İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Kadri Yamaç, 15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’de lenfomaya ilişkin dikkat çeken verileri paylaştı.
Lenfomanın temel olarak Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma olmak üzere iki ana gruba ayrıldığını belirten Yamaç, Türkiye’de hastalığın görülme sıklığının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu ifade etti. ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR GLOBOCAN 2022 tahminlerine göre Hodgkin dışı lenfomanın dünyada her 100 bin kişiden yaklaşık 5,4’ünde görüldüğünü belirten Yamaç, Türkiye’de bu oranın yaklaşık 6,8 olduğunu söyledi. Yamaç, “Buna göre Türkiye’deki görülme sıklığı dünya ortalamasından yaklaşık yüzde 25 daha yüksek” dedi.
Sağlık Bakanlığı’nın 2020 kayıtlarına göre lenfoma vakalarının erkeklerde daha fazla görüldüğünü belirten Yamaç, toplam 7 bin 39 vakanın 4 bin 129’unun erkek, 2 bin 910’unun ise kadın olduğunu söyledi. Buna göre vakaların yaklaşık yüzde 59’unu erkekler, yüzde 41’ini kadınlar oluşturuyor. ‘HER LENF BEZİ BÜYÜMESİ LENFOMA DEĞİLDİR’ Lenfomanın en sık fark edilen belirtilerinden birinin boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde ortaya çıkan lenf bezi büyümesi olduğunu belirten Prof. Dr.
Yamaç, bu şişliklerin çoğu zaman ağrısız olduğunu ve zaman içinde büyüyebildiğini söyledi. Ancak her lenf bezi büyümesinin lenfoma anlamına gelmediğini vurgulayan Yamaç, enfeksiyonların çok daha sık nedenler arasında bulunduğuna dikkat çekti. Yamaç, lenfoma açısından dikkate alınması gereken diğer belirtileri ise şöyle sıraladı: Açıklanamayan ateş, çamaşır değiştirecek kadar yoğun gece terlemesi, son 6 ayda istemsiz şekilde vücut ağırlığının yüzde 10’undan fazlasını kaybetme, uzun süren halsizlik ve yorgunluk, kaşıntı, nefes darlığı, öksürük, karında şişlik veya erken doyma.
SAĞLIKLI BESLENME VURGUSU Lenfomanın doğrudan belirli bir yiyecek ya da beslenme biçiminden kaynaklandığının kanıtlanmadığını belirten Yamaç, fazla kilo ile özellikle Hodgkin dışı lenfoma arasında olası bir ilişki bulunduğunu ancak bu ilişkinin kesin olmadığını söyledi. Sağlıklı kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite, tütün ürünlerinden uzak durulması, alkolün sınırlandırılması ve dengeli beslenmenin genel sağlık açısından önemli olduğunu ifade eden Yamaç, sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillerden zengin Akdeniz tipi beslenmenin de sağlıklı bir seçenek olduğunu belirtti. ‘KİMYASAL MARUZİYETTEN KAÇININ’ Lenfomaların doğrudan anne veya babadan çocuğa geçen kalıtsal hastalıklar olmadığını belirten Yamaç, buna karşın birinci derece akrabasında lenfoma bulunan kişilerde riskin toplum ortalamasına göre bir miktar artabileceğini söyledi. Bazı bağışıklık sistemi hastalıklarının da lenfoma riskini artırabileceğini aktaran Yamaç, gereksiz kimyasal maruziyetinden kaçınılması gerektiğini belirtti.