ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in Washington’daki etkisinden Ukrayna’ya verilen askeri desteğe, İran’a yönelik politikasından Çin’in rüzgar enerjisine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, İran için önlerinde üç seçenek bulunduğunu söylerken, “Onların bankacısı benim” ifadelerini kullandı. Trump, son 10-15 yılda İsrail ve Yahudi toplumunun Washington’daki siyasi etkisinde büyük bir değişim yaşandığını savundu.
Yaklaşık 20-25 yıl önce İsrail yanlısı lobinin Washington’daki “en güçlü lobi” olduğunu söyleyen Trump, özellikle Demokrat Parti içinde İsrail’e yönelik yaklaşımın değiştiğini ileri sürdü. Trump, ABD Senatosu’ndaki Demokratların lider isimlerinden Chuck Schumer’i hedef alarak, “Schumer gibi isimlere bakın. Neredeyse bir Filistinliye dönüştü.
Yaşananlar gerçekten inanılmaz. Daha önce böyle bir şey görmedim” dedi. UKRAYNA İÇİN BIDEN’I SUÇLADI ABD’nin mühimmat stoklarının düşük olmasının sorumluluğunu eski Başkan Joe Biden’a yükleyen Trump, Biden yönetiminin Ukrayna’ya 300 milyar dolar değerinde yardım verdiğini öne sürdü.
Trump, kendi yönetiminin de Ukrayna’ya destek sağladığını ancak bunun farklı bir yöntemle gerçekleştirildiğini belirterek, “Ben Ukrayna’ya doğrudan vermiyorum. Avrupa Birliği’ne veriyorum. Onların parası var ve bedelini tamamen ödüyorlar” dedi.
ABD’nin Avrupa Birliği’ne mühimmat, savaş uçağı ve başka askeri sistemler sattığını söyleyen Trump, Avrupalı ülkelerin daha sonra bunları Ukrayna’ya verebildiğini ifade etti. Trump, Biden döneminde yapılan yardımların ise “çılgınca boyutlarda” olduğunu savundu. “BEN OLMASAYDIM NÜKLEER SİLAHLARI VARDI” Trump, İran’a yönelik politikası konusunda da dikkat çeken ifadeler kullandı.
Kendi müdahaleleri olmasaydı Tahran’ın bugün nükleer silaha sahip olacağını öne süren Trump, “Ben yaptığımı yapmasaydım şu anda nükleer silahları olurdu ve siz onlara ‘efendim’ diye hitap ederdiniz” dedi. Trump, Washington’ın İran konusunda önünde üç farklı yol bulunduğunu söyledi. İlk seçeneğin mevcut baskıyı sürdürmek olduğunu belirten Trump, İran ekonomisinin ağır durumda olduğunu, enflasyonun yüzde 300’e ulaştığını, para biriminin değer kaybettiğini ve askerlerin maaşlarının ödenemediğini iddia etti.
İkinci seçenek için “Onları gerçekten çok sert vurmak” ifadesini kullanan Trump, üçüncü yolun ise İran’ı ekonomik açıdan yenilgiye uğratmak olduğunu söyledi. Ekonomik baskının zaten mevcut politikanın bir parçası olduğunu belirten Trump, İran’ın borçlanmakta zorlandığını ve ABD’nin İran’ın mali kaynakları üzerinde büyük kontrol sahibi olduğunu savundu. Trump, “Paralarının kontrolü bizde.
Çok paraları vardı ve bunun üzerinde tamamen kontrol sahibiyiz. Onların bankacısı benim. Ben onların bankacısıyım” ifadelerini kullandı.
ÇİN VE RÜZGAR ENERJİSİNİ HEDEF ALDI Trump’ın hedefinde yenilenebilir enerji yatırımları da vardı. Rüzgar türbinlerinin büyük ölçüde Çin tarafından üretildiğini söyleyen Trump, Çin’in bunları kendisinin kullanmadığını öne sürdü. Çin’de yalnızca birkaç “gösteri amaçlı” rüzgar santrali bulunduğunu iddia eden Trump, rüzgar enerjisinin pahalı olduğunu ve düşük kaliteli enerji ürettiğini savundu.
Trump, rüzgar türbinlerinin kuruldukları bölgelerin görünümüne de zarar verdiğini ileri sürerek rüzgar enerjisine yönelik eleştirilerini yineledi.