IAOM tarafından yapılan açıklamaya göre, yıllık 32 milyon ton üretim kapasitesine sahip Türkiye un sektörü, küresel un ticaretinin yüzde 23'ünü oluşturuyor. Türkiye'nin 11 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu olduğu belirtilirken, ülkenin aynı zamanda 130 yıllık geçmişe sahip IAOM'un Avrasya Bölgesi Başkanlığı'nı yürüttüğü kaydedildi.TÜRKİYE UN SEKTÖRÜ KÜRESEL PAZARDA GÜÇLÜ KONUMUNU KORUYORIAOM Avrasya Bölgesi'nin 32 ülkeden oluştuğu, 2 milyarı aşkın nüfusu ve 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle dünya buğday üretiminin yüzde 30'unu ve dünya un ihracatının yüzde 55'ini temsil ettiği bildirildi.Sektörün önemli buluşmalarından biri olan 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi'nin, 28-29 Eylül tarihlerinde ilk kez Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenleneceği açıklandı.
Etkinliğe Rusya, Ukrayna, Orta ve Doğu Avrupa, Baltık ülkeleri, Kazakistan, Orta Asya cumhuriyetleri, ABD, Orta Doğu ve Afrika'dan 1000'in üzerinde sektör temsilcisinin katılması bekleniyor.Hububat, un, makarna, bulgur ve yem üreticilerinin yanı sıra değirmen makineleri, laboratuvar ekipmanları, lojistik, depolama ve paketleme sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar da konferansta bir araya gelecek.RUSYA VE UKRAYNA'DAKİ LOJİSTİK SORUNLAR KÜRESEL TEDARİKİ ETKİLİYOREren Günhan Ulusoy, Karadeniz'de tırmanan askeri gerilimin küresel tahıl ticaretinde önemli riskler oluşturduğunu belirtti. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın son dönemde liman altyapıları ile yük gemilerini doğrudan hedef alan bir boyuta ulaştığını ifade eden Ulusoy, mevcut tablonun 2022 yılındaki ilk krizden daha hassas hale geldiğini vurguladı.2022'de savaşın ilk döneminde Ukrayna limanlarının kapalı, Rusya limanlarının ise açık olduğunu hatırlatan Ulusoy, bugün her iki ülkenin lojistik ve liman altyapılarının karşılıklı saldırıların hedefinde bulunduğunu dile getirdi. İzmail ve Karadeniz hatlarında yaşanan gelişmelerin, tahıl ticaretindeki riskleri daha da artırdığına dikkat çekti.Dünya buğday tedarikinin yaklaşık yüzde 30'unu sağlayan Rusya ve Ukrayna'nın ihracat kapasitelerinde yaşanan aksaklıkların küresel piyasaları doğrudan etkilediğini belirten Ulusoy, ABD Tarım Bakanlığı'nın son tahminlerine göre Rusya'nın ihracat beklentisinin 43-46 milyon ton, Ukrayna'nın ise 13,5 milyon ton seviyesine gerilediğini aktardı.TÜRKİYE'DE BUĞDAY REKOLTESİNDE REKOR BEKLENTİSİUlusoy, küresel piyasalarda artan gerilim ve fiyat dalgalanmalarına rağmen Türkiye'nin iç pazarda avantajlı bir konumda bulunduğunu söyledi.
Bu yıl tahıl üretiminin oldukça verimli geçtiğini belirten Ulusoy, yağışların geçen yıla göre yüzde 76 artmasının üretim açısından önemli bir katkı sağladığını ifade etti.Türkiye'de buğday rekoltesinin 24,5 milyon tona ulaşmasının beklendiğini belirten Ulusoy, başarılı geçen hasat dönemi ve güçlü stok yapısı sayesinde kısa ve orta vadede iç piyasada arz veya tedarik sorunu öngörülmediğini bildirdi.AVRUPA'DAKİ KURAKLIK TÜRKİYE'YE AVANTAJ SAĞLIYORAvrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklığın birçok ülkede rekolte kayıplarına neden olduğunu ifade eden Ulusoy, Türkiye'nin üretim kapasitesi ve lojistik gücüyle bölgesel pazarlarda daha avantajlı bir konuma geldiğini söyledi.Ulusoy, küresel buğday ticaretinde Rusya ve Ukrayna'nın ihracattaki paylarının azalmasıyla birlikte ABD, Kanada ve Kazakistan gibi ülkelerin daha fazla öne çıktığını belirtti. İşlenmiş hububat ürünlerinde ise Türkiye'nin Avrupa'daki oluşabilecek açığı kapatabilecek ve yeni pazarlardaki konumunu güçlendirebilecek önemli aktörlerden biri olduğunu vurguladı.TAŞKENT'TEKİ KONGRE STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR5. IAOM Eurasia Konferansı'nın bu yıl ilk kez Taşkent'te düzenleneceğini belirten Ulusoy, Özbekistan'ın güçlü değirmencilik sektörü ve Kazakistan'dan sağladığı buğdayı komşu ülkelere un olarak ihraç etmesi nedeniyle stratejik bir merkez olduğunu ifade etti.
Karadeniz'deki gelişmeler nedeniyle buğday ticaretinde yeni rotaların oluştuğu bir dönemde konferansın her zamankinden daha büyük önem taşıdığını kaydeden Ulusoy, sektör temsilcilerinin küresel tahıl piyasasındaki değişimleri Taşkent'te değerlendireceğini bildirdi.