AA muhabirinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından aldığı bilgiye göre, "Toprağı yeniden kazandırmak, umudu yeniden canlandırmak" temasıyla 17-28 Ağustos'ta Ulan Batur'da gerçekleştirilen COP17, arazi bozulumu, kuraklık ve çölleşmeyle mücadeleden sürdürülebilir arazi yönetimine kadar birçok başlıkta ülkelerin ortak çözüm arayışlarına ev sahipliği yapıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank'ın katıldığı konferansta 197 ülkenin hükümet temsilcilerinin yanı sıra bilim insanları, sivil toplum kuruluşları, gençler, yerel topluluklar ve farklı paydaşlar bir araya geliyor.
Arazi restorasyonu, kuraklığa dayanıklılık, mera yönetimi, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir arazi kullanımı konferansın öne çıkan gündem başlıkları arasında yer alıyor.
Türkiye, COP17'de açtığı pavilyonda, çölleşme ve kuraklıkla mücadelede hayata geçirdiği politika ve uygulamaları uluslararası kamuoyuna tanıtıyor.
Konferans boyunca düzenlenen panel ve etkinliklerde arazi bozulumunun önlenmesi, sürdürülebilir arazi yönetimi, kuraklığa direnç, eğitim, izleme ve değerlendirme sistemleriyle ekosistemlerin korunmasına yönelik çalışmalar ele alınıyor. Türkiye'nin bu alanlarda edindiği bilgi ve tecrübenin farklı ülkelerle paylaşılması hedeflenirken, diğer ülkelerin uygulamaları ve çözüm modelleri de değerlendiriliyor.
Türkiye pavilyonu aynı zamanda ikili temaslara da ev sahipliği yapıyor. Farklı ülkeler ve uluslararası kuruluşların temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde, çölleşme ve kuraklıkla mücadeleden arazi ve su kaynaklarının korunmasına kadar farklı alanlarda ortak proje ve işbirliği imkanları ele alınıyor.
Türkiye, bu temaslarla bir yandan çölleşme ve kuraklıkla mücadelede geliştirdiği politika, bilimsel çalışma, izleme ve erken uyarı sistemleri ile uygulamalarını paylaşırken diğer yandan COP17'de oluşan uluslararası diyaloğu COP31 sürecine taşımayı hedefliyor.
Türkiye, COP17'yi, 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde çevre ve iklim diplomasisi açısından önemli platformlardan biri olarak değerlendiriyor.
Bu doğrultuda Ulan Batur'da yürütülen temaslarla ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla yeni işbirliği alanlarının oluşturulması, deneyim paylaşımının artırılması ve COP31'e uzanacak ortak çalışmaların geliştirilmesi amaçlanıyor.
Türkiye böylece çölleşme, kuraklık ve arazi bozulumu alanındaki COP17 gündemi ile iklim değişikliğiyle mücadeleyi merkeze alan COP31 süreci arasında da köprü kurmayı hedefliyor.
Rio Sinerjisi lansmanı gerçekleştirilecek
Öte yandan Türkiye'nin COP31 Eylem Ajandası'nın öncelikli başlıklarından "Rio Sinerjisi"ne yönelik çalışmalar da COP17 kapsamında sürdürülüyor.
İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çölleşmenin birbirinden bağımsız değil, birbiriyle bağlantılı küresel sorunlar olduğu yaklaşımına dayanan Rio Sinerjisi ile bu alanlardaki uluslararası sözleşmeler kapsamında yürütülen çalışmaların ortak hedefler doğrultusunda birbirini desteklemesi amaçlanıyor.
Bu çerçevede, üç alandaki çalışmaların daha uyumlu yürütülmesi ve mevcut taahhütlerin ortak eylemlere dönüştürülmesini amaçlayan Rio Sinerjisi Çalışma Grubu'nun lansmanının COP17 sürecinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Türkiye'nin COP31 Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmayla, ülkelerin mevcut ulusal öncelikleri ve taahhütleri doğrultusunda eylemlerin geliştirilmesi, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve çölleşmeyle mücadele alanlarında uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.