sondakika.com
Son Dakika

Tüm ülke yedinci kez karanlığa gömüldü. Küba'da neler oluyor?

Yaklaşık 9 milyon kişinin yaşadığı Küba’da ulusal elektrik şebekesinin tamamen çökmesiyle ülke genelinde elektrik kesildi.

Fotoğraf: NTV

Yaklaşık 9 milyon kişinin yaşadığı Küba’da ulusal elektrik şebekesinin tamamen çökmesiyle ülke genelinde elektrik kesildi.

Küba Enerji ve Maden Bakanlığı, ülke genelinde elektrik şebekesinde kesinti meydana geldiğini bildirdi.

Açıklamada, "Elektrik şebekesinde tam bir kesinti meydana gelmiştir. Sistemin yeniden devreye alınmasına yönelik protokoller uygulanmaya başlandı." ifadeleri kullanıldı.

Uluslararası kaynaklara göre yaklaşık 9 milyon nüfusa sahip Küba’da elektrik kesintisi nedeniyle ülke genelinde yaşam durma noktasına geldi.

BU SENE YAŞANAN YEDİNCİ KESİNTİ

Son olay, Küba’da 2026 yılı içinde yaşanan yedinci ülke çapındaki elektrik kesintisi olarak kayıtlara geçti.

Ülke mart ayında iki kez tam şebeke çöküşü yaşamış, temmuz ayında ise dokuz gün içinde üç büyük kesinti meydana gelmişti. Elektrik sistemi 3 Ağustos’ta bir kez daha devre dışı kalmış ve bu olay yılın altıncı ülke çapındaki kesintisi olarak açıklanmıştı.

Ulusal şebeke çalıştığı dönemlerde de üretimin talebi karşılayamaması nedeniyle Küba’nın birçok bölgesinde dönüşümlü kesintiler uygulanıyor. Milyonlarca kişi zaman zaman günün büyük bölümünü elektriksiz geçirirken su temini, ulaşım, iletişim ve gıdaların soğukta saklanması gibi temel ihtiyaçlar da kesintilerden etkileniyor.

Küba’nın elektrik üretiminin büyük bölümü petrol ve türevleriyle çalışan eski termik santrallere dayanıyor. Uzun süredir yeterli bakım yapılamayan tesislerdeki teknik arızalar, yedek parça eksikliği ve yakıt yetersizliği sistemi küçük aksaklıklara karşı bile savunmasız hale getiriyor.

Ülkenin en büyük santrallerinden Antonio Guiteras Termik Santrali’ndeki arızalar, geçmişte birçok geniş çaplı kesintiyi tetikledi. Bir santralin aniden devreden çıkması, üretim ile tüketim arasındaki dengenin bozulmasına ve şebekenin zincirleme biçimde çökmesine yol açabiliyor.

Havana yönetimi, elektrik sisteminin yenilenememesinin başlıca nedenleri arasında ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı ekonomik yaptırımları gösteriyor. Washington ise krizin temelinde Küba hükümetinin ekonomi politikalarının, yatırım eksikliğinin ve merkezi planlama sisteminin bulunduğunu savunuyor.

Küba’nın enerji krizi, Donald Trump yönetiminin 2026’nın başından itibaren petrol tedarikine yönelik baskıyı artırmasıyla daha da derinleşti.

Küba’nın en önemli yakıt tedarikçisi Venezuela’dan yapılan sevkiyatlar ocak ayında durdu. Trump daha sonra Küba’ya petrol gönderen ülkelerin ABD’ye yaptığı ihracata ek gümrük vergileri uygulanabileceği uyarısında bulundu.

Trump, şubat ayında Meksika’nın da Küba’ya petrol göndermeyi bırakacağını söyledi. Meksika yönetimi sevkiyatları insani yardım olarak tanımlasa da ABD ile gerilim yaşamamak için petrol teslimatlarını durdurdu. Böylece Küba’nın elektrik üretimi, ulaşım ve sanayi için ihtiyaç duyduğu dış yakıt kaynakları büyük ölçüde kesildi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen uzmanlar, mayıs ayında ABD’nin uyguladığı yakıt kısıtlamalarını ‘enerji yoksunluğu’ olarak nitelendirmiş ve önlemlerin sağlık, ulaşım, su ve elektrik gibi temel hizmetleri tehlikeye attığını bildirmişti.

Trump, 1 Mayıs’ta imzaladığı kararnameyle Küba’ya yönelik yaptırımların kapsamını genişletti. Düzenleme, Küba’nın enerji, savunma, madencilik, finans ve güvenlik sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı kişi ve şirketlere de ikincil yaptırım uygulanabilmesinin önünü açtı.

Kararın ardından bazı uluslararası taşımacılık şirketleri Küba’ya yönelik rezervasyonlarını askıya aldı. Bu durum yakıtın yanı sıra santrallerin çalışması için gereken yedek parça ve diğer malzemelerin ülkeye ulaştırılmasını da zorlaştırdı.

ABD, bugünkü son elektrik kesintisinden bir gün önce Küba’nın nikel sektörü ve askeri kuruluşlarıyla bağlantılı 11 kurum ve yetkiliye daha yaptırım uyguladı. Yaptırım listesine nikel kaynaklarıyla bağlantılı dört kamu kuruluşu, askeri araştırma ve silah sistemleri üzerinde çalışan dört işletme ile üç askeri yetkili dahil edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, söz konusu yapıların Küba halkı zarar görürken ülke yönetimindeki seçkinleri zenginleştirdiğini savundu. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ise yaptırımların ülkedeki kıtlığı ağırlaştırdığını ve insan ölümlerine yol açtığını belirtti.

Yeni yaptırımların son şebeke çöküşünü doğrudan tetiklediğine ilişkin bir bulgu bulunmuyor. Ancak petrol ithalatının azalması, yedek parça teminindeki güçlükler ve ekonomik kısıtlamalar, elektrik sisteminin arızalara karşı dayanıklılığını zayıflatıyor.

Trump, mart ayında Küba’nın çöküşün eşiğinde olduğunu savunmuş ve Washington’ın ülke konusunda yakında harekete geçeceğini söylemişti.

ABD Başkanı daha sonra yaptığı bir konuşmada ''Küba sırada'' ifadesini kullanmış ancak atılabilecek adımlara ilişkin ayrıntı vermemişti. Trump ayrıca Küba yönetiminin ABD ile anlaşma yapmak zorunda kalacağını ileri sürmüştü.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise Washington’ı ülke ekonomisini boğarak halkı teslim olmaya zorlamakla suçladı. Havana yönetimi, ABD ile görüşmeye açık olduğunu ancak ülkenin siyasi sistemi ve iç işlerinin müzakere konusu yapılamayacağını belirtiyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için NTV sayfasına gidin.

www.ntv.com.tr · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Dünya haberleri

Tümü