OECD’nin, 760 bin öğrencinin katılımıyla 91 ülkede yaptığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçları dikkatleri, Türkiye’ye çevirdi. “Türkiye, OECD ülkelerini nasıl geride bıraktı?” sorusunu, akademisyenlere sorduk. 400 sayfalık PISA Raporunu inceleyen akademisyenler, PISA başarısının Maarif Modeline bağlanamayacağı fikrinde birleşti. Akademisyenler, MEB’in seçilmiş okullar ve öğrencileri sınava özel olarak hazırladığı yönünde ciddi endişeleri var.
Eğitim Bilimci Prof. Dr. Nejla Kurul: “Türkiye’de, PISA sınavını uygulayan bağımsız bir kurul yok. PISA sınavını da MEB uyguluyor. Birkaç yıl önce sonuçlarımız çok kötüyken, ne oldu da şimdi birden bire sıralamamız yükseldi? MEB, başarıyı Maarif Modeline bağlıyor. Oysa eğitim sisteminde bir iyileşme yok. Bu nedenle sonuçlar, akıllara çok ciddi sorular getirdi.” dedi.
Profesör Kurul sözlerini şöyle sürdürdü, “Bir akademisyen olarak, Türkiye’yi PISA’ da temsil eden okullar ve öğrencileri, MEB’in hangi kriterler ile seçtiğini çok merak ediyorum. PISA’ ya girecek öğrencilerin sınav için özel olarak yıllarca hazırlandığı iddiaları var. Bakanlık, bu sorulara karşı ısrarla susuyor. Okullar ve öğrenciler nasıl seçiliyor? ‘Bu çocuk çok başarılı, PISA sınavına girsin’ denildiyse, ciddi sıkıntı var. Rastlantısal olarak seçiliyorsa, bu seçimi hangi sistemle yaptılar?
Türkiye, PISA matematikte bu kadar başarılıysa, YKS’ de 40 matematik sorusunun doğru ortalaması niye 6,8 nete düştü? Türkiye’nin, PISA’ da başarılı olup, YKS’ de dökülmesi izaha muhtaçtır. PISA sınavının, bilgisayar başında ve dijital yapıldığına, dikkat çekerim.”
İstanbul Atatürk Fen Lisesi, PISA için özel afiş hazırlattı
Bursa’daki lise bir yıl önce pısa’ya özel afiş yaptırmış!
Bursa Mesleki ve Teknik Eğitim Lisesi, “Okulumuzda 2025 PISA Pilot Uygulaması için gerekli bilgilendirme ve tanıtım çalışmalarına hız verildi. PISA 2025 Pilot Uygulama Laboratuvarı hazırlandı. Tanıtım afiş ve görseller asıldı. Bursa İl MEM Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri yetkilileri çalışmaları yerinde inceledi.
Uygulamaya katılacak 43 öğrenci için rehberlik faaliyetlerine başlandı.” diyerek, resmi sitesinden 1 yıl önce duyurmuş.
PISA sonuçları eğitimimiz mükemmel dedirtmez!
Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gültekin Çetiner:
“PISA, YKS, LGS, üniversite sıralamalarının hepsinde aynı tehlike var. Bir ölçü, hedef haline geldiği an bozulur. Buna, Goodhart Yasası denir. Sınav, öğrenmeyi ölçmek içindir. Eğitim, sınavda yüksek puan amaçlı tasarlanamaz. Gençlerimiz, testleri tek hedef haline getirdi. PISA sonuçlarına bakarak, ‘Eğitimde, her şey güllük gülistanlık’ havası oluşturulursa, eğitim amacından uzaklaşır. Türkiye’nin, PISA’ da sıçraması iyi ama eğitimdeki problemlerini ortadan kaldırmaz. Yazılı ödevlerinde yapay zeka kullanan öğrencilerin oranı PISA 2025’de OECD ortalaması yüzde 29 iken, Türkiye’nin oranı yüzde 44. Bu çok ciddi sıkıntı.”
“Üniversitelerde dahi ödevlerin yüzde 90’ın üzerinde kısmını yapay zekaya yaptırıyorlar. PISA’ da eğer yapay zeka kullanıldıysa, bunun tüm ülkeler için çok ciddi sonuçları olur. ‘Vay! Almanya’yı geçtik’ demekle olmaz.
Sosyo-ekonomik düzey farkı ölçümünde en avantajlı yüzde 25 ile en dezavantajlı yüzde 25 arasında fen bilimleri başarı farkı 81 puan. Son 10 yılda OECD ülkelerinde fark düşerken, Türkiye’de arttı. Kimse bunu konuşmuyor. Türkiye’de, PISA’ ya hazırlık için okullarda bir takvim oluşturulup, öğrencileri bu sınava özel hazırlıyorlar. PISA sonuçlarını mutlak doğru ve her şeyi eksiksiz ölçen gibi değerlendiremeyiz” dedi.
