi ve Wakefield küresel aşı karşıtlığının simgelerinden biri oldu.Bu olayların ardından farklı ülkelerde yürütülen çok sayıda büyük araştırma ve bağımsız bilimsel inceleme, KKK aşısının güvenliğini ve etkinliğini değerlendirmişti.Örneğin 2002'de Finlandiya'da yapılan ve 1982-1996 arasında doğan çocukları kapsayan bir çalışmada KKK aşısı olan 1,8 milyon çocuktan sadece 174 tanesinde otizmle ilgisiz yan etkiler görüldüğü ve aşılamayla otizm arasında bağlantı bulunmadığı saptanmıştı.Bu araştırmalardan bir diğeri de Danimarka'da 1991 ve 1998 arasında doğan 500 bin çocuk üzerinde yapılmıştı. Araştırmada "KKK aşıları ve otizm görülme sıklığı arasında bir ilinti olmadığı, hastalık sıklığının aşılanmış ve aşılanmamış çocuklarda aynı olduğu" saptanmıştı.Kanada'da yapılan daha küçük çaplı bir araştırmada ise 1987-1998 arasında doğan 28 bin çocuk incelenmişti. Bu çalışmada da "KKK ve otizm gelişimi arasında bir neden sonuç ilişkisi olmadığı" bulunmuştu.Wakefield olayının perde arkası: Kendi kabakulak aşısını mı satacaktı?Wakefield, makalesi yayınlandıktan sonra bir PR şirketi vasıtasıyla basın toplantısı düzenlemiş ve ilk makalede olmayan, hatta çoğu ortak yazarın karşı çıktığı bir iddiada bulunmuştu: "MMR aşısı çocuklara birlikte değil de tek tek yapılsa daha güvenli olur."Gazeteci Brian Deer'in 2004'te ortaya çıkardığı bilgilere göre Wakefield'in bu sözleri sarf etmesi de tesadüf değildi.

Zira Wakefield, bir çıkar çatışması içerisindeydi ve bir dizi etik ihlalde bulunmuştu. Örneğin, bu araştırma sırasında KKK aşısına rakip bir kabakulak aşısının patenti için başvuru yapmıştı. Böylece söz konusu araştırmanın, kullanımdaki aşıyı karalama ve Wakefield'in ortağı olduğu firmanın aşısını piyasa sürme amacı taşıdığı saptanmıştı.Bunun yanında bilimsel çalışmalarda örnek vakaların rastgele seçilmesi gerekirken, Wakefield'in incelediği çcouklardan 5'inin aşı üreticilerine toplu dava açan avukatın müşterileri olduğu anlaşılmıştı.

Wakefield'in araştırma sırasında bu 5 çocuğun avukatından 50 bin sterlin aldığı ve bu maddi yardımı araştırmayla ilgili hiçbir yerde beyan etmediği ortaya çıkmıştı.Bu bilgilerin ortaya çıkmasının ardından, çalışmada Wakefield'in ekibinde yer alan 12 doktordan 10'u çalışmadan çekildiğini açıklamış, Lancet de makaleyi geri çekmişti.Karma aşının avantajı ne?Bilimsel araştırmalar ayrıca karma aşıların aşılama programlarının başarısını da artırabildiğini gösteriyor. Örneğin, Belçika’da difteri, tetanos, boğmaca ve Haemophilus influenzae tip B'ye karşı dört aşının tek enjeksiyonda birleştirilmesinin ardından bu hastalıklara karşı aşılananların oranının yüzde 8 arttığı tespit edilmişti.2006’da yayımlanan bir başka araştırma da karma aşıların mevcut olduğu durumlarda çocukların hastalıklara karşı ortalama olarak daha erken yaşlarda bağışıklık kazandığını ortaya koymuştu.Karma aşıyı üç ayrı aşıya bölmek kolay değilTrump’ın kararnamesi ülkenin üst düzey sağlık yetkililerine yeni tavsiyeleri benimsemeleri yönünde talimat verse de KKK aşısını fiilen ayırmak önemli bir lojistik ve endüstriyel sorun yaratabilir.Bunun için ilaç şirketlerinin kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı ayrı aşıları üretmesi ve bunların gerekli düzenleyici süreçlerden geçmesi gerekiyor. Uzmanlara göre bu süreç yıllar alabilir ve yüz milyonlarca dolara mal olabilir.STAT'ın haberine göre, KKK üreticileri Merck ve GSK de kararnamenin ardından aşıların ayrılması fikrine karşı çıktı.

GSK sözcüsü, ayrı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşılarının karma aşıdan daha güvenli veya etkili olduğuna ilişkin bilimsel kanıt bulunmadığını söyledi.Japonya örneği: Aşılama düştü, salgınlar geri geldiUzmanların bu noktada dikkat çektiği örneklerden biri Japonya. Ülke, kullanılan karma aşının içerisindeki belirli bir kabakulak suşuyla ilgili güvenlik sorunlarının ardından 1993'te KKK kullanımını bırakıp tekli aşılara geçmişti.Nature'a göre, takip eden dönemde, aşılamaya yönelik kamu güveninin de azalmasının etkisiyle genel aşılama oranları ciddi şekilde düşmüş ve kızamık, kabakulak ve kızamıkçık salgınları yaşanmıştı. 2001'deki kızamık salgınının yaklaşık 265 bin çocuğu etkilediği tahmin ediliyor.Japonya 2006'da kızamık ve kızamıkçığı birleştiren KK aşısına geçti.

Ülke Mayıs 2026'da ise 1993'ten bu yana ilk kez bir KKK aşısına onay verdi.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Euronews sayfasına gidin.

tr.euronews.com · Haberi kaynağında oku

Dünya haberleri

Tümü