Bu fonlar, piyasanın geneline yayılan bir yatırım stratejisi izlemiyor. İşlem hacmi ve piyasada dolaşan lot sayısı az, halka açıklık oranı düşük olan "sığ" hisselere yoğunlaşıyorlar. 3, 5 ya da 10 milyar TL gibi görece küçük tutarlarla bu hisseleri günlük olarak kolayca tavana taşıyabiliyorlar.
Fonlarda biriken paralar 3-4 özel hisseye odaklanmış durumda. Piyasanın doğasına aykırı şekilde bu hisseler 10 gün boyunca ardı ardına %10 değer kazanarak tavan serisi yakaladı. Serbest piyasada herkes yüksek kazanç peşinde koştuğu için yatırımcılar da bu fırsatı kaçırmak istemedi.
Bu kadar yüksek sermayeli bir varlık, piyasada istediği hisseyi arzuladığı seviyeye taşıyabilme gücüne ulaştı. 200 liradan başlayan fiyatlar 4.500 lira seviyelerine kadar çıkarak 20-30 katlık akılalmaz bir artış gösterdi.
Normal şartlarda bir hissenin yükselmesi temel analiz kriterlerine bağlıdır:
-Şirketin üretimi, ihracatı ve iş bağlantıları
-Yurt dışı faaliyetleri ve kârlılık durumu
-Piyasa değeri, defter değeri ve Fiyat/Kazanç (F/K) oranı
Yatırımın kendini kaç yılda amorti edeceği ve şirketin geleceğe dönük hikâyesi
Burada ise temel göstergeler göz ardı edilerek tam bir sürü psikolojisiyle hareket edildi. Yatırımcılar şirketin neden yükseldiğini sorgulamadan sadece artıştan pay almak için hisselere akın etti. Bu fonlara yatırım yapabilmek için "nitelikli yatırımcı" olma şartı bulunmasına rağmen, yatırımcılar kendi iradeleriyle bu riski üstlendi.
YAPAY FİYAT HAREKETLERİ NASIL OLUŞUYOR?
28 Ağustos’ta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yeni fon rehberini yayınlayana kadar fonların hisse pozisyonlarında bir ağırlık kısıtlaması yoktu. Fonlar bir hissenin %37 ila %40'lık kısmını bünyesine katabiliyordu. Piyasadaki dolaşımdaki hisseleri toplayarak hâkim konuma geçen yapılar, fiyatları dilediği gibi yönetti. Küçük yatırımcının sürece müdahale etme şansı kalmadığı gibi diğer oyunculara da fırsat tanınmadı.
Fiyatlar zirveye ulaştığında ise tepe noktadan satışlar yapılarak kâr realizasyonuna gidildi. Sabırsız davranan veya birikimini korumaya çalışan küçük yatırımcı panik satışı yapınca ciddi zararlarla karşı karşıya kaldı.
PARA PİYASASI FONLARINDAKİ BULAŞMA RİSKİ
Gelişmeler zamanla sistemik bir risk boyutuna ulaştı. Risk sadece serbest fonlarla sınırlı kalmadı. Söz konusu 131 fonun 117'si serbest hisse senedi fonu iken geriye kalanlar para piyasası fonuydu. Normal şartlarda para piyasası fonları en düşük risk grubunda yer alır.
Ancak ilgili portföy yönetim şirketleri, hisse senedi fonlarındaki hisseleri para piyasası fonlarına teminat olarak gösterdi. Düşük riskli para piyasası fonlarında biriken nakit, bu hisse teminatları karşılığında kullanıldı. Örnek olarak 100 milyon liralık hisse teminatı gösterildi; fakat hisse fiyatları çöküşe geçince teminatlar karşılıksız kaldı. Kağıt üzerinde 100 milyon lira görünen hisselerin reel değeri 20 milyon liraya gerileyince para piyasası fonları da doğrudan risk altına girdi. Ekonomi yönetimi de oluşan bu dikey riski sınırlandırmak adına tedbirleri devreye soktu.
Soruşturmalar kapsamında sanal medya ayağına yönelik ciddi adımlar atıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili makamlarca yürütülen süreçte:
-246 sanal medya hesabı hakkında erişim engeli getirildiği,
-Piyasa manipülasyonu yaptığı tespit edilen hesap sahiplerine yönelik operasyonlarda 16 şüphelinin daha tutuklandığı bildirildi.