Sınava girecek öğrencileri Meb ve OE birlikte seçti
Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Yavuz:
“PISAsınavına girecek öğrenciler Türkiye’de, 12 istatistiki bölgeden, okul türlerine göre önceden seçildi. OECD ve MEB öğrenci seçimini birlikte yaptı. Sınava giren diğer ülkelerde de, aynı sistem uygulanıyor. Örneklem seçimiyle ilgili bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Rapor; Türkiye’nin başarısının önemli bölümünün önceki eğitim programının başarısı olduğunu gösteriyor. TIMSS’ de de başarımız yüksekti. O zaman eski program uygulanıyordu. Maarif Modelinin tek başına başarısı gibi gösterilemez. Türkiye’nin, çok kronik bir okula devamsızlık sorunu var.
Başarı, öğretmenler, öğrenciler ve eğitim fakültelerimizin. PISA 2025, Türkiye için yalnızca bir başarı hikayesi değil Türkiye’nin akademik performansında yükselişin kanıtı. Bu yükselişin kalıcı ve kapsayıcı olması için okula devamsızlığın azaltılması, 15 yaşındaki gencin eğitimde tutulması, dijital problem çözme becerilerinin geliştirilmesi ve sosyoekonomik eşitsizliklerin azaltılması gerekir.
PISA’da Avrupa ülkelerinde çöküş, Doğu’da güçlü bir yükseliş var. Türkiye’nin başarısı merak ediliyor. Almanlar, Fransızlar başarısızlıklarını ciddi tartışıyor.”
Ölçme değişmezliği bu tabloyu sorgular!
Stanford Üniversitesi Ölçme Değerlendirme Direktörü Doç. Dr. Türker Toker:
“PISA 2022 sonuçları ile LGS 2020 ve PISA 2025 ile de LGS 2023 sonuçlarının aynı doğrultuda çıkması gerekirdi. Çünkü, sınavlara girenler aynı dönem ve yaş grubu. LGS 2020-2023 arası fen puanı yüzde -6 iken, PISA’ da +18 artış ile 494 puan oldu. PISA ve TIMSS’ de yükselişi yeni nesil bağlam temelli sorulara bağlarsak, aradaki bu fark nasıl açıklanacak? Ölçme-değerlendirme açısından 2022’deki 460 puan ile 2025’teki 460 puan aynı şeyi mi ifade ediyor? ‘Ölçme değişmezliği’ bu tabloyu sorgular. PISA; sorgulama ve düşünmeye yönelten öğretimi öne çıkardı. ‘Ben anlattım, öğrenmek onun işi’ anlayışı sorgulanmalı.
Matematikte üst düzey öğrenci oranı en yüksek 7 ülke; Çin, Singapur, Chinese Taipei, Macau, Kore, Japonya, Hong Kong’da akademik disiplin, bilgi, öğretmen rehberliği ve sınav kültürü hala çok güçlü. Türkiye’nin, ilginçliği burada başlıyor. Bir yanda merkezi sınavlar, müfredat, öğretmenin güçlü konumu diğer yanda bağlam temelli sorular, akıl yürütme, yorumlama, problem ç özme, beceri temelli ölçme sistemi. Türkiye, ne Doğu Asya, ne Batı değil. Türkiye, yeni bir hibrit eğitim modeli oluşturmuş görünüyor.”
Türkiye, öğrencilerin yüzde 53’ü, 2 haftada en az 1 gün okula gitmiyor. OECD ülkelerinde bu oran yüzde 22. Türk öğrencilerin yüzde 22’si okulu zaman kaybı görürken, yüzde 50’si okulun kendisini hayata hazırlamadığını söyledi.
Türkiye’nin akademik alanlarda yükselişi, problem çözme becerisine aynı ölçüde yansımadı. Öğrencilerin yüzde 52’si öğrenmek için haftada en az 1 kez yapay zeka kullandı. OECD’de yapay zeka kullanma ortalaması yüzde 46.
Türkiye’de PISA sınavı nasıl yapıldı?
14 Nisan-16 Mayıs 2025 arasında 12 bölge, 56 il ve 203 okulda, önceden seçilen 7702 öğrenci sınava online girdi.
- “Öğretmen eksikliği eğitimi aksatır” diyen öğrenciler: Türkiye’de yüzde 7.6, OECD ortalaması yüzde 39.
- Fen dersinde dijital dikkat dağınıklığı ortalaması: Türkiye’de yüzde 30, OECD ortalaması yüzde 11.
- Okuluna göre fen dersi başarı farkı: OECD ülkelerinde yüzde 31 iken, Türkiye’de yüzde 50 çıktı